"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Milliyetin iki yüzü: Müsbet ve menfi

M. Latif SALİHOĞLU
30 Haziran 2022, Perşembe
Yaşadığı döneme damgasını vuran büyük İslâm âlimi Bediüzzaman Said Nursî’yi, imanî konulardaki orijinal izahları yanında, ülkenin bugünü ve geleceğiyle ilgili dikkat çekici görüşlere sahip bir sosyolog sıfatıyla da görmek mümkün.

Kur’ânî ölçülere dayanan tesbitleri, dün olduğu kadar bugün de geçerliliğini ve tazeliğini korumaktadır. Hele, insanımızın kardeşlik ve vatandaşlık bağlarına son derece muhtaç olduğu günümüzde, onun tesbitlerinin değeri bir kat daha önem arz ediyor.

İşte, biz de o aziz şahsiyetin tesbit ve tavsiyeleri doğrultusunda hareket ederek, yaşanan sıkıntılardan kurtulmaya, huzuru yakalamaya ve bilhassa içtimaî-siyasî barışı sağlamaya gayret ediyoruz.

*

Üstad Bediüzzaman’a göre Kürtçülük, Türkçülük ve sair menfi milliyet fikir ve cereyanları, İslâmîyet milliyetini parçalamak için hariçten içimize sokulmuş öldürücü bir zehir gibidir.

Milliyet fikrinin bu asırda çok ileri gitmesinin sebebi ise, Avrupalı zalimlerin bu hastalığı Müslümanlar içinde yayarak onları parçalamak istemeleridir.

Milliyet fikrini “müsbet ve menfi” olarak iki kısma ayıran Bediüzzaman, müsbet milliyet için fikrini şu mealde beyan eder: Herkes kendi milletini sever. Fakat bu sevgi, hiçbir zaman başka milletleri inkâr etme ve kendi milletini başkalarından üstün tutma mânâsında değildir. Müsbet milliyet cemiyetin dâhili ihtiyacından ileri gelir; yardımlaşmaya ve dayanışmaya sebeptir. Faydalı bir kuvvet ve heyecan temin eder. İslâm kardeşliğini pekiştirecek bir vasıta olur.

Buna göre müsbet milliyet, bütün Müslümanları kardeş bilmekle beraber; içinde bulunduğu kavmi, kabileyi, cemiyeti korumaya ve yükseltmeye fedakârâne çalışmak demektir.

İkincisi olan menfi milliyet ise, başka milletlere düşman nazarıyla baktırır ve onları yutmakla beslenir. Daima karışıklığa ve düşmanlığa sebep olur. Âyet ve hadisler bu çeşit milliyet fikrini yasaklamış, reddetmiştir.

*

İslâmiyet milliyetinin nihaî hedefi, İslâm birliğini (İttihad–ı İslâmı) sağlamaya çalışmaktır. Gaye ve maksadı İslâm birliği olan bir kısım tarihî şahsiyetleri bu noktada kendine yakın gören Bediüzzaman, bir eserinde şunları kaydeder: “Ben bu ittihadın (ittihad–ı İslâmın) efradındanım. Ve bu ittihadın tezahürüne teşebbüs edenlerdenim. Yoksa sebebi iftirak (bölünme sebebi) olan fırkalardan değilim. Elhasıl: Sultan Selim’e biat etmişim, onun ittihad–ı İslâm’daki fikrini kabul ettim ki, demiş: 

İhtilaf u tefrika endişesi

Kuşe–i kabrimde, hatta bîkarar eyler beni

İttihadken savlet–i a’dayı def’a çaremiz

İttihad etmezse millet, dağdar eyler beni

(Divan–ı Harb–i Örfi)

*

Üstad Bediüzzaman’ın 20. asrın başlarından itibaren Kürtler’e dair söylediği sözler, onlara yaptığı nasihat ve tavsiyeler, yazdığı makale ve eserler, hiç şüphesiz günümüzde de fevkalâde önem taşımaktadır.

Bediüzzaman, 1907 sonlarında Doğu’nun yaşadığı problemlere dikkat çekmek için İstanbul’a gelir ve hükümete bir dilekçe verir. Ağırlıklı olarak maarif talepli o dilekçe sebebiyle başına gelmeyen kalmadı belki; ama, tarih onu haklı çıkardı ve onun nasıl bir dâvâ ve misyon sahibi olduğunu gözler önüne serdi. Bilinmeli ki, bu meselenin hal çaresi ve köklü çözümü, yine onun ortaya koyduğu Kurânî reçeteden geçiyor.

Okunma Sayısı: 1185
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özdemiroğlu

    30.6.2022 10:07:03

    Bu gün; özellikle Türkler ve Kürtler menfi milliyetçilik konusunda hassas olmalı ve beynelmilel ( bazen de mahalli) tuzak ve ihanetlere düşmemelidir. Bu iki unsur üzerinde plan ve dessasane hazırlıklar mevcuttur.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı