"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Arka plândaki seyahat notları (1)

M. Latif SALİHOĞLU
07 Aralık 2023, Perşembe
Yakın zamanda ziyaret ettiğimiz şehir ve beldelere dair aldığımız notların bir kısmını aralıklı şekilde aktardık. Bugün ise, daha çok arka plânda gördüğümüz hususlara dair bazı tesbit ve gözlemlerimizi paylaşmaya çalışalım.

*

Kayseri’de Gesi Bağları diye bir yer var. Hakikaten orada pek çok kimsenin bağ ve bahçesi bulunuyor.

O mıntıkanın dışında, daha başka noktalarda, hatta denilebilir ki şehrin hemen her tarafında hem otantik, hem de nostaljik bağlar mevcut. Kayserili aileler, çoğu zaman, ama bilhassa hafta sonu günlerini gidip bu şirin mekânlarda geçirir. Ayrıca, özellikle yaz-bahar aylarında dışarıdan gelen misafirlerini o bağ evlerinde ağırladıkları gibi, zaman zaman kalabalık toplantıları da gidip buralarda icra ederler.

Birkaç bağ evinde bizi de misafir ettiler. Hele bir kısmı adeta cennet bahçesi gibi. Suyu bol ve toprağı bereketli. İncirden üzüme, cevizden elmaya, armuttan ayvaya, buralarda pek çok meyve yetişirken, sebze ve salatanın da hemen her türlüsünü yetiştirmek mümkün.

Velhasıl, Kayseri’nin bağ ve bahçelerinde yetişen mahsül bol, lezzetli ve bereketli iken, aynı mekânlardaki o şirin bağ evlerinde yapılan nuranî okumaların hazzı, çaylı-çerezli sohbetlerin zevki, huşû ve huzûr içindeki tefekkür ve ibadetin feyzi de bir başka oluyor.

*

Kayseri’den Malatya’ya doğru giderken, yolun kenarındaki hemen her yerleşim bölgesinde depremin acı izlerine şahit olduk. Malatya’ya vardığımızda ise, o güzelim şehrin adeta toz-toprak içinde olduğunu içimiz burkularak gördük. 

Belli bazı mahalleler dışında, bilhassa şehir merkezinde yer alan binaların yarıdan fazlası yıkılmış, yahut ağır hasar aldığı için yıkılmayı bekler durumda. Hemen her tarafta iş makinaları ile enkaz kaldırma çalışmaları gece-gündüz devam ediyor.

Hasarın büyüklüğü, acının da büyüklüğüne bir mikyastır. Şehir içindeki bazı meydanlarda ve boş arazilerde kurulu çadırlarda mecburiyetle kalan vatandaşlar var. Çünkü, hasarlı durumdaki evlerine giremiyorlar, kalamıyorlar. Binlerce binanın yıkılması ve yeniden yapılması hiç de kolay olmuyor. Tesbit ve tahminimize göre, Malatya ve benzeri şehirler dört-beş seneye kadar ancak yaralarını sararak kendine gelebilir.

Evi enkaza dönen, yahut oturduğu binanın yıkılmasını bekleyen vatandaşların bir sıkıntısı da şudur: Diyorlar ki: Acaba, depremden önce oturduğumuz aynı yerde, aynı binada bize daire verilecek mi? Yoksa, bizi başka tarafa zorlayarak burayı bizden alıp ranta mı çevirecekler?

Evet, bu noktada orta hasarlı durumdaki bina sahipleri dahi ciddi manada endişelidir. Bu yöndeki endişeye, afet bölgesi ilân edilen hemen bütün yerleşim birimlerinde şahit olmak mümkün. Bilvesile bunu da iletmiş olalım.

*

Malatya’dan sonra gittiğimiz Elaziz’deki vatandaşların da kendine göre bazı dertleri ve sıkıntıları var. Bunların başında yatırım eksikliği ve istihdam sıkıntıları geliyor.

Bu aziz şehir, Malatya ve Diyarbekir gibi iki büyük şehrin arasında adeta sıkışıp kalmış gibi bir vaziyette görünüyor. Büyük istihdam imkânı sağlayan bazı fabrikaların ve sanayi yatırımlarının vaktiyle (bilhassa Özal döneminde) Malatya tarafına kaydırıldığını söyleyerek bundan yakınan vatandaşlara rastladık. 

Yatırım olmayınca, haliyle genç nüfusu tutmak zor oluyor. Gençler, iş bulmak için başka şehirlere göç ediyorlar. Bu sebeple, Elaziz’deki sosyal ve ekonomik dinamizm yavaşlıyor, ağırlaşmaya başlıyor.

Ama, neyse ki, son yıllarda başta tekstil olmak üzere bazı sektörlerde bir canlılık alâmeti görülmeye başlamış durumda. Buna Fırat Nehrinin ve Keban Barajının bereketi eklendiğinde, gelecek adına ümitli bir bekleyiş hali kendini hissetirmeye başladığını söylemek mümkün. (Devamı var)

Okunma Sayısı: 1180
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı