"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsanın, insandan kaçtığı gün...

31 Ekim 2020, Cumartesi
Abese Sûresi, 34-36 âyetlerinden ilhamen aldığımız bu başlıkta, kıyametin dehşeti anlatılırken, meâlen şöyle buyuruyor Rabbimiz: “O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından kaçar.”

Daha henüz kıyamet kopmadı, ama bugünlerde adeta, âyette bahsedilen vaziyetlerin küçük bir numunesini yaşıyoruz.

Bir seneye yakındır dünya gündemine giren ve sekiz aydır da Türkiye’yi çok cihetlerle sarsan bu koronavirüs sebebiyle, o ilk günlerde, bir kaç makale yazmış ve kıyamet benzerini de orada ifade etmiştik. Hani, belki bir kaç ayda biter zannıyla, fazla da o mevzuyu dillendirmek istemedik. Ama baktık ki, vaziyet öyle değil. Bu umumî dünya afâtı, hâlâ devam ediyor ve ne zaman biteceğini de ancak o virüsün dizginlerini elinde tutan Allah’tan başka kimse bilmiyor.

İşte, o ilk günlerde; sokakta, caddede yürürken müşahede ettiğimiz bazı vaziyetleri yazmamıştık. Bugün aynı hâl devam ettiğinden bahsedelim dedik.

Yahu, gözle görülmeyen, pek öyle ağırlığı da olmayan bu virüs, insanları ne hâle getirmiş öyle? Birçok kimsede tedirginlik, evhamlı insanlarda korku, hele bir de bu insanların, karşısından biri gelince yolunu değiştirip, yüzünü öbür tarafa dönüp, bir vebalıdan kaçışı gibi, hızla hemcinsleri olan insanlardan kaçıp uzaklaşması bize bu Abese Sûresi’nde geçen âyetleri hatırlattı. İnsanlar aynen öyle birbirinden kaçıyordu.

Kâinata bir nizam ve intizam veren Allah, sonradan; zalim, harîs, bencil insanlar tarafından bu intizamın bozulmasına, âlem tabakalarında dönen dolapların hareketine muhalif hareket etmesine, fazla müsaade etmiyor, bir nev’î âfât v.s. ile insanları îkaz edip, intibaha getirmek istiyor.

İşte bu insanları birbirinden kaçırıp uzaklaştıran, yabanîleştiren virüs vasıtasıyla Allah, çok hikmetler beyan ediyor, îkaz ediyor, ama maalesef anlayan çok az.

Bakıyoruz da şöyle, sanki hiçbir şey olmamış gibi, herşey eskisi gibi, birçok kimse bu hadiseden ibret ve ders alıp, kendisine çeki- düzen verip intibaha gelmiyor, uyanmıyor. Yine “eski tas, eski hamam” misâli; zulümler, cinayetler, kardeşler arası ve geniş mânâdaki hak-hukuk ihlâlleri, bazı esnafın, kapalı oldukları zamanlardaki zararlarını milletten çıkarma hesabı... Bunlar nereye kadar devam edecek, ne zaman uyanacak bu gibi insanlar?

Şimdiye kadar, ölümün bu kadar yaklaştığı, burun buruna geldiğimiz görülmüş bir şey mi? İnsanlar, “pat, pat” dökülüp giderken, ölümün kendilerine gelmeyeceğini mi zannediyorlar?

Allah böylelerine; iz’an, feraset, akıl, fikir versin... Yoksa, kafalarına tokmakla vurulduğu an, iş işten geçmiş olur. 

Okunma Sayısı: 1426
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Necati

    1.11.2020 00:12:31

    Ilahi ikazlar bütün şiddeti ile devam ederken, hala ders almamakta direnenler, Türkiyemizde ve dünyada devam eden zulumlere hala alkiş tutmaya devam edenler, inşallah bir an önce akıllarını başlarına alırlar. Hakkı hakikatı zalimlerin yüzune karşı söyleyebilen tek cemaat olan Yeni Asya'nın bu sözlerine insallah artık kulak verirler de bu ikazkarda son bulur. Yoksa Allah korusun daha büyük müsibetlete maruz kalabiliriz. Mazlumları ahı arşa yükselmeye devam ediyor çünkü...

  • Abdulkadir

    31.10.2020 16:00:30

    Osman ağabeyim;son zamanlarda meydana gelen zelzeler de,insanların evlerinden ve birbirlerinden nasıl uzaklaştığının da,abese sûresiyle bağdaşır tarafı yok mudur?Herkes kendi canını kurtarma derdinde olur,o anda.Peki o dehşet verici güne hazırlıklı mı insanoğlu,Allah bilir...

  • Mehmet 16

    31.10.2020 09:54:59

    Maşallah Osman abi güzel bir yazı Allah razı olsun

  • Oğuz Yiğiter

    31.10.2020 09:10:28

    Allah razı olsun. Çok güzel bir tefekkür penceresi. Bu musibet penceresi de, emsali diğer deprem ve sair musibetler gibi 18. Söz'ün mealini okutturup tefsir ediyor gibi. İnşaallah bu mânevî kış ve fırtınaların arkasından ; mânevî güzel bahar çiçekleri açar diye Rabbimizden ümit ve temenni ediyoruz...

  • Hilal

    31.10.2020 05:55:56

    Çok haklı ve doğru yazmışsınız Osman abi. Devekuşu misali, kafasını kuma sokan insanlara, Allah basiret versin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı