"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rüştünü ispat edenler

M. Latif SALİHOĞLU
08 Aralık 2025, Pazartesi
Yarım asırdır Nur Talebelerinin arasında bulunuyoruz. Bunu bir İlâhî lütuf ve mazhariyet olarak görüyorum. Bu mazhariyet, tamamen bir sevk-i İlâhî ile tahakkuk etti. Elhamdülillah.

Bugün burada hayat ve hizmetini “tavizsiz istikrar çizgisi”nde idame ettirme başarısını gösteren sâdık Nur Talebelerini tebrik ve takdir sadedinde, bazı duygu, düşünce ve müşahadelerimi sunmak istiyorum. 

Dile kolay, elli yıllık gözlem ve şahitlik. Kezâ, yarım asırlık duygu ve düşünce hamulesi.

«

Şunu hemen ifade edelim ki: Şu elli yıllık zaman zarfında, siyasî ve içtimaî pek çok sıkıntı ve sarsıntı yaşandı. Bütün bu sarsıntı ve çalkantılar içinde sadâkati kırılmayan, sabır, sebat, azim ve gayret ile hizmetini idame ettirerek “tavizsiz istikrar çizgisi”nden hiç inhiraf etmeyen sâdık Nur Talebeleri, elbette ki binler tebrik ve takdire lâyıktırlar. Âcizane, onları bu ulvî-kudsî dâvâda “rüştünü ispat etmiş insanlar” olarak görüyorum. Cenâb-ı Hak, onlardan ebeden razı olsun; onları Cennetü’l-Firdevsine dahil etsin ve cemâl-i İlâhisine mazhar eylesin.

«

Bu sâdık ve sebatkâr insanları yarım asırdır gördüm ve görüyorum ki: 

Nur’un tarif ettiği o “Cadde-i kübrâ-yı Kurâniye”den hiç ayrılmadılar. Kemâl-i ihlâs ve sadâkatle hep bağlı kaldılar. İnandıklarını evvelâ kendi nefislerinde yaşamaya gayret gösterdiler.

Kezâ, haricî cereyanlara karşı hep müstağni kaldılar. Şahıs merkezli câzibedar cereyanlara hiç kapılmadılar.

Kezâ, gerek saff-ı evvelden olan ağabeylere, gerek ilim-irfân sahibi hocalara ve gerekse keşif-kerâmet zâtlara hürmetsizlik etmemekle beraber, hiçbir şahsın arkasından gitmediler. Fânî şahısların peşine takılmadılar. Akıllarını kimsenin cebine koymadılar. Zirâ, talebe oldukları Risale-i Nur’da şahısları referans veren bir tek ifade bulunmamaktadır. Yani, “İleride şu zâtın arkasından gidin. Şu şahsın etrafında toplanın. Falan talebeyi imam yapın, yahut halife seçin” tarzında, Hazret-i Bediüzzaman’ın herhangi bir ifadesi yoktur. 

Evet, evet, işte bu dengeli ölçü ve prensipler dahilinde hizmetini idame ettirenler, elbette ki bu meyanda da rüştünü ispat etmiş kimselerdir. Yani, hem meziyet sahibi olan zâtları kırmıyor, onlara hürmetsizlik etmiyor ve fakat, onların arkasından da gitmiyor. 

Evet, bu vaziyet dahi takdire şâyân bir sadâkat ve istikametli duruşun eseridir, semeresidir.

«

Sâdık ve müstakim Nur Talebeleri, darbe ve muhtıraları tasvip etmedikleri gibi, cuntacıların tesiri altına da girmediler. Darbe konseyinin tehdit ve baskılarına boyun eğmediler. Darbe Anayasasına “evet” demediler; bunu dayatma ile kabul ettirmelerine rıza göstermediler. (Kabul ve rıza gösterenler, o defterin açılmasına dahi cesaret edemezler.)

«

Sâdık Nur Talebeleri, darbecilerin dümen suyuna giden, cuntacıların verdiği izin ve ruhsat ile siyaset yapan parti ve iktidarlara da perestiş etmediler. Sırtını onlara dayamak sûretiyle, yılların birikimi olan “emvâl”e el koyan, malı-mülkü şantaj malzemesi olarak kullanan komitelere de boyun eğmediler. Onlara teslim olmadılar. Zamanla “sıfırı tüketen” o komitelerin oyununa gelmedikleri için, yine başları dik, alınları temiz, elleri lekesiz olarak hizmetlerine devam ettiler.

Aynı şekilde, dünden bugüne devam edip gelen diğer müstebid siyasîlere de serfürû etmediler ve onların dini âlet eden politikalarına teslim olmadılar, olmayacaklar.

«

Sâdık ve müstakim Nur Talebeleri, hariçteki şahıs ve cereyanların hatırını üstün tutanlara da teslim olmadılar. Sabır ve sebatla şahs-ı mâneviye bağlı kaldılar. Meşveret ve şûrâdan yüz çevirmediler. Neticede, hizmetlerini “sabrın mükâfatı olan zafer” ile taçlandırarak, bir kez daha rüştünü ispat etmiş oldular. 

Ne mutlu o hâlis, sâdık, sebatkâr talebelere.

Okunma Sayısı: 2117
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hasan S

    8.12.2025 19:33:03

    Güzel bir dua ,Allah istikametten ayırmasın, Tesanüdü artırsın , tam ihlas ve sadakat içinde olmayı nasip etsin.

  • Abdurrahman

    8.12.2025 18:58:30

    Anlatılanlar doğru, ancak söz konusu olan Nur talebeleri Yeni Asya çizgisini takip edenlerdir açıkça söylenmiyor?

  • celal can

    8.12.2025 15:28:22

    Yeni asyanın her bir yazarı şahsen nazarımda mis kokulu çiçekler gibi bize düşende , hayat-ı ictimaye içinde arı olmak oldu.Hem bu dünyada hem de ibka noktasıda saadeti ebediyeye rabbimizin huzuruna sağsalim varabilmek için devamlı istifade ettiğimiz bir enerjiye ihtiyacımız oldu. Çünkü İnsan sonsuz fakr ve ihtiyaçlara müptela nezaman rabbimizin izni ve kanunu dairesinde nasıl hareket etmeli çiçeklere konarak onu öğrendik, sukut bulduk. Saadeti uhreviye levazımatını tedarik etme ihtiyacı hissettik diğer bir çiçekten istifade ettik.Bir başka çiçekten Allah'a abd ve asker olmak nasıl olur onu bildik.Pek ağır hayat yükü çektiğimiz zamanlar firak ve zeval silleleri altındayken gücümüzün yettiği kadar en kıymetli aletleri en kıymetsiz şeylerde sarf edip nefsimize zulmetmemeyi ögrendik,insan-ı kamil olma yolunda ilerlemeye o güzel çiçeklere konmaya devam edeciğiz insaallah.

  • AYHAN AYDIN

    8.12.2025 12:06:19

    Allah bizleri şahsı maneviden, istikametten ayırmasın. Tebrikler.

  • Süleyman alıç

    8.12.2025 11:10:14

    Son nefesimize kadar da istihdam eylesin

  • Süleyman alıç

    8.12.2025 11:09:25

    Teşekkürler Latif abi Rabbim tüm Nur Hadimlerini bu hizmeti imaniye ve kur'aniyede istikametle bu güne kadar istihdam ettiği gibi ömrümüzün son nefesie istihdam eylesin

  • Abdurrahman Zeki KESER

    8.12.2025 10:40:33

    Allah bu ihlâslı dava adamlarıyla beraber Üstadın mihmandarlığında livali hamd sancağı altında toplanmayı cümlemize nasip etsin.

  • Mustafa Yalçın

    8.12.2025 10:38:03

    Şahs-ı Manevi adına, şevk verici bir değerlendirme. Mevlam cümlemizi cadde-i Kübra-ı Kur’an istikamettinden ayırmasın. Risale-i Nur’a hadim eylesin. Amin

  • Enes

    8.12.2025 10:02:01

    Çok haklısınız abi. Muteber olmayan şahısların ve yapıların sözcülüğüne soyunanlar cemaatimize zarar veriyordu. Elhamdülillah güzel bir arınma yaşadık. İnşallah bundan sonraki süreçte istişare ile devam ederiz.

  • İbrahim FİŞEK

    8.12.2025 09:30:36

    Rabbimiz CC, bu gerçekleri bu sayfalarda ve konuşmalarınız da haykırdığınız için sonsuz teşekkürler aziz kardeşim...

  • Abdullah

    8.12.2025 00:47:53

    Makalede anlatılanlara tamamen katılıyorum.Durum aynen yazıldığı gibidir.Bu bir tahdisi nimet,bir lutf-u ilahidir.Bir hıfz-ı rabbanidir.Bunun için ne kadar şükür etsek azdır.Cenab-ı Hak'ka nihayetsiz şükürler olsun.Elli yıllık zaman içinde cemaatın dahilinde ve haricinde öyle dehşetli fırtınalar, ka sırgalar esti ki; bunların karşısında çelikten bir irade, nihayersiz bir sebat ve metanet olmadan dayanmak mümkün değil.Hıfz ve inayet-i İlahiyeyi da asla unutmamak lazım..Rabbim son nefesimize kadar doğru,tavizsiz istikrar çizgisinde hizmet etmeyi bizlere nasip ve müyesser eylesin. Bu çok önemli tahdisi nimeti tespit edip, işlediği için yazarımızı can-ı gönülden tebrik ediyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı