"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kandillerin parlattığı geceler

M. Said ÇATALKAYA
28 Ağustos 2026, Cuma
Birkaç gün evvel idrak ettiğimiz Mevlid Gecesi’nin maneviyatı ve huzuru henüz üzerimizde...

Hafızamızda ve günlük dilimizde bu mübarek geceler ekseriyetle “kandil” kelimesiyle anılmaktadır. Oysa Kur’ân-ı Kerîm’in lafzında, Sünnet-i Seniyye’nin hafızasında ve İslâm’ın Asr-ı Saadet teamüllerinde asıl esas alınan ve dahi alınması gereken kavram “leyl” yani gecedir. Kandil kelimesi, Osmanlı zamanında II. Selim dönemi ile birlikte camilerin kandillerle donatılması ve halkın bu vesileyle mübarek geceleri idrak edip ibadete teşvik edilmesi neticesinde kültürel bir gelenek olarak yerleştiğini görmekteyiz. Bu incelik, ecdadımızın nuranî zenginliğinin bir tezahürü olsa dahi zaman içerisinde bu masum ve güzel gelenek, içindeki manevî hissiyatı gölgeleyecek hale gelerek hayatımızın merkezinde yer etmiş, hatta “Leyle-i Mevlid” veya “Mevlid-i Nebevî” gibi mukaddes tabirlerin yerini “Mevlid Kandili” gibi geleneksel ifadeler almış. Kur’ân-ı Kerîm’de, hususî rahmet tecellileri beyan edilirken özellikle gecenin önemine dikkat çektiğini idrak ediyoruz. Kadir Suresi’nde doğrudan “Leyletül-Kadr” buyrulmuş; Duhân Suresi’nde ise mübarek geceden, yani “Leyletün/in mübareketün/in” ifadesiyle anılmış. Selef-i Salihîn ve âlimlerimiz, bu vakitleri zikrederken kandil kelimesinden ziyade, ayet ve hadislerin (leyl) kavramını esas almışlardır. 

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (asm), geceleri ibadetle ihyâ etmenin önemini ve kadrini, farz namazlardan sonra en faziletli ibadetin gece namazı olduğunu bildirmiştir. Mevlid Gecesi vesilesiyle hatırlamamız gereken en mühim teamül, gecenin zulmetini ibadet, secde, tefekkür, istiğfar ve Kur’an tilavetiyle nura çevirmektir. Peygamber Efendimizin (asm) dünyaya teşrif ettiği bu müstesna geceyi idrak ederken O’nun sünnetine sarılmak, gecenin sessizliğinde kalbi dünya telâşından arındırarak Allah’a yönelmek asıl gayemiz olmalıdır. Sadece merasimler, tebrikler, sosyal medya mesajlaşmaları veya ikramlarla sınırlı kalmayan bir gecenin ihyası, Resulullahın (asm) gözümün nuru dediği namazla ve samimî dualarla ayakta kalır. Bediüzzaman Said Nursî (ra), Barla Lahikası başta olmak üzere çeşitli mektuplarında mübarek gecelerden bahsederken kandil tabiri yerine büyük bir hassasiyetle “leyle-i mübareke” ifadesini kullanmıştır. Bediüzzaman Hazretleri, bu geceleri müminler için “seyrangâh-ı ruhanî” yani manevî bir gezinti ve ebedî kazanç vakti olarak naklediyor. 

Geçen günlerde idrak ettiğimiz Mevlid-i Nebevî yahut Mevlid Gecesi; sadece Hazret-i Peygamberimizin (asm) dünyaya gelişini anmak olmamakla birlikte aynı zamanda O’nun sünnetini hayatımıza sokmamızı yeniden hatıra getirmiştir. Bu mübarek geceden aldığımız huşûyu her yıl yapılan bir gelenek haline getirmemeye özen gösterelim. “Kandil” kelimesinin gerisinde bulunan gelenekten sıyrılarak, Kur’ân ve Sünnet’in bize öğrettiği “Mevlid-i Nebevî, Leyle-i Mevlid” şuuruna sımsıkı sarılalım. Unutmamak lazımdır ki Peygamberi (asm) anmak, en güzel şekilde O’nu anlamak ve Sünnet-i Seniyye’yi bir geceye değil, bütün bir ömre sığdırmakla mümkündür. İslâm’ın meşalesi mü’minlerin kalbinde yanıp tutuşan iman, ihlâs ve muhabbettedir. Bu şuurla hareket edersek, her gecemiz hakikî bir leyle-i mübareke, her ânımızsa Resulullahın (as) izinde olacaktır inşallah. Geçmiş Mevlid-i Nebevî’nizi tebrik eder, dua bekleriz.

Okunma Sayısı: 148
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı