"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Haydi gel köyümüze geri dönelim

Ömer Faruk ÖZAYDIN
29 Mayıs 2022, Pazar
1927 yılındaki Türkiye’nin demografik yapısına göre, vatandaşların yüzde 75,8’i köylerde, yüzde 24,2’si şehirlerde yaşıyordu. 1950’de Demokratların iktidara gelmesinden sonra sanayileşmeyle beraber köyden şehirlere doğru göç oldu. Bugün ise nüfusun yüzde 23,2’si köylerde, yüzde 76,8’i şehirlerde yaşamaktadır.

Kısaca fabrikaların istihdam ihtiyacı kırsal kesimin ekmek teknesi olmuştu. Onlar şehirlerde gecekondulara yerleşmiş, kalabalık nüfusuyla evlere toplu para girerek zaman içinde yer tutunmuş, iş veren konumuna kadar gelmişti. Köylü artık şehirliydi.

Seneler böyle düşe kalka giderken AKP; RP ile gecekondulardan işe başlamış, kapı kapı dolaşarak oradan ciddi oy devşirmişti. Gettoların adamı diye büyük bir teveccüh kazanan AKP, özellikle  onları  parti teşkilatlarına taşıyarak demokrasinin nimetlerine ortak etmişti. 

Bildiğiniz gibi, “nişan yüzüğü” sermayesiyle yola çıkan AKP, zaman içinde yükünü tutmuş, parti teşkilatları da nasibini almıştı. 

Bu nemalanma öyle bir hal aldı ki; vakıflar üzerinden milyon dolarlar bir havuza toplanarak, özellikle partizanlık yolunda hoyratça harcanmıştı. 

17/25 yolsuzluk dosyaları, kısmî rahatlamalardan dolayı hazmedilmiş, Man adaları, Türgev, Tügva gibi iddialar milletin fakirleşmesiyle beraber dikkat çekmeye başlamıştı.

Bu günlerde Kılıçdaroğlu’nun ABD’ye kadar uzanan vakıf iddiaları ne getirir bilinmez ama, milletin yoksulluğuyla beraber seçmende karşılık bulmaya başladı. 

AKP, demokratların yaptığı, fabrika ve tesisleri satarak, kısmî rahatlamayla bu güne kadar ayakta duruyordu. Fakat tek adam rejimi, olanı da bitirince ekonomi karaya, hazine ise tam takır kuru bakıra döndü. Enflasyon yüzde 150, dolar 16, Euro 17’lerde, mutfak yangın yerine dönmüş, tencereler tadsız, sofralar bereketsiz hâlde, millet geçim derdinde, burnundan soluyor. 

Çok değil bundan bir kaç sene evvel (Referandum öncesi) beş on liraya bir kap yemek yerken, şimdi o yemek tabağı 150 TL. Bir vapura bineyim Yalova, Bandırma desen 220 TL. Bir otelde konaklasan 500 - 600 Tl. Arabaya benzin alsan litresi 25 TL. Köprü yol vs. desen bir seyahat bir maaşla hak getire. 

Maaşlar deyince; 2500 ile başlayıp 5-6 bin lira seviyelerinde, haydi yüksek memurlar 10-12 bin lira civarında olsa ortalaması 5-6 bin TL ile bir aile nasıl geçinecek? Talebe okutup birde 3-4 bin lira kira varsa vatandaş nereye kıpırdayacak. Kısaca her şey hayâl.

Müzmin AKP’lilere göre para çok. Sebebi ise meşhur “Cep telefonunu çıkart” ironisi. Araba sayısı, trafik keşmekeşliği, ev fiyatlarının trilyonlarla ifade edilmesi. İyi de hesap etmedikleri; enflasyonist memleketlerde alt tabaka ile üst tabaka arasında uçurum vardır. Parası olan zaten parasına para katar, olan, dar gelirli ve kıt maaşlılara olur. Çok basit bir hesap; 2017’de 300 euro alan bir bağ-kur emeklisi, bugün zamlı haliyle 170 euro alıyor. Daha 2017 seviyesine gelebilmesi için 4800 lira alması lazım ki; bu şartlarda o da açlık sınırı değil.

Öyle görünüyor ki; bir inek, bir kaç tavuk, bir iki kuzu, küçük bahçeli köyü terkedip şehirlere göç etmişken, şimdi o günlere geri dönme hasretindeyiz. 

İneği, bahçeyi satıp şehre yerleşmiştik. Şimdi benzin pahalı, köprü, otoban parası diye binemediğimiz arabayı, evi satsak, o ineği, bahçeyi alabilir miyiz?

Okunma Sayısı: 1502
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Coşkun

    29.5.2022 21:14:32

    "Haydi gel köyümüze geri dönelim" Bağımızı bahçemizi ekip dikelim. Ülke ekonomisine katkı verelim.

  • Abdullah Tunç

    29.5.2022 14:18:12

    Bu yazılanlar bir sonuç ve doğrudurlar.Gittikçe eko nomik açıdan hayat çekil mez hale geliyor.Bu sıkıntı ye millet nasıl dayanacak bilemiyorum.Burada asıl önemli olan husus bu hale nasıl geldiğimiz ve kimlerin bu hale getirdiği dir. Siyasal İslam ve gülenci ler bu hale getirdi.Bu iki si yasi akım,bu işin en büyük müsebbibidir.Biri kadrolar la,diğeri parti ile devleti ele geçirmeye çalıştı.Bu iki cereyanın da muharriki başka mahfillerdir.Onlar üflüyor,bunlar oynuyor.Bu iki siyasi hareket,zahiren dindar görünüyor.Bu hüvi yetleri ile elli senedir faali yettedirler.İşledikleri hata ların haddi hesabı yok.Ke sinlikle ikisi de fıtri hare ket eden akımlar değildir ler.Herbirisi birer çığır açtı lar ve fıtri kanunlara aykırı çalıştılar.Sonuç ortada. Şunu da asla unutmamak kazım.Bugünkü maddi ve manevi sıkıntıların bir sebebi de Nurculardır. Çünkü nurcuların ekseiyeti mevcüt iktidare destek verdi.Halbuki hadisi şerif,zamanımız için; siyasetle muabele etmeyin diye bir uyarısı var...

  • Oğuz Yiğiter

    29.5.2022 08:48:12

    Cenab-ı Hak, en kısa zamanda küllî mânâda bir intibah versin ki; ekseriyetin hatasına terettüb eden bu kaht ve gala umumî musibeti ve bilhassa Üstad'ın asıl musibet dediği, büyük musibet, bir an evvel üzerimizden kalksın inşaallah. Ne diyelim; feraset, basiret ve iz'an temennilerimle makale için; tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı