"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokrasi mi, iktidar mı?

Kâzım GÜLEÇYÜZ
10 Ocak 2021, Pazar
Yaklaşık 10 yıl önce, 22.2.2011’de aynı başlıkla yayınlanan yazımızdan aktaracağımız şu pasajlar, bugün gelinen noktanın daha iyi anlaşılmasına herhalde yardımcı olur:

Son dönemde Türkiye’de olup bitenler gerçekten bir demokrasi ve özgürlük mücadelesi mi, yoksa iktidar kavgası mı?

Karşımızdaki tabloya bakınca, bir tarafta, tek parti devrinde ele geçirip ihtilal dönemlerinde tahkim ettikleri bürokratik iktidarı bırakmak istemeyenler; diğer tarafta seçmenden aldıkları güçle bu durumu değiştirmeye çalışanlar, birbiriyle kıyasıya mücadele halinde gibi görünüyor. Ama bürokratik iktidarın elinde tuttuğu “kale ve mevzi”leri ele geçirme kavgası ile, topyekûn sistemi demokratikleştirme çabası farklı şeyler. Ve AKP iktidarının icraatlarına bu yönüyle bakıldığında, şüphe uyandıran işaretler mevcut. 

Geçen yılki 12 Eylül referandumuna sunulan paketteki düzenlemelerin de temeldeki sorunu çözme noktasındaki yetersizliği, yaşanan gelişmelerle giderek daha iyi anlaşılıyor. Nitekim Osman Can gibi demokrat hukukçular da, referandumda kabul edilen paketin yeterli olmayacağı ve köklü bir yargı reformu hayata geçirilmeden sorunların çözülmeyeceği kanaatini seslendiriyor. İktidar partisi ise bunları seçim sonrası gündeme geleceğini söylediği yeni anayasaya erteliyor. Ama o zaman da konuya olması gereken şekilde yaklaşılacağının garantisi yok.

Şimdiye kadar verdiği işaretler, AKP’nin reform meselesini ilkesel bir zeminde değil, kendi pratik ihtiyaçlarını önceleyen konjonktürel bir temelde yorumladığını gösteriyor. 

Sair zamanlarda kullanılan “demokrat” söylemlerin, kritik zaman ve konularda yerini hemen “devletçi ve milliyetçi” vurgulara terk edip, asker ve statüko ile aynı dilin kullanılması da dikkat çeken noktalardan biri. 

Bu işaretlere bakarak, Kemalizmin eski CHP tarzı yorumuna dayanan statükonun her geçen gün mevzi kaybettiği bir süreçte, 6 okun CHP’de anlamını yitirdiği söylemine sarılan AKP’nin, Kemalizme kendi yorumladığı şekliyle sahip çıkıp, bir anlamda ona dayalı yeni bir “statüko” oluşturmaya çalıştığını düşünmek dahi mümkün. Oysa Türkiye’nin ihtiyacı, baskıcı sistem ve statükonun demokrasi yönünde dönüştürülmesi. 

Ele geçirerek değil, sistemi değiştirerek...

Okunma Sayısı: 3546
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sezai MUMCU

    10.1.2021 16:34:45

    Biz NURCULARIN DEMOKRASI ve DEMOKRATLIKTAN anladigimiz ADALETIN herkes icin ayni isledigi, HALKIN yasal haklar cercevesinde esit ve özgür ve kimsenin hakkini ihlal etmedigi bir sisteme taraftar, istibdatin hicbir müdahelesinin olmadigi özgürlügünün baska ülkelerin yönetimi tarafindan kendi yönetimlerinden de farkli bize özel DIKTE EDILEMEYEN bir DEMOKRASI istiyoruz. BEDENIMIZE, RUHUMUZA, DINIMIZE, IMANIMIZA CUVAL GECIRILEMEYEN BIR TOPLUMSAL SISTEM.

  • Sezai MUMCU

    10.1.2021 16:28:28

    Dünya bügün DEMOKRAT deyince ABD de oldugu gibi KÜRESELCILIK kisvesiyle FITNE VE FESAD KOMITASININ EMIR VE GÖRÜS BOYUNDURUGU altina girmeyi anliyor. Biz ISTIHBARATCI degiliz ancak bütün Dünya'nin medya verileriyle bildigini biz de biliyoruz, Dünya'da bilhassa Bati-Cin eksenindeki gelismeleri belki daha saglikli analiz edip degerlendirebiliyoruz. BIZ NURCULAR FITNE ve FEDADCILARIN anladigi Islam'i Düsman addeden bir DEMOKRATLIGI asla kabul edemeyiz. Menfi Ulusalcilik/Milliyetcilik ise ta VEDA HUTBESIYLE bizzat Peygamberimizin ASM ilaniyla hak ile yeksan edilmis, kaldirilmistir.

  • Ali

    10.1.2021 13:09:12

    2012 de Barış Süreci Suriye açılmı varken; 2013 de 3 değişik dava bir noktadan 12 den vurmak üzere ateşlendi demokratlaşma kervanı yoldan çıkarıldı..

  • Melikşah

    10.1.2021 07:39:21

    Millet için hiç bir şey yapmadılar. Ne yaptılarsa, menfaatleri doğrultusunda yaptılar. Toz pembe vaatlerle girdikleri parkura, demokrasi ve insan haklarına ait herşeyi yıkarak, yakarak, yagmalayarak finişe geldiler. Adalet çıkışta bekliyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı