"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Barla Dağlarında bir Garibuzzaman (4)

M. Latif SALİHOĞLU
26 Mart 2021, Cuma
Evet, Nur Dağının, Rahmet Dağının sırrını-manasını idrak ederek dağları mesken tutmuş bu Asr-ı Saadet Müslümanını kim korkutabilir, ona kim hangi cesaretle ilişebilirdi?

Gerçi, ona ilişmeye yeltenenler olmadı değil. İliştiler, hatta canına bile kast ettiler. Fakat, o İlâhî koruma altındaydı.

Ama, o zalimlerin yaptıkları, zulümden çok başlarına gelen hadiseler asıl ibret vericiydi.

Mithat isminde bir vali ve Nevzat isminde bir başka validen söz edelim.

Biri Kastamonu’da, diğeri Ankara’da makamına getirtip ilişmek istediler bir zaman.

Kastamonu valisi, kıyafetine müdahale etmek kastıyla Bediüzzaman’ı zor kullanarak makamına getirtir. Bediüzzaman ise, o zorbaya beklendiği gibi “Vali Bey” diye hitap etmez. Odasının kapısına vardığında, adeta gök sadası gibi gürler Bediüzzaman:

“Mithat! Sizin korktuğunuz ölümle bizim aramızda incecik bir perde vardır. O perdeyi de yırttık mı, daha hiçbir mani tanımayız.”

Bu haykırışın sahibi, kellesini koltukta ve kefenini de boynunda getirmiştir. Durum böyle olunca da, taraflardan biri elbette ki dâvâyı kaybedecektir.

Oturduğu yerde elleri-ayakları titremeye başlayan vali Mithat Altıok’un daha konuşacak mecali kalmaz. Ve, Bediüzzaman’ın tekrar ikametgâhına götürülmesini ancak işaretle söyler.

*

Diğer zorba vali ise, Türkiye’nin başkentinde icra-i faaliyette idi. O da Bediüzzaman’ı zorla makamına getirtip kıyafetine ilişmek, sarığına el atmak ister. Hatta, Bediüzzaman’ın üzerine yürüyerek sarığını bilek zoruyla başından almak ister. Bir eliyle sarığını alıp diye eliyle şapkayı başına geçirmek isteyen valinin iki elini havada tutan Bediüzzaman, şapkayı valinin elinden alır, ancak sarığına dokundurtmaz yine de.

Bediüzzaman, bu cebbar idareciye de “Vali Bey” demeyecek ve boynunu göstererek orada şöyle haykıracaktı:

“Bu sarık, bu başla beraber çıkar. Ben sizin ecdadınızı temsil ediyorum. Başından bul Nevzat!”

Evet, bir zamanlar Ankara’nın o meşhur valisi Nevzat Tandoğan, bu hadiseden üç sene sonra 9 Temmuz 1946’da bunalıma girer. Başından bulur ve kafasına bir kurşun sıkarak intihar eder.

Bediüzzaman ise, 80 küsur senelik ömrünü, başından kimsenin çıkaramadığı sarığıyla tamamlar.

Demek, dâvâsı uğruna hayatını hakir görüp ölümü hiçe sayan bir dâvâ adamına ilişmeye kimse cesaret edememiş. İlişmek isteyenler de, maksadına nail olamadan göçüp gitmişlerdir.

Şimdi bu parantezi kapatıyor ve yeniden Barla’nın dağlarına dönüyoruz.

*

İlhama mazhar olmuş Barla Dağları, hemen her gün Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından akın edip gelen misafirleri ağırlamanın bahtiyarlığını yaşıyor.

Gelincik Dağı, gelen misafirleri tebessümle karşılarken, o muhteşem manzaraya hâkim tepeye kök salmış benzersiz katran ağacı da adeta âlem-i İslâm mescidinde kurulmuş bir hitabet kürsüsü gibi Nur’un hakikatini âleme ders verip ilân ediyor.

Ruh âlemini önce dalgalandırıp sonra dinlendiren 4. ve 6. Mektupların telif edildiği, 6. Rica’da ise bahis mevzu edildiği bu nuranî mekânları ziyaret edenler, hem bir ulvî hüznü yaşıyor, hem de tarifsiz bir sürur duyup içleri huzurla doluyor.

İşte, bu dağların bir meyvesi olan 6. Mektup hakkında Hz. Bediüzzaman bakın ne diyor:

“Bu mektup, en katı kalbi de ağlattıracak derecede rikkatlidir. Ve en me’yus ve mükedder kalbi dahi ferahlandıracak kadar nurludur.”

Ve işte, Üstad Bediüzzaman’ın hizmet tarzında en zor, en meşakkatli ve en karanlıklı bir halden, nur-u iman, feyz-i Kur’ân ve lütf-u Rahman sayesinde huzurlu, nuranî ve saadetli bir halete geçişin açık ve zahir bir nümune-i misali.

Elhamdülillahi âlâ nuril-iman vel-İslâm.

Okunma Sayısı: 1383
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Neslinur

    26.3.2021 16:53:53

    Çok muhterem lâtif ağabey dört gündür garibüzzamanı o kadar güzel kaleme aldınız ki bize dua etmek düşüyor ellerinize kollarınıza emeğinize sağlık rabbim sıhhat afiyet zenginliği versin amin. Ayreten berat kandiliniz müberek olsun hürmetlerimle.

  • Ayhan Aydın

    26.3.2021 11:02:23

    Üstad dağlarda huzur buldu, bizler kalabalıklarda yalnız kaldık. Allah sonumuzu hayır etsin inşaallah. Allah kaleminize kuvvet versin.

  • süleyman ALIÇ

    26.3.2021 10:08:58

    Pek Muhterem Latif Abiciğim Bu günde yazmış olduğun 4 Günlük "Barla Dağlarında Bir Garibüzzaman" seri yazınızı hepsini okumak bu güne kısmet oldu sizin bu yazınızla bende hayalimin peşine takılarak adım adım O Aziz ve Muazzez Üstadımızı takip ettim çam dağlarının tepesinde Bazen Yüreğim kabardı gözlerimden taştı, Bazen o haykırışlar karşısında Aklım Şaştı, Allah sizden ebediyen razı olsun. Bir tevafuk da 45 senelik Nur hizmetleri içinde bulunmamıza rağmen ilk defa 24 Mart da 6. Mektup ile 6.Ricayı beraber ders olarak okuma nimetini gerçekleştirmiş oldum Çorum Cemaatimizle beraber. ve bu 4 günlük seri yazınızı bir anda okuyunca hemen aklıma bunun "Barla Dağlarında Bir Garibüzzaman" kısa filminin çekilmesi geldi bunu teklif ediyorum muhakkak bu kısa filmin çekilmesi gerekir büyük bir hizmete de vesile olur Rabbim yar ve yardımcınız olsun inşallah

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı