"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Reklâmlar maneviyatı zedeliyor

Mustafa Gönüllü
29 Kasım 2020, Pazar 00:01
“Büyük şer odaklarının vermeye çalıştığı manevî virüslerin birçoğu filmler ve içerisindeki reklâmlarla içimize giriyor. Meselâ pedofili ve eşcinsellik gibi sapkın düşünceleri bizlere her film ve dizisinde reklâm yaparak, bunlara karşı bizi alışık hale dönüştürüyorlar.

Yönetim kurulumuzun, ‘pandeminin tavan yaptığı, camiamızda da hasta sayılarının ve vefatların arttığı şu dönemde, sağlık ve korunma tedbirlerine daha farklı bir dikkat ve hassasiyetle riayet edilmesini ve Risale-i Nur derslerine, şartlar normale dönünceye kadar on-line olarak devam edilmesinin uygun olacağını’ tavsiye etmesi üzerine, Şanlıurfa gençleri olarak Risale-i Nur derslerimize online devam etme kararı aldık. 

Aslında şartlar değişse de Risale-i Nur dersleri her daim devam etmeliydi. Çünkü insan her şartta Risale-i Nur’a muhtaçtı. Yeniden evlere kapanılan ve bilhassa gençleri internet dünyasının içine çekmeye daha bir gayret edilen bu zamanda, Risale-i Nur’a da daha bir ihtiyacımızın olduğu kanaatindeyiz. Bu vesileyle uzaktan başlattığımız, ama yakından istifade ettiğimiz Risale-i Nur dersimizin ilkini geçtiğimiz Pazar yaptık.

İlk dersimizi Gençlik Rehberi’nden Kadri Yenigün Ağabey’le mütalâa ettik. Gençlik üzerine geçmişten günümüze devam edilegelen müthiş çalışmaların var olduğunun ve akıbeti görmeyen, kör hissiyatla hareket eden gençlere çeşitli yollardan ulaşmaya çalışıldığının, özellikle internet ve çeşitli reklâmlarla bilinçleri uyuşturduklarının bilincine vardık. 

Manevî virüslere de bir aşı gerekir

Dersin akabinde Tıp Fakültesi öğrencisi A. Esat Çadırcı, gazetemiz yazarı Hasan Güneş’in ‘Aşı ve Hürriyet’ köşe yazısını katılımcılara sundu ve günümüze oldukça hitap eden bu sunumla bizleri Covid-19 aşısı hakkında bilgilendirdi. Hürriyetin neticesi olan aşının zihinleri uyuşturarak hürriyeti yok edeceğini düşünmenin bir zorlama olduğunu, özellikle Almanya gibi demokrasi noktasında ileri bir ülkede bulunan aşının bizlere güven vermesi gerektiğini ve bilimsel gelişmelerin hürriyet ile inkişaf edeceğini belirtti.

Aşı gibi birçok bilimsel gelişmenin çeşitli sınırlamalardan dolayı Türkiye’de zemin bulamadığını ve bu sebeple daha gelişmiş ülkelerde üretildiğini; ancak bu sınırlamaların sadece bütçe sınırlaması olmayıp düşünce sınırlamasının da ülkemize bu noktada zarar verdiğini söyledi. Sunum sonrasında katılımcılarımızın da katkılarıyla, koronavirüse karşı bulunan aşı için sarf edilen gayretlerden daha fazla, aslında manevî virüsler için de çalışmalar yapılması gerektiği ve özellikle Risale-i Nur derslerimizin manevî virüslere karşı bizleri koruyacağı sonucuna vardık. 

İstanbul’dan Reklâmcılık ve Pazarlama mezunu S. İbrahim Yıldız, alanı itibariyle manevî virüsler hakkında önemli paylaşımlarda bulundu. Manevî virüslerin internet dünyası ve muhtevasındaki reklâmlar yoluyla insanlara pazarlandığını ve bu virüsün daha tehlikeli olup reklâmlar yoluyla yayıldığını söyleyen Yıldız, karşılaşılan reklâmların verebileceği zararların farkında olmamız gerektiği hususunda bilgilendirdi ve şöyle devam etti: 

“Büyük şer odaklarının vermeye çalıştığı manevî virüslerin birçoğu filmler ve içerisindeki reklâmlarla içimize giriyor. Meselâ pedofili ve eşcinsellik gibi sapkın düşünceleri bizlere her film ve dizisinde reklâm yaparak, bunlara karşı bizi alışık hale dönüştürüyorlar. Bizlerin bu noktalarda daha hassas olması icap eder.”

Manevî ihtiyaçlar unutturuluyor

Sunum ve katkılardan sonra kısa bir sohbet arası verip Dr. Hasan Doğan ile Risale-i Nur dersimize devam ettik. ‘İbadetler nasıl devamlı hale gelebilir?’ sorusuna Risale-i Nur’dan cevaplar aradık. Müzakerelerimizde şu sonuçlara vardık:

Eğer ibadetlerin sürekliliğinde bir sıkıntı varsa, Allah’ı tanımak hususunda bir sıkıntı vardır. İbadet sürekliliğinin sağlanabilmesi için imanî meselelerin çokça okunması ve anlaşılması ve özellikle Kur’ân tefsiri Risale-i Nur dersleriyle çokça meşgul olunması gerekmektedir. 

Ayrıca bir işte süreklilik olabilmesi için o işten lezzet alınması gerekir. Meselâ yemek yemekten ve su içmekten lezzet aldığımız için her gün yemek yiyor ve su içiyoruz. Çünkü bunlara ihtiyaç hissediyoruz, ihtiyaç hissedilen şeyler lezzet veriyor. İbadet noktasında bakarsak, belki de ibadetlere olan ihtiyacımızı ve içerisindeki lezzeti fark edemediğimiz için süreklilik sağlayamıyor olabiliriz. İbadetlerdeki lezzetleri kaçıran şey ise günahlarımız olabilir. Çünkü günahlar kalpleri katılaştırıp insanı manevî lezzetlerden uzaklaştırır. Günahtan uzaklaşan insan maneviyata yakınlaşır.

Almanya Köln’den cerrah Ali Badak Hocamızın ders sonunda önemli katkıları oldu. İnsanın aciz olduğunu ve maddî ihtiyaçları gibi manevî ihtiyaçlarının da olduğunun altını çizen Badak, insanın tevazu ile Rabbine yönelmesi gerektiğini ve bilhassa pandemi döneminde buna daha çok ihtiyacının olduğuna dikkatleri çekti. Ve insanların propaganda ile manevî ihtiyaçlarının unutturulduğunu, maddî ihtiyaçları çoğaltarak maneviyatları zedelediklerini ve insanı internet dünyasıyla ailesinden ve çevresinden uzaklaştırmaya çalıştıklarını belirterek şöyle devam etti:

“Allah her şeye kadir ve kendisi hiçbir şeye muhtaç değildir, ama biz insanlar öyle değiliz. Başta Allah’a tamamen muhtacız ve içinde bulunduğumuz çevremize ve kâinata birçok cihetle muhtacız. Meselâ bir elma yiyebilmek için toprak, su, güneş, ay, belirli bir sıcaklık, belirli bir soğukluk ihtiyacı var. Bir elbise giyebilmek için yine birçok şeye ihtiyaç olunduğu gibi, o pamuğu toplayan, işleyen, kumaş haline getiren, sonra ölçü ile biçip kesen, diken bir terziye de ihtiyacımız var. Ve en önemlisi de Cenab-ı Hakk’a, O’nun rızasına ihtiyacımız var. Demek bir insan muhtaç olduklarını idrak edip anlasa, çok daha mütevazi olur ve Rabbine tevazu ile yönelir.”

Bir Pazar dersimizin daha sonuna gelmiş olduk ve Almanya’dan Urfa’ya, İstanbul’a uzanan ders yolculuğumuzu tamamladık. Bir sonraki derste görüşmek üzere diyerek şimdilik veda ediyoruz. Ancak şahs-ı manevinin üzerimizde bıraktığı etkilerle nefsimizi baş başa bırakıp istifade etmeyi niyaz ediyoruz.

Okunma Sayısı: 2983
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı