İş güvenliği kavramı modern bir terim olmakla birlikte, İslâm dini ve Peygamber Efendimizin (asm) hadisleri, can güvenliğini koruma, işi sağlam ve güzel yapma, kul hakkına riayet etme ve adaleti gözetme gibi temel ilkelerle iş güvenliğine işaret eden önemli esaslar koymuştur.
İş güvenliği ile doğrudan ilişkilendirilebilecek, işin sağlam yapılması, can ve mal emniyetine önem verilmesi gibi konuları içeren bazı hadis-i şeriflere bakarsak:
1. İşin Sağlam ve Güzel Yapılması
İş güvenliğinin temelini, yapılan işin özenle, kusursuz ve sağlam bir şekilde yapılması oluşturur.
“Allah Teâlâ, birinizin yaptığı işi en güzel şekilde yapmasından (itkan) memnun kalır.”
Bu hadis, işin sağlam yapılmasının önemini vurgular. İşin sağlam ve hatasız yapılması, hem kazaların önlenmesi hem de üretilen mal ve hizmetin kalitesi açısından hayatî öneme sahiptir. (Taberânî, Mu’cemü’l-Kebîr, XXIV, 306.)
2.Can Güvenliği ve İnsan Haysiyetinin Korunması
İslâm, can emniyetini temel haklardan sayar. Bu, çalışma ortamında da geçerlidir.
“Gerçek Müslüman, diğer insanların elinden ve dilinden selamette olduğu, gerçek mü’min de insanların kanları ve malları konusunda güvende olduğu kimsedir.”
İnsanların can ve mal güvenliğini tehdit etmemek, Müslümanlığın temel vasıflarındandır. İşveren, işçinin hayatını tehlikeye atacak bir ortam oluşturmamalıdır.
İşçiye gücünün yetmeyeceği işi yüklememek: “Onlar (hizmetinizde çalışanlar) sizin kardeşleriniz olup Allah onları sizin sorumluluğunuz altına kılmıştır. Böyle bir din kardeşi eli altında bulunan kimse, ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin. Onlara güçlerinin yetmeyeceği işleri yüklemeyiniz. Şayet yüklerseniz onlara yardımcı olunuz.”
İşçiye kapasitesinin üzerinde ve sağlığını tehlikeye atacak zorlukta iş yüklememek, iş güvenliğinin önemli bir unsurudur. Eğer zor bir iş verilecekse, işveren buna yardım etmeli ve iş yükünü azaltmalıdır. (Buhârî, Itk, 16.)
3. İşçi Hakkının ve Ücretinin Adaletle Ödenmesi
İş güvenliği, sadece fiziki şartlarla sınırlı değildir; işçinin mali ve ruhi güvenliğini de içerir. “Çalışana ücretini, alın teri kurumadan önce veriniz.” (İbni Mâce, Rühûn, 4.)
Ücretin zamanında ve eksiksiz ödenmesi, işçinin emeğinin karşılığını hemen alması, onun ekonomik güvencesini sağlar.
“Üç kişi vardır ki, kıyamet günü ben onların düşmanı olacağım: (...) üçüncüsü de bir işçi tutup da onun emeğini istediği gibi kullanıp (işini bitirip) hakkını vermeyen istismarcılar.” (Buhârî, Büyû’, 106)
İşçinin emeğinin ve hakkının gasp edilmesi büyük bir haksızlıktır. Bu hadis, işçi haklarını korumada işverene ağır bir sorumluluk yükler.
4. Emanete Riayet ve Sorumluluk Bilinci
İşçinin de iş güvenliğine katkıda bulunması gereken sorumlulukları vardır.
“Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüğünüzden sorumlusunuz. Hizmetçi, efendisinin malı üzerinde çobandır ve emri altındakilerden sorumludur.” (Buhârî, Cum’a, 11; Müslim, İmâre, 20)
İşçi, işverenin malını, teçhizatını ve çalıştığı yeri korumaktan sorumludur. Bu, ekipmanların doğru kullanılmasını ve işyerine zarar verilmemesini içerir ki, bu da dolaylı olarak iş güvenliğini etkiler.
Bu hadisler ve ilkeler, İslâm’ın, çalışma hayatında adalet, hakkaniyet, can emniyeti ve işi en iyi şekilde yapma gibi evrensel değerlere verdiği önemi göstermektedir. (Devam edecek)