"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Darbecilere Nasır Darbesi

M. Latif SALİHOĞLU
25 Şubat 2021, Perşembe
GÜNÜN TARİHİ: 25 ŞUBAT 1954

1952’de kanlı bir darbe sonucu işbaşına gelen General Muhammed Necib, aynı ekipten arkadaşı Cemal Nasır'ın organize ettiği bir başka darbe ile yönetimden uzaklaştırıldı.

Yani, darbeciler birbirine ikinci bir darbe yaptı ve malûm gerçek bir kez daha tahakkuk etti: Darbe, önce kendi evlâtlarını yer.

*

Darbe sonrasında (önce başbakan, ardından cumhurbaşkanı olarak) yönetimin başına geçen Cemal Abdünnasır, ölüm tarihi olan 1970 senesine kadar bu makamda kaldı.

Bu 16 senelik süre zarfında başta "Müslüman Kardeşler" olmak üzere siyasî muhaliflerine kan kusturan Nasır, Mısır'ı tam bir "sosyalist dikta" rejimi ile yönetmeye çalıştı.

Biraz Arap milliyetçiliği, biraz sosyalistlik, biraz komitacılık, biraz diktacılıktan mürekkep olan bu Nasırcılık hareketi, yönetim tarzı olarak tam bir "arabesk"e bürünmüş oldu.

*

Süveyş Kanalı'nın hizmete geçtiği tâ 1869'dan itibaren Mısır üzerindeki emelleri artan ve iştahı kabaran İngiltere hükümeti, her fırsattan istifade ile bu güzelim coğrafyaya nüfuz etmeye ve burada söz sahibi olmaya çalıştı.

Bölgeye kademeli olarak asker-sivil takviye birlikleri gönderen İngiltere, ilk olarak 1882'de Mısır'ı işgal etti. Birinci Dünya Savaşı’nın başladığı sene ise, burayı sömürge bir ülke haline getirdi.

Türkiye ile kaderi benzeşen Mısır, İngilizlere karşı başlatmış olduğu bağımsızlık savaşını 1922'de—kısmen de olsa— başardı. Kavalalı Hanedanına mensup I. Fuad Mısır kralı oldu. Krallığı tam 14 sene sürdü.

*

Bu zaman zarfında, önemli bir başka gelişme yaşandı. O da şu: 1928'de, Hasan el-Bennâ tarafından İhvan-ı Müslimin denilen "Müslüman Kardeşler Teşkilâtı" kuruldu. (El-Bennâ, 1949'da düzenlenen bir sûikast sonucu şehid edildi. 1966'da da teşkilâtın mühim bir diğer şahsiyeti olan Seyyid Kutup idam edildi.)

Kral Fuad'ın 1936'da vefat etmesi üzerine, yerine oğlu Faruk geçti.

1949'da, bizdeki İttihatçı Komitesine benzer bir komite kuruldu. İsmi "Hür Subaylar Hareketi Komitesi."

İşte, bu komitenin tertibi ile, Ocak 1952'de Kahire'de pek çok insanın ölümüne yol açan İngiliz aleyhtarı gösteriler yapıldı.

Gösterilerin şiddetlenmesi üzerine, Kral Faruk tahttan çekilerek yerine oğlunu getirtmek istediyse de, bunda muvaffak olamadı.

Hür Subaylar, daha baskın davrandı ve kraliyet sistemine son vererek, idareyi ele geçirdi. Hemen ardından Cumhuriyet ilân edildi.

*

İşte, Cumhuriyet’in ilanı üzerinden henüz iki yıllık bir süre geçmemişti ki, darbe üstüne bir darbe daha yapıldı ve Mısır'da uzun yıllar sürecek bir "Nasırcılık" dönemi başlamış oldu.

Mısır, sözde cumhuriyet olmuştu; ancak, krallıktan beter bir diktatörlükle idare ediliyordu. (Aynen, bizdeki Cumhuriyet’in kuruluşundan hemen sonra yaşanan gelişmelere benzer tarzda.)

Ne yazık ki, Mısır’daki dikta alışkanlığı hâlen de sona ermiş değil. Zira, aradan neredeyse yetmiş senelik bir zaman dilimi geçmiş olmasına rağmen, seçimler bir türlü hür ve tam demokratik bir vasatta yapılabilmiş değil.

Dileriz, mukadderatı Türkiye ile çok yönlü benzeşen kardeş Mısır halkı, tez zamanda tamamen hür, şeffaf, âdil ve demokratik bir cumhuriyete dönüşme şansına kavuşur.

Okunma Sayısı: 1725
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A. AYDIN

    26.2.2021 00:33:05

    Muhterem Latif SALİHOĞLU. Demek Üstad, Abdünnasır'ın, belirtiğiniz üzere Süveyş Kanalı meselesinde gösterdiği haklı ve hamiyetli duruşunu -belki numune-i imtisal olsun diye- takdir ediyor. Cevabınızdan dolayı teşekkür ederim. Allah razı olsun. 🙂

  • Latif Salihoğlu

    25.2.2021 21:44:58

    Muhterem A. AYDIN: Bazı hatıra notlarında yer alan Üstad'ın Mısır ve Nasır ile ilgili sözleri, o zamana mahsus bir hadise, koca bir milletin mukadderatıyla ilgilidir. Süveyş Kanalı'nın millileştirilmesi üzerine, İngiliz ve Fransız donanmaları bölgeye gidip geçici bir işgale yeltendiler. Sovyet Rusya hükümeti, her iki ülkeye de ültimatom verdi. Şu saate kadar çekip gitmemeleri halinde, nükleer başlıklı füzeleri Londra ve Paris'e fırlatacağını ilan etti. Nasır geri adım atmayınca, onlar da çekip gittiler. Mesele, Nasır'ın şahsı değil, onun o hengamede takip etmiş olduğu milli politikası ile ilgili...

  • A. AYDIN

    25.2.2021 01:27:26

    ÜSTAD'A İSNAT EDİLEN AŞAĞIDAKİ SÖZLERİ NASIL ANLAMALIYIZ? (Cevabınızı bekler, şimdiden teşekkür ederim.) "Hatta iyi biliyorum 'Müslümanların reisidir' diye Mısır Devlet Başkanı Abdünnasır'ın aleyhinde konuşturmazdı. 'İngilizlere karşı sertçe ve cesurca karşı geldi' diye onu da takdir ederdi." (A. YEĞİN'den S. ŞAHİT. II/171) "Mısır'da Cemal Abdünnasır'a bakınız ki, imanın kuvvetiyle bütün Avrupaya, dünyaya meydan okuyor" dedi (A. BADILLI'dan S. ŞAHİT. IV/182)

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı