"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitim sistemi ve test imtihanı

Osman KOYUNCU
18 Nisan 2019, Perşembe
Eğitimde değişmez bir kural vardır, duydum unuttum, gördüm hatırladım, yaptım öğrendim.

Duyulan bir olayı kolayca unutulur, görülen hatırlanır, fakat yaşanan bir olay kolayca unutulmaz. Fen bilimleri, gelişmiş ülkelerde tamamen laboratuvarlarda ve uygulamalıdır. Dersler on, on beş kişilik sınıflarda, öğretmen, yardımcı öğreten ve görevli laborant ile birlikte yapılır. 

Çocuk önce deneyi videolarda izler, sonra görevlilerin gözleminde her öğrenci deneyi bizzat kendisi yapar. Deneylerden elde edilen veriler, grafiklere geçirilir ve bu grafiklerden formüller çıkartılır. 

İngilizler Hindistan’ı işgal ettiğinde, ezberciliğin en iyi yol olduğunu önererek, öğrencilere logaritma cetvellerini ezberletmişlerdi. Çocuk, kâinatın misali ve bin kapılı saray gibidir, ona uygulanacak eğitim yöntemi de farklı olmalıdır. Geri kalmış ülkelerde, çocukları eğitmekten ziyade, ezberci bir yöntemle bilgi yüklenmesi yapılıyor. Başarının ölçüsü, gazete bulmacası çözer gibi test çözmekle ölçülüyor. 

Sosyal dersler ezber yapıldığı gibi, fen dersleri de ezbere yapılıyor. Formülleri ezberletip, sonra rakamların yerlerini değiştirerek problem çözdürüyoruz, alavere dalavere mantığı.

Türkiye’de 1970 yılından sonra, deneysel eğitim büyük önem verilmişti. 1980’e gelindiğinde merkezi liselerde büyük oranda deneysel eğitime geçilmişti. Zamanın Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, bu konuda büyük gayret gösterdi. Her yıl beş bin yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere, yüksek lisans ve doktora yapmış, hem liselere hem de üniversitelere eleman yetiştirilecekti. Eğer devam etseydi 1975-2020 yılları arasında 45 yılda 300 bin dolayında lisansüstü eğitim yapmış kadromuz olacaktı, şimdi ise üniversitelere eleman bulamıyorlar. 1980 ihtilâlinin asıl sebeplerinden birisi de bu eğitim sistemini bitirmekti, hakikaten de o şekilde oldu, ihtilâ olur olmaz, hem liselerdeki deneysel eğitim, hem de lisansüstü eleman yetiştirme sistemi rafa kaldırıldı. Ne yazık ki yıllardır ne iyi bir eğitim sistemi ve ne de hukuk sistemi kurabildik. Eskiden hükümetler ve siyasî partilerin değişmesi ile eğitim sisteminde bazı değişmeler oluyordu. Son 17 senedir iktidar olan, aynı parti hükümetinde, her gelen bakan bir sistem değiştirdi, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin kafası karıştı.

Şimdi imtihana girecek gençlerimiz için bir tavsiyem olacak. Test imtihanı gerçek bilgi seviyesini ölçmez ve bilimsel bir yöntem de değildir, fakat sistemi değiştirmek elimizde değil. Bu sistemi kullanarak, en iyi verimi nasıl alabiliriz ona bakmalıyız. Öğrenci kardeşlerim tavsiyelerimi kahve konuşmaları gibi düşünmesinler. 50 yıla yakın bu meslek içindeyim, yurtdışı ve içi tecrübelerim vardır. Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptım, öğrenci kardeşlerimin dikkate alacaklarını umuyorum. Çözdüğün test imtihanında 100 soru varsa, bu sorularda 500 şıkkı vardır, bu şıkların 100ü doğru, diğer 400’ü yanlıştır. Zaman daraldı, devamlı yanlış şıklarla uğraşmak yerine, (matematik, fen dersleri ve paragraf soruları hariç), çözmeye doğru şıklardan başlarsa, daha iyi sonuçlar alınabilir ve daha çok soru çözebilir.  Meselâ, öğrencinin tarih ve coğrafya gibi derslerden 100 soru sorulduğunu düşünelim. Eğer öğrenci, önce cevap anahtarına bakarak, hiç okumadan bu 100 sorunun cevaplarını işaretleyip, sonra 100 doğru cevaplı soruyu birkaç defa okursa, hem konuyu anlamış hem de çıkabilecek soruların nasıl olduğunu ve nasıl cevap verebileceğini öğrenmiş olur. Bu şekilde öğrencinin beyni yanlış şıklar ile karışmaz ve doğruya odaklamış olur. Öğrenciler denemesini yapsınlar. Peygamberimiz (asm) geldiğinde, Allah bir, bende O’nun elçisiyim, dedi. Lat bâtıl, uzza batıl, şu bâtıl, bu bâtıl gibi olumsuz ve yanlış şeylerle uğraşmadı, çünkü yanlışlar sınırsızdır öğrenilmez ve öğrenmeye de gerek yoktur. Bir şeyin kötü olduğunu göstermek için, illâ da insanı, bu kötü şeye bulaştırmak gerekmez.

Okunma Sayısı: 1346
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı