"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hastalığın nimet ciheti

NURHAN DEMİRDÖĞMEZ
04 Ocak 2022, Salı
Hastalıkta nimet ciheti olur mu diye düşünebiliriz.

Sağlığın kıymetini hastalıkta daha iyi anlıyoruz. Hastalık vücud ve zihinde meydana gelen rahatsızlığın yol açtığı sıkıntılar, ıztıraplar, bozukluklardan hâsıl olan durumlardır. Sağlığımızın gitmesi bizi sıkıntıya, moral bozukluğuna, ümitsizliğe, sıkıntılı meraklara düşürür.

Hastalıklar zahiren bakıldığında çirkinmiş gibi görünüyor. Hastalığın büyük bir nimet olduğunu Bediüzzaman Hazretleri’nin Hastalar Risalesi eserini okuyunca anladım. Çok kıymetli eserlerden birisi de Lem’alar adlı eserin “yirmi beşinci lem’a”sında bulunuyor. Ümitsizlik, ölüm korkusu, sabırsızlık, vesvese gibi daha birçok sıkıntılı hallerimizin şifası yirmi beş deva ile tedavi ediliyor. Âciz ve zayıflığımızın farkına vardırıyor. Dünyanın fani ve geçici olduğunu, ölümü ve dolayısıyla ahiret yolculuğunu hatırlatıyor. Ben kimim? Bu dünyaya niçin geldim? Vazifem nedir? diye düşünmeye sevk ediyor.

Hastalıklar çok önemli hürmet, merhamet, şefkat, acımak, vefa gibi daha birçok ulvî duyguları da geliştirmeye vesile oluyor Allah’a iman, tevekkül ve duânın, maddî ve manevî en etkili şifa kaynağı olmasından en başta imanımızın kuvvetlenmesi için gayret etmemiz gerekiyor. Bilhassa tahkiki imanın kuvvetlenmesinde bu eserlere şiddetle ihtiyaç var. Risale-i Nurlar tahkiki imanı kazandırıyor. Üstad Hazretleri Hastalar Risalesi eserinde şöyle diyor: “Senin bir kısım emsalin sıhhat belâsıyla gaflete düşüp, namazı terk edip, kabri düşünmeyip, Allah’ı unutup, bir saatlik hayat-ı dünyeviyenin zahirî keyfi ile hadsiz bir hayat-ı ebediyesini sarsar, zedeler, belki de harab eder. Hastalıklar bu önemli noktaları ihtar ettiğinden hem büyük bir nimet, hem mürşid, hem de en tesirli bir nasihtir. Bu durumda bize düşen tedavi yollarını aramaktır ve uzman ve mütedeyyin doktorların verdiği ilâçları kullanmaktır. Ancak, şifayı Cenab-ı Hak’tan bilmemiz gerekiyor.”

Bediüzzaman Hazretleri “Çünkü ekser hastalıklar sû-i istimâlâttan, perhizsizlikten ve israftan ve hatîattan ve sefahetten ve dikkatsizlikten geliyor” demektedir.

Hastalıklar da emirsiz hareket etmiyorlar bir vazifeye binaen gönderilmişler gönderenin hatırına sabretmek gerekiyor. 

İnsanın hastalık ve musîbetlerden şikâyete hakkı olmadığını anlamalıyız. Allah’ın (cc) bizi; taş, ağaç hayvan değil de insan olarak yaratması ne büyük bir nimet içinde olduğumuzun göstergesi değil mi?

Bize lâzım olan en önemli şey ise Rabbimize olan bağlılığımızı arttırmak günahlarımızdan çokça tövbe etmek, kulluk bilincimizin farkında olmak bunu da Kur’ân eczanesinden süzülen Risale-i Nur eserlerini çok okumak ve anlamaktan geçiyor. Risale-i Nurlar bu zamanımızın bütün dertlerinin dermanı eserlerdir. “Bizim her derdimize ilâç olan Risale-i Nur ile meşgul olanlarda, o sıkıntı hastalığı ya yok veya pek azdır” şuuruyla bu eserleri hayatımıza düstur edinmeliyiz. Rabbim hastalıklara bu pencerelerden bakmayı nasip etsin hastalıklarımızı da keffaret-ül zünub yapsın âmin.

Okunma Sayısı: 810
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı