"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Irak’ta Korona etkisi

Muhammet ÖRTLEK
11 Temmuz 2020, Cumartesi 00:02
Covid-19 salgını uluslar arası sistemi ve ülkeleri kendilerine has (sui generis) şartları içerisinde etkilemeye devam ediyor.

Bu etki yönetim anlayışlarından, siyasî, ekonomik, sosyal ve sağlık alanlarına kadar görülüyor.

Irak’ın 2003’deki ABD işgali sonrasında fiilen 3’e bölündüğü biliniyor. Ülkede yıllarca süren yabancı işgalinden yorulan Iraklılar’ın tepkileri herkesin malûmu. Buna ek olarak geçtiğimiz yıl yaşanan işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk, gelir dağılımı adaletsizliği, konut sorunu, içişlerine müdahale eden İran’a yönelik sivil halkın sokak gösterileri izlendi.

Irak’ta, Şiî ve Sünnî mezhep ayrımcılığı, ülkenin en belirgin dinî, siyasî ve sosyolojik özelliği niteliğinde. Korona’nın İran’da çok yaygın olduğu belirtiliyor. İranlı Şiî hacıların, Irak’taki kutsal yerleri ziyaretleri, Irak Güvenlik Güçleri (IGG) ve Irak’ın Şiî önderlerinden Ali Sistani tarafından Mart 2020’den beri kısıtlanmış durumda. Buna karşılık İran destekli Şiî Kataib Hizbullah Grubu başta olmak üzere, “Irak’taki kutsal yerleri ziyaret etmenin Korona’ya şifa ve korunma kaynağı olduğu iddiasıyla, İranlı hacıların ziyaret engellerini kaldırmaya çalışıyor.” Bu anlamda Sistani ve Iraklı Şiî grupların, rekabet halinde oldukları dönem dönem Irak merkezi hükümetiyle salgının önlenmesi için ortak paydada buluştular. Iraklı Şiî siyasetçiler de hem İran ve desteklediği gruplarla hem de güvenlik güçleri arasında denge politikasına yöneldiler.

Ülkede Ekim 2019’da başlayan sosyo-ekonomik temelli gösterilerin, salgın döneminde Mayıs 2020’de tekrar patlak vermesiyle protestolar, İran’ın da desteğiyle Şiîler’in yoğun olduğu güney bölgelerinde arttı. Başbakan Mustafa El-Kadhimi’nin 16 Mayısta Bağdat’taki Şiî paramiliter ağı Popüler Seferberlik Güçleri’nin genel merkezini ziyaret ederek, göstericilere ve milislere “yasal ve resmî çerçeveye göre hareket etmelerini; polisle değil, IŞİD/DAEŞ/DAİŞ’e karşı mücadeleye konsantre olmaları” çağrısı yaptı. Böylece Şiî unsurların bir kısmı merkezi hükümetle anlaştı. Diğer Şiî grupların da İran konusunda fikir ayrılığına düşmeleri hedeflendi.

Korona salgınında IGG’nin sağlık tedbirleri kapsamında görevlendirilmesi ve sosyal medya üzerinden de halkla irtibat kurması, IGG ve Sünnî kesim arasında bağların kuvvetlendirilmesine vesile oldu. Sünnîler’in mezhebî olarak, Şiî kutsal mekânlarının ziyaret kısıtlamasına tepkilerin dışında kalması da, IGG ile Sünnî unsurların diyaloğunu güçlendiren sebepler arasında gösteriliyor. 

Birde Kadhimi’nin “İran destekli milisleri kovuşturmaya çalıştığı ihtimali” de, Sünnîler açısından önem taşıyor.

Salgın sürecindeki gelişmelerden anlaşılacağı üzere Şiî kesimin daha çok siyasîlerle, Sünnî tarafın da IGG ile ilişkisini güçlendirdiği kuvvetle muhtemeldir. Yine pandemide, merkezi hükümetin bölgedeki ve uluslar arası destek/çıkarlarını dengelemeye yöneldiği bildiriliyor.

Korona salgınına karşı görevlendirilen IGG için, Irak’ın bütün toplumdaki tarafları adına bir bütün olarak sadâkat temelinde ulusal egemenliği savunmak için bir fırsata dönüşebilir. Sonuçta salgın, 2003 ABD işgalinden bu yana Şiî, Sünnî, merkezî hükümet ve IGG için millî bütünlüğün farkına varılmasını sağlaması muhtemeldir.

Okunma Sayısı: 813
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı