"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Batı Anadolu sürgünü öncesi-1

M. Fahri UTKAN
29 Eylül 2026, Salı
Aslında bu sürgünün1 cevabı, o günün siyasî durumu ile Said Nursî’nin toplumsal etkisi arasındaki “güven uyuşmazlığında” yatıyor.

1925 yılındaki Şeyh Said İsyanı ile Said Nursî’nin bir ilişkisi yoktu. Devletin resmî kayıtları ve mahkeme süreçleri, Said Nursî’nin isyana katılmadığını, doğrular. O zaman niçin sürgüne gönderildi sorusu akla geliyor. İsyan bastırıldıktan sonra Ankara hükümeti, Doğu Anadolu’daki tüm etkili dinî ve aşiret liderlerini “potansiyel bir risk” olarak gördü. Said Nursî de, isyana destek vermemiş olsa bile, halk üzerindeki büyük nüfuzu nedeniyle “ileride bir hareketlenmeye sebep olabilir” evhamıyla bölgeden uzaklaştırıldı denebilir.

1923’ten itibaren Türkiye’de radikal bir değişim süreci başlamıştı. Kabul edilen “laiklik” prensibi dolayısıyla, Said Nursî ile yönetim arasında “ideolojik ayrışma” oluştu ve çatışmalar yaşandı.

Yeni Cumhuriyet rejimi, Batılılaşma, laiklik ve ulus devlet inşası üzerine kurulu bir sistem düşünüyordu. Said Nursî ise, o dönemde dini değerlerin kamusal alandan çekilmesine karşı fikirleri olan, meşrutiyet döneminden beri tanınan güçlü bir şahıstı.

Yeni yönetim, kendi ideolojisini yerleştirirken toplum üzerinde eski düzene bağlılık veya alternatif bir düşünce merkezi oluşturabilecek güçlü şahsiyetleri kontrol altında tutmak istediği için, mecburen “Yönetim ile Said Nursî arasında çatışma” yaşanmıştı.

Ankara’daki yöneticilerin birçoğu Said Nursî’yi Millî Mücadele yıllarından ve İstanbul’daki faaliyetlerinden tanıyordu. Onun ne kadar zeki, ikna kabiliyeti yüksek ve hitabeti güçlü biri olduğunu biliyorlardı.

Yönetim-devlet, Bediüzzaman’ın bu enerjisini kontrol edemeyeceğini düşündüğü için onu göz önünden, halkın kolay ulaşamayacağı ücra yerlere (Burdur ve ardından Barla) göndererek pasifize etmeyi amaçlamıştı.

O dönemde uygulanan Takrir-i Sükun Kanunu çerçevesinde, bölgedeki nüfuzlu kişilerin batı illerine mecburi iskâna tabi tutulması genel bir devlet politikasıydı. Amaç, mahallî güç odaklarını dağıtmak ve merkezî otoriteyi ülkenin her yerinde mutlak kılmaktı.

Said Nursî bir suç işlediği için değil, “etkili bir figür-şahıs” olduğu ve yeni kurulan sistemin toplumsal dönüşüm sürecinde bir “engel veya alternatif” teşkil edebileceği öngörüldüğü için sürgün edilmiştir. Bu olayda ilginç olan; Devlet onu susturmak için Barla gibi ıssız bir köye göndermiştir ancak bu tecrit, onun dünya çapında okunacak olan Risale-i Nur Külliyatını yazmasına zemin hazırlamıştır. Said Nursî’nin bu sürgünü öncesinde Ankara’da geçirdiği süreç, Türk siyasî tarihinin en dramatik karşılaşmalarından biridir. 1922-1923 yıllarında Ankara’da yaşananlar, aslında 1926’daki sürgünün fikrî temellerinin atıldığı yerdir.

Millî Mücadele devam ederken, Said Nursî İstanbul’da İngiliz işgaline karşı yazdığı “Hutuvat-ı Sitte” broşürüyle bu mücadeleye büyük destek vermişti. Bu başarısı nedeniyle Ankara hükümeti (M. Kemal ve arkadaşları) tarafından ısrarla Ankara’ya davet edildi.

1922’nin sonlarında Ankara’ya gittiğinde, Meclis’te milletvekilleri tarafından resmî bir törenle karşılandı. Fakat Said Nursî, Ankara’da atmosferin beklediğinden farklı olduğunu gördü. Milletvekillerinin büyük bir kısmının dinî ibadetlere karşı lakayt olduğunu görerek 10 maddelik bir beyanname yayınladı. 

Dipnot:

1-Said Nursî’nin 1925 yılındaki Şeyh Said İsyanı sonrası Batı Anadolu’ya (önce Burdur, sonra Isparta/Barla) sürgün ediImesi.

Okunma Sayısı: 165
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı