"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Günah-ı kebîreyi işleyen nasıl mü’min kalabilir?

Risale-i Nur'dan
26 Kasım 2023, Pazar
YEDİNCİ İŞARET

Sual: Mutezile imamları, şerrin icadını şer telâkki ettikleri için küfür ve dalâletin hilkatini Allah’a vermiyorlar. Güya onunla Allah’ı takdis ediyorlar! “Beşer kendi ef’alinin hâlıkıdır” diye dalâlete gidiyorlar. Hem derler: “Bir günah-ı kebîreyi işleyen bir mü’minin imanı gider. Çünkü Cenab-ı Hakka itikad ve Cehennemi tasdik etmek, öyle günahı işlemekle kabil-i tevfik olamaz. Çünkü dünyada gayet cüz’î bir hapis korkusuyla kendini hilâf-ı kanun her şeyden muhafaza eden adam, ebedî bir azab-ı Cehennemi ve Hâlık’ın gazabını nazar-ı ehemmiyete almayacak derecede büyük günahları işlerse, elbette imansızlığa delâlet eder.”

Elcevap: Birinci şıkkın cevabı şudur ki: Kader Risalesinde izah edildiği gibi, halk-ı şer, şer değil; belki kesb-i şer, şerdir. Çünkü halk ve icad umum neticelere bakar. Bir şerrin vücudu çok hayırlı neticelere mukaddeme olduğu için o şerrin icadı, neticeler itibarıyla hayır olur, hayır hükmüne geçer. Meselâ ateşin yüz hayırlı neticeleri var. Fakat bazı insanlar, sû-i ihtiyârıyla ateşi kendilerine şer yapmakla, “Ateşin icadı şerdir” diyemezler. Öyle de, şeytanların icadı, terakkiyat-ı insaniye gibi çok hikmetli neticeleri olmakla beraber, sû-i ihtiyârıyla ve yanlış kesbiyle şeytanlara mağlûp olmakla, “Şeytanın hilkati şerdir” diyemez. Belki o, kendi kesbiyle kendine şer yaptı.

Evet, kesb ise, mübaşeret-i cüz’iye olduğu için hususî bir netice-i şerriyenin mazharı olur; o kesb-i şer, şer olur. Fakat icad umum neticelere baktığı için icad-ı şer, şer değil, belki hayırdır. İşte Mutezile bu sırrı anlamadıkları için “Halk-ı şer, şerdir ve çirkinin icadı çirkindir” diye, Cenab-ı Hakkı takdis için şerrin icadını ona vermemişler, dalâlete düşmüşler, “Ve bilkaderi hayrihî ve şerrihî” [Kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmak] olan bir rükn-ü imaniyeyi tevil etmişler.

İkinci şık ki, “Günah-ı kebîreyi işleyen nasıl mü’min kalabilir?” diye suallerine cevap ise: 

Evvelâ, sâbık işaretlerde onların hatası kat’î bir surette anlaşılmıştır ki tekrara hacet kalmamıştır. Saniyen, nefs-i insaniye, muaccel ve hâzır bir dirhem lezzeti, müeccel, gâib bir batman lezzete tercih ettiği gibi, hâzır bir tokat korkusundan, ileride bir sene azaptan daha ziyade çekinir.

Hem insanda hissiyat galip olsa, aklın muhakemesini dinlemez. Heves ve vehmi hükmedip, en az ve ehemmiyetsiz bir lezzet-i hâzırayı ileride gayet büyük bir mükâfata tercih eder. Ve az bir hâzır sıkıntıdan, ileride büyük bir azab-ı müecceleden ziyade çekinir. Çünkü tevehhüm ve heves ve his, ileriyi görmüyor, belki inkâr ediyorlar. Nefis dahi yardım etse, mahall-i iman olan kalp ve akıl susarlar, mağlûp oluyorlar. Şu halde, kebairi işlemek imansızlıktan gelmiyor, belki his ve hevesin ve vehmin galebesiyle akıl ve kalbin mağlûbiyetinden ileri gelir.

Lem’alar, 

On Üçüncü Lem’a, s. 159

LÛ­GAT­ÇE:

ef’al: fiiller.

hâlık: yaratan; Allah.

halk: yaratma.

halk-ı şer: şerrin, kötülüğün, yaratılması, var edilmesi.

hilkat: yaratılış.

gâib: görünmeyen, göz önünde bulunmayan, hazırda olmayan.

günah-ı kebîre: büyük günah.

kabil-i tevfik: uygun olabilir, uyar, bağdaştırılabilir.

kesb: kazanma; işleme.

kesb-i şer: şerri, kötülüğü işleme.

mahall-i iman: imanın bulunduğu yer.

muaccel: peşin, hemen verilen.

mübaşeret-i cüz’iye: az ve sınırlı bir temas.

müeccel: sonraya bırakılmış, ertelenmiş.

terakkiyat-ı insaniye: insanlığın yükselmesi, ilerlemesi, gelişmesi.

tevehhüm: vehimlenme, gerçekte var olmayanı var zannetmekle ümitsizliğe ve korkuya kapılma.

Okunma Sayısı: 1783
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk çalık

    26.11.2023 20:26:11

    "Hem insanda hissiyat galip olsa, aklın muhakemesini dinlemez. Heves ve vehmi hükmedip, en az ve ehemmiyetsiz bir lezzet-i hâzırayı ileride gayet büyük bir mükâfata tercih eder. Ve az bir hâzır sıkıntıdan, ileride büyük bir azab-ı müecceleden ziyade çekinir. " Hissiyat, hazır lezzet sonrasında sıkıntı, ceza olarak döndüğünü bir kez daha ispat ediyor mezkûr pasaj.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı