"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasetin verdiği zararlar

Osman KOYUNCU
29 Haziran 2019, Cumartesi
Ormanlardaki ağaçlar kuruyup yaşlandıkları zaman kesilirler ve yeni fidanlar dikilerek ormanlar yenilenir.

Bunun gibi hak dinler de insanlığın olgunlaşmasıyla peygamberler eli ile yenilenirler. Hz. Muhammed’den (asm) sonra peygamber gelmeyeceğinden, oluşan yanlış anlayışlar, genelde Peygamberimizin (asm) soyundan gelen mücedditler ile düzeltilir. 

Siyasetin, İslâm’a verdiği zararı anlamak için şu üç nokta çok iyi bilinmelidir:

1- Hz. Ayşe validemiz ile Hz. Ali (ra) arasındaki Cemel vak’asıdır. Bu savaş adaleti izafiye (kısmı adalet) ile adaleti mahzanın (tam adalet) mücadelededir. Hz. Ali Efendimiz diğer üç halife dönemindeki gibi adaleti mahzayı esas almak istedi, Hz. Ayşe Validemiz bunun bu zamanda mümkün söyleyerek adaleti izafiyeyi esas aldı. Hz. Ali Efendimiz daha haklı olmasına rağmen mağlûp oldu, bu bir içtihat mücadelesidir.

2- Hz. Ali ile Hz. Muaviye arasındaki mücadeledir ki bu da hilâfet ve saltanatın mücadelesidir. Hz. Ali Efendimiz hilâfetin, Hz. Muaviye ise saltanatın mücadelesini yaptı. Haklı olan Hz. Ali Efendimiz yine mağlûp oldu. Saltanat bu ümmetin başına musallat oldu.

Elbette saltanatın bazı dönemlerinde büyük hizmetler olmuştur. İslâmiyet’in inkişafını, saltanat dönemleri ile değil de Asr-ı Saadette iman, hukuk ve hürriyet anlayışı ile kıyaslamalıdır. İnsanın değeri, iman, adalet, hürriyet ve hukuktaki üstünlükleridir. 

3- Hz. Hüseyin ve zalim Yezid’in mücadelesidir ki bu da ümmet anlayışı ise ırkçılığın mücadelesidir. Yine haklı olan Hz. Hüseyin Efendimiz mağlûp oldu, batıl galip geldi. Bütün bunlar gösteriyor ki siyaset yani makam işin içine girince kavga başlıyor. Hükmetmekteki zevk, başka şeylerle yoktur. Baba, oğlunu, oğlu babasını makam için öldürebiliyor. Peygamberimiz  (asm) “size iki şey bırakıyorum, onlara sarıldığınız müddetçe sapmazsınız. Allah’ın kitabı ve Al-i Beytim.

Peygamberimizin (asm) tarifine göre din, Allah için sevmek ve Allah için nefret etmektir. Mevhumu muhalifi ile şöyle düşünülebilir ki sevgi ve nefret başka şeyler için olursa imanın kaybedilmesi tehlikesi vardır. Bugün sevgi, siyaset ve menfaat üzerine kurulmuştur. Fani, geçici şeyler ve siyaset için büyük imtihanı kaybetmek akıl kârı olabilir mi? Bediüzzaman siyaset sevgisini şöyle açıklıyor. “Kim fasık (günahkâr) siyasetdaşını, mütedeyyin (dindar) muhalifine, sû-i zan (kötü zan) bahaneleriyle tercih etse, muharriki (ateşli bir) siyasetçiliktir. Hem umumun mâl-ı mukaddesi (umumun mukaddes malı olan din) olan dini, inhisar zihniyetiyle (kendine has görmesi) kendi meslektaşlarına daha ziyade has göstermekle, kavi bir ekseriyette (diğer siyasi kitlede) dine aleyhtarlık meyli uyandırmakla nazardan düşürmek ise, muharriki (ateşli bir) tarafgirliktir.” (İlk Dönem Eserleri, s. 336)

Risale-i Nur ve ondan tam ders alan biz şakirtleri, değil dünya siyasetlerine, belki bütün dünyaya karşı da Risale-i Nur’u âlet edemeyiz ve şimdiye kadar da etmemişiz. (Kastamonu L. s. 296)

Evet, bu zamandaki siyaset, kalpleri ifsat edip (bozup) ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalp ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı. (Sıkke-i Tasdik-i Gaybi, s. 269)

Selef-i Salihînden (sahabe ve tabiin) başka, siyasetçi, ekserce tam muttaki (takvalı) dindar olamaz. Tam ve hakikî dindar, müttakî (takvalı) olanlar, siyasetçi olmazlar. Yani, maksad-ı aslî siyasetini yapanlarda (asıl işleri siyaset olanlar) din, ikinci derecede kalır, tebeî (dolaylı) hükmüne geçer. (Emirdağ Lâhikası, s. 87)

Sonuç: Kur’ân’ın hükümleri her zaman geçerlidir. Hz. Nuh’a (as) kâfirler, mana olarak ‘sana makam sahibi olmayan ve fakirler inanıyor’ deyip alay ediyorlardı. Bu âyete, işaret olarak bildiriyor ki ahir zamanda aşırı zenginler ve makam sahiplerinin bir kısmı gerçek iman ve İslâm’a girmeyecek belki münafıkça İslâm’ı kullanacaklar.

Okunma Sayısı: 975
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    29.6.2019 10:54:59

    Güzel bir yazı.Allah razı olsun.Muharrik; tahrik edicisi, hareket ettireni.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı