"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Muhabbeti en evvel Allah’a vermeli

Risale-i Nur'dan
09 Aralık 2021, Perşembe
NOKTA

Gafletten neş’et eden dalâlet, pek garip ve acibdir, mukareneti illiyete kalbeder. İki şey arasında bir mukarenet olursa, yani daima beraber vücuda gelirlerse, birisinin ötekisine illet gösterilmesi, o dalâletin şe’nindendir. Halbuki devamlı mukarenet illiyete delil olamaz.

NÜKTE

Arkadaş!

”Na’büdü”deki [Kulluk ederiz] nun’un ifade ettiği cem’ ve cemaat, fikri ve kalbi ayık olan musallînin nazarında sath-ı arzı bir mescid şekline getirir. Ve bütün mü’minlerden teşekkül etmiş, şarktan garba kadar dizilmiş safları hâvî o cemaat-i kübra içinde namaz kıldığını ihtar ettirir.

Ve keza, “Lâ ilahe illallah” olan kelime-i zikriyeyi bir insan vird-i zeban ettiği zaman, zamanı bir halka-i zikir tahayyül etmekle, o halkanın sağ tarafı olan mazi cihetinde enbiyanın, sol tarafı olan istikbal cihetinde de evliyanın oturup cemaatle zikrettiklerini ve kendisi de o cemaat-i uzma içinde bulunarak, şu kubbe-i minayı dolduran yüksek, İlâhî ve tatlı sedalarına iştirak ettiğini tahayyül etsin. Kuvve-i hayaliyesi daha keskin olanlar da kâinat mescidinde bütün masnuatın teşkil ettikleri halka-i zikirlerine girsin, şu fezayı velvelelendiren o sedaları dinlesin.

NOKTA

Cenab-ı Hakk’ın masivasına yapılan muhabbet iki çeşit olur: Birisi yukarıdan aşağıya nâzil olur, diğeri aşağıdan yukarıya çıkar. 

Şöyle ki: Bir insan, en evvel muhabbetini Allah’a verirse, onun muhabbeti dolayısıyla, Allah’ın sevdiği her şeyi sever. Ve mahlûkata taksim ettiği muhabbeti, Allah’a olan muhabbetini tenkis değil, tezyid eder.

İkinci kısım ise en evvel esbabı sever ve bu muhabbetini Allah’ı sevmeye vesile yapar. Bu kısım muhabbet, topluluğunu muhafaza edemez, dağılır. Ve bazen de kavî bir esbaba rastgelir, onun muhabbetini mana-yı ismiyle tamamen cezbeder, helâkete sebep olur. Şayet Allah’a vâsıl olsa da, vusulü nâkıs olur.

NÜKTE

”Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, onun rızkını vermek Allah’a ait olmasın. (Hud Sûresi: 6) ” âyet-i kerîmesiyle, rızık taahhüt altına alınmıştır. 

Fakat rızık dediğimiz, iki kısımdır: Hakikî rızık, mecazî rızık; yani zarurî var, gayr-i zarurî var.

Âyetle taahhüt altına alınan, zarurî kısmıdır. Evet, hayatı koruyacak derecede gıda veriliyor. Cisim ve bedenin semizliği ve zaafiyeti, rızkın çok ve az olduğuna bakmaz. Denizin balıkları ile karanın patlıcanları şahittir. Mecazî olan rızık ise ayetin taahhüdü altında değildir, ancak sa’y ve kisbe bağlıdır.

Mesnevî-i Nuriye, s. 86

LÛ­GAT­ÇE:

esbab: Sebepler, vasıtalar.

illiyet: Bir şeyin asıl sebebi olmak. 

kalbetmek: Çevirmek, dönüştürmek.

kisb: Çalışıp, kazanma.

mana-yı ismî: Bir şeyin bizzat kendisine bakan ve kendisini tanıtan manası.

masiva: Allah’tan başka bütün varlıklar.

mukarenet: İki şeyin bitişmesi, beraber olması, birlikte varlık sahasına çıkması.

musallî: Namaz kılan.

sa’y: İş, çalışma, çabalama.

tenkis: Noksanlaştırma.

tezyid: Arttırma, çoğaltma.

vird-i zeban: Dilde tesbih, sık sık tekrar edilen duâ, devamlı okunan zikir.

vusul: Ulaşma, erişme.

Okunma Sayısı: 1431
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    9.12.2021 11:55:17

    ”Na’büdü”deki [Kulluk ederiz] nun’un ifade ettiği cem’ ve cemaat, fikri ve kalbi ayık olan musallînin nazarında sath-ı arzı bir mescid şekline getirir. Ve bütün mü’minlerden teşekkül etmiş, şarktan garba kadar dizilmiş safları hâvî o cemaat-i kübra içinde namaz kıldığını ihtar ettirir." Bazen tek kelime büyük açılımlara vesiledir. Biz kelimesinin namaz ve diğer müslümanlar olan etkisini okudukça hayret ediyor ve daha bir şevkle namaz kılma hissi uyanıyor. Bilgi çok önemli. Onun için Risale okunmalı.

  • H.ibrahim Karahan

    9.12.2021 04:30:53

    Allah razı olsun

  • H.ibrahim Karahan

    9.12.2021 04:30:32

    Allah razı olsun

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı