Bu senenin ilk ayında “Anıtkabirdeki aslanlı yolun sırrı ne?” başlıklı bir yazı yazmıştık.
Yazının özünü teşkil eden kısmında şöyle demiştik: ”...Geçen aylarda, yine böyle bir merasim esnasında, bütün devlet ricâlinin yürüdüğü ‘aslanlı yol’ ile alâkalı olarak TV spikerinin anlattığı bir şey dikkatimizi çekmiş ve çok hayret etmiştik. Spikerin ifadeleri aynen şöyle: ‘Aslanlı yolun sırrı ne? Taşlar Ata’ya yürüyenlerin başını ‘öne eğiyor’. Aslanlı yolun taşları, Ata’nın huzuruna çıkanların ‘başının öne eğik’ olması için 5 santimlik çim boşluğu bırakılarak döşenmiş.’
İnsanlar, araları 5 cm boşluk bırakılarak döşenen taşlarda yürürken, düşmemek için yere bakıyor. Böylelikle başlar zorla yere eğilmiş ve ‘Ata’ya saygı’ sağlanmış oluyor! Tam bir güler misin, ağlar mısın misâli.”
İşte o yazıda ifade ettiğimiz bu garaib durum sıcaklığını muhafaza ederken, Ankara’da bulunduğumuz o günlerde bir şeye daha muttalî olmuştuk. O da şuydu: Hani M. Kemal’in bir sözü var ya, “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” diye. Onun Akdeniz’i hedef gösterip, Yunan’ın Ege’de denize dökülmesi de başka bir şey tabii. Her neyse, öğreniyoruz ki, onun o cümlesindeki kelimeler tek tek Anıtkabir’in etrafındaki cadde ve sokaklara isim olarak verilmiş.
Kırk küsur sene önce Ankara Maltepe’de bulunan, şimdiki Gazi Mühendislik Fakültesinde okurken, mahallemizle okulun bulunduğu Maltepe-Anıttepe (tabii bu semtin adı da, Anıtkabir orada olduğundan, ona izafeten verilmiş) arasında çalışan belediye otobüsü ile oralardan çokça gelip geçerdik. Ve orada, anıtkabirin önünden geçen “Akdeniz Caddesi”nden kim bilir kaç kere geçmişizdir. Ama hiç aklımıza gelmezdi, “Oranın adı niye Akdeniz Caddesi?” diye.
İşte Ankara’da bulunduğum bu senenin başında, o durumu öğrendikten sonra, üşenmedim baktım, gerçekten de “Akdeniz Caddesi”nden başlayıp, isimleri; ”ordular”, ”ilk”, “hedef”, ”ileri” ismindeki cadde ve sokakları görünce şaşırdım. Yıllardır gelip geçtiğimiz bu cadde ve sokakların isimlerini görüyorduk, ama hiç böyle bir şey aklımıza gelmiyordu. Türkiye’nin her tarafındaki “Atatürk, Gazi, Gazi Mustafa Kemali, Mustafa Kemal, Kemal Paşa” vs. gibi isimler yetmezmiş gibi, bir de onun söylediği bir cümlenin kelimelerini cadde ve sokaklara isim olarak koymak, doğrusu şaşırtıcı bir şey.
Belki “Acaba?” diyenler de olabilir. Ama bunun ispatı çok kolay. Ankara’da bulunanların bizzat gözleriyle müşahede etmeleri mümkünken, artık bu zamanın teknolojisi, oturduğunuz yerden de o bilgiye ulaşmanızı sağlıyor. “Google earth”ten taradığınız zaman, o cadde ve sokak isimlerini görmeniz mümkün.
Eee, neredeyse kudsiyet atfedilecek birinin bu kadar zihinlere çakılarak herkese dayatılması da, herhâlde sadece bizde görünen bir şey olsa gerek…