"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

ABD olayları

Muhammet ÖRTLEK
09 Ocak 2021, Cumartesi
ABD seçimlerini Demokrat aday Joe Biden’ın kazanmasını kabullenemeyen mevcut Başkan Donald Trump, itiraz ettiği seçim sonuçlarından da beklediğini bulamadı.

ABD tarihinde 2020 seçimleri gibi çekişmeli seçim süreci daha önce de yaşanmıştı. Richard Nixon 1960’ta ve Al Gore da 2000’deki kıyasıya rekabetle sonuçlanan seçimlerdeki yenilgilerini nezaketle kabul etmişlerdi. Ancak Trump aynı olgunluğu göstermedi.

Trump, göreve geldiğinden beri kendisinden önceki ABD başkanlarından farklı kişisel anlayış ve üslûbu ile öne çıktı. Bu üslûbunu da seçim konuşmalarında, vücut dilinde ve yaptığı taklitlerde fazlasıyla gösterdi.

ABD Kongresi’nin yeni seçilen Başkanı onaylayacağı 6 Ocak sabahında, Trump, başşehir Washington’da “Amerika’yı Kurtar Mitingi” düzenledi. Trump konuşmasında “biliyorum ki herkes birazdan Kongre binasına yürüyecek. Barışçıl ve yurtsever bir şekilde sesinizi duyurun” dedi. 

Trump’ın alışılageldik tavrından vazgeçmediği görüldü. Ardından mitinge katılanların Kongre binasını işgal etmeleri herkes gibi TV’lerden canlı takip edildi.

Ben de TV’yi seyretmeye başladığımda ilk söylediğim “ben bunu daha önce Gürcistan, Kırgızistan ve Ermenistan parlamentolarının galeyana ge(tiri)lmiş muhtelif halk unsurları tarafından işgal ve yağma edilmesinde de izlemiştim” cümlesi oldu. İkinci olarak Almanya’da yayınlanan Der Spiegel dergisinin 25 Temmuz 2020 tarihli sayısının kapak başlığı “PRESIDend”, yani “Başkanın Sonu” ifadesini hatırladım.

Aslında ABD Kongresi’nin bugüne kadar daha çok formalite bir uygulaması olan seçim sonuçlarını tescil için gerçekleştirdiği oturum, böylece tarihi nitelik kazanmış oldu. Trump taraftarı protestocuların Kongre binasını işgal ederek ölüm, yaralanma ve maddî zararlara yol açtıkları belirtiliyor.

Kongre binasının işgali sırasında Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Mike Gallagher olaylar hakkında “bu tam bir muz cumhuriyeti saçmalığı. Sayın Başkan bunu durdurmanız gerekiyor. Seçim bitti, buna son ver. Şu an ofise sığındım. Çünkü protestocular Kong- re’ye saldırıyor” diye tepkisini gösterdi. 

Göreve başlayacak yeni Başkan Biden da Trump’a “ABD demokrasisi saldırı altında. Trump, ulusal TV’lere çık ve buna son ver” şeklinde seslendi. Daha sonra Trump’ın canlı yayından göstericilere “Acınızı, kalbinizin kırıldığını biliyorum. Ama artık evlerinize dönmelisiniz. Barış yapmalıyız. Kanun ve düzene uymalıyız. Evinize gidin, sizi seviyoruz, çok özelsiniz” sözlerini iletti. 

Trump’ın aynı günün sabahında hem göstericilere Kongre binasını hedef göstermesi hem de barış ve kanundan bahsetmesi içerisinde bulunduğu ikilem ve ruh halini yansıtıyor. Bununla ilgili olarak Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Michael McCaul ise “Trump’ın takıntılı şekilde seçimin hileli olduğunu iddia ederek, komplo teorisi dünyasında yaşadığını” kaydetti.

Olaylardan dolayı Trump’ı sadece Demokratlar değil, kendi siyasî yelpazesindeki başta Gallagher ve McCaul olmak üzere Cumhuriyetçiler de eleştiriyor.

Ertesi gün 7 Ocak’ta, Biden’ın seçimleri kazandığı tescillendi. Oturuma Başkanlık eden Mike Pence’in de “güvenlik sağlandı, şiddet kazanamaz, hürriyet kazanır” cümlesini sarf etmesi manidar karşılandı. Çünkü başka coğrafyalarda arkasında ABD’nin olduğu iddia edilen şiddet ve silâhlı eylemler hatırlara geliyor.

Şimdi güvenlik güçlerinin, ABD’de Kongre’yi basan bazı halk kesimlerinin, bundan sonra olabilecek eylemlerinin muhtevası hakkındaki ihtimaller üzerinde durduğu aktarılıyor. “ABD demokrasisinin yeniden inşası söylemleri ileri sürülürken, yönetim zafiyeti ve federal sistemin sonu mu geldi” vb. başlıklar tartışılmaya başlandı. Hatta Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ve Senato’nun Demokrat lideri Chuck Schumer “göstericileri kışkırtan Trump’ın derhal görevden alınması” gerektiğini gündeme taşıdı. Trump’ın seçimlerdeki “Amerika’yı yeniden büyük yapacağız” sloganından oldukça uzaklaştığı ve görev süresinin son günlerinde Başkanlıktan alınma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını görüyoruz.

11 Eylül 2001’de Dünya Ticaret Örgütü ve Pentagon’u hedef alan ve sivil yolcu uçaklarının çarpmasıyla yapılan saldırılar terör faaliyeti şeklinde değerlendirilmiştir. 

Nitekim de öyleydi. 6 Ocak 2020’de Kongre’yi basan sivil halkın da terör eyleminde bulundukları belirtiliyor. Yaşananlar için ABD’nin ikinci 11 Eylül’ü demek yanlış olmayacaktır.

Okunma Sayısı: 1068
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    9.1.2021 12:56:33

    "Ciddi Amerikan gazeteleri ayaktakımı (mob) kavramını kullandılar." Ciddi gazeteler usa' nın ciddi sahiplerini temsil eder; yani sahibinin sesi!.. İlk defa olan bu kalkışma usa sisteminin imdat çığlığı. Bizim gibi ülkelerde yaptırdıklarında demokrasi çığlığı Amerikada serseri çığlığı. Adam demir testereyle dükkanın kilidini keserken biri:- Ne yapıyorsun böyle sen demiş. - Keman çalıyom - Keman sesi böyle mi çıkar? - Bu kemanın sesi esas yarın çıkar demiş ( Mehmet Fırıncı rh) 11 Eylül' de hayali kaide canavarı vardı. Bu defa canavar açık ve içerde! " Küfrün inşikakından sonra ne olacak? - İttihadı İslam" Rümuzat bsaidnursi

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı