"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öğretmen çağının velisidir

27 Kasım 2021, Cumartesi
Gazetemiz yazarlarından Misbah Eratilla ile Efsus Yayınlarından çıkan “Öğretmenin Selâmı Var” kitabı üzerine konuştuk.

- Yıllardır Yeni Asya’da hikâyeleriniz yayınlanıyor. 2019 yılında Kırmızı Kurdele’nin Sırrı, 2020 yılında da Kayıp Çocuklar kitabınızla okuru selâmlamıştınız. Şimdi de Öğretmenin Selâmı Var isimli öykü kitabınız yayımlandı. Şu ana kadar okurun ilgisi nasıl?

Kitaplarım beklediğimin üstünde ilgiyle karşılandı. Böyle olunca yayınevi de yenilerini basmak için talepte bulundu. Kırmızı Kurdele’nin Sırrı 2019 yılı sonunda basıldı ve bir yıl içinde tükendi. Kısa süre önce de ikinci baskısı yapıldı. Kayıp Çocuklar kitabının da ikinci baskısının hazırlıklarına başladık. Bir ay önce de Öğretmenin Selâmı Var kitabı basıldı. Şimdi de Böyle Buyurdu Babam isimli dördüncü kitabımızın hazırlıklarını bitirdik. O da 2022 yılının Ocak ayında yayımlanacak inşallah.

- Üç kitabınıza birlikte bakıldığında seri kitaplar gibi algılanıyor. Yanılıyor muyuz?

Dört kitapta birbiriyle bağlantı, seri kitaplar. Yaklaşık 40 küsur yıldır öğretmenlik yapıyorum. İlk kitabım Kırmızı Kurdele’nin sırrı daha çok ilkokul çocuklarıyla ilgili hikâyelerden oluşuyordu. Kayıp Çocuklar ise ortaokul öğrencilerinin hikâyelerine yer veriyordu. Öğretmenin Selâmı Var kitabı ise öğretmenlerin merkezde olduğu hikâyelerden oluşuyor. Yakında yayımlanacak Böyle Buyurdu Babam kitabı ise daha çok lise hikâyelerinden oluşuyor. Kitaplarda her ne kadar kahramanların yaş grupları farklı olsa da anlatım herkese hitap edecek şekilde kurgulandı. Dolayısıyla kitaplarımızı her yaş ve meslek grubundan insan okuyabilir.

- 40 Peygamberimiz de (asm) kendini öğretmen olarak tarif ediyor. O’nun (asm) izinden giden Bediüzzaman öğretmenlere çok önem veriyor. Peygamberimiz (asm) ve Bediüzzaman üzerinden gidersek çağımızda öğretmen ne anlam ifade ediyor?

Hz. Peygamberin (asm) hadislerinde ve bu asrın bir tefsiri olan Risale-i Nur’dan yola çıkarak gerçek eğitimin ve öğretmenin nasıl olabileceği rahatlık görülebilir. Bediüzzaman’ın talebelerine yazdığı mektuplarda, onlara nasıl hitap etmesi gerektiği her öğretmenin incelemesi gereken önemli bir kaynaktır. Ayrıca Bediüzzaman’ın Hutbe-i Şamiye eserinin giriş kısmında insan psikolojisi açısından çok önemli hitap ve diyaloglar var. Bediüzzaman ile ilgili hatıralar okuduğunda karşısındaki kişiye çok önem verdiği ve önemli biri olduğunu ona hissettirdiğini görürsünüz. Ziyaretine gelenlerle yaptığı sohbetlere bakıldığında gerçek bir eğitimcide olması gereken diyaloğu görürsünüz. Ziyaretine gelenlerle “Seni Abdulmecid, Abdurrahman yerine kabul ediyorum.” gibi sözlerle hitap etmesi bu anlamda ilginçtir. Zaten öğretmenin olmazsa olmazı öğrenciye kendini değerli hissettirmesini sağlamak ve onu gerçekten samimî sevdiğine inandırmaktır. Risale-i Nurlar’ın bütün sayfaları insanın yeryüzü halifesi olduğunu anlatmaktadır.

- Öğretmenin Selâmı Var kitabını yazmaya sevk eden şey neydi?

Değeri çok sonra anlaşılan öğretmeni anlatmak istedim. Öğretmenin öğrenciyi eğitirken neler yaşadığını ve yıllar sonra yüreğine dokunduğu öğrencide neler değiştiğini yaşanmış hikâyelerle anlatmak istedim. Öğretmenliğin sınıfa girip çıkmakla yapılan bir meslek olmadığını, günün 24 saatinde öğrencisi için arayışta olan biri olduğunu yine yaşanmış hikâyelerle dile getirdim. 

Ayrıca onun için daha güzel neler yapabilirim düşüncesini ömrünün son anına kadar yaşayan biri olarak öğretmeni anlattım. Bediüzzaman, “Âlim-i mürşit koyun gibi olmalı; kuş gibi olmamalı. Koyun kuzusuna süt, kuş yavrusuna kay (kusma) verir.” sözünden yola çıkarak öğretmen öğrencisine okuduğu kitaplarda süt gibi faydalı bilgileri vermeye çalışması gerekir. Öğrencisini yıllar sonra da olsa nerelerde olduğunu araştırarak mutluluğunu ve üzüntüsünü paylaşandır. Bu zamanın öğretmenlerinin anne babadan daha çok öğrencilerin hayatına dokunduğunu örnek hikâyelerle anlatmaya çalıştım. Ayrıca bir ülke geleceğinin aydınlık olması için öğretmenini iyi yetiştirmesi öncelikler arasında olmalı. 

Geçenlerde şöyle bir haber okumuştum. Haberde bir ülkenin yetkili birisi, “Ekonominiz iyi ise bütçenin yüzde yirmi beşini eğitime ayırın. Ekonominiz kötüyse bütçenin yüzde ellisini ayırın.” diyordu. Bu sözlerle eğitimin ülkelerin hayatında ne kadar çok önemli olduğunu anlatmıştı. İşte Öğretmenin Selâmı Var hikâyelerimle ülkenin aydınlığı için öğretmenlerin ne denli önemli olduğunu anlatmak istedim.

- Kitapta sizi en çok etkileyen hikâyeler hangisiydi?

Öğretmeni anlatan hikâyeler genelde beni çok etkiler. Kitaptaki “Babamın Arkadaşı” hikâyesi beni daha çok etkiledi. Ardından “Öğretmenin Selâmı Var” hikâyesi. Bu hikâye öğretmeni zirveye taşıyan bir hikâye oldu. Esasına bakılırsa hikâyeler aralarında pek bir ayırım yapamıyorum.

- Son yıllarda ülkemizde okuma oranı düşüyor. Bir öğretmen-yazar olarak manzarayı nasıl görüyorsunuz. Okuyucuya ve yazara düşen görevler nelerdir?

Kitap okumak hiçbir mesleğe has bir iş değil. Kim iç dünyasını beslemek istiyorsa kitap okyanusunda yüzmelidir. Mesleğinde başarılı olmak isteyen kitap okuyarak başarısını perçinleyebilir. Hayatta vazgeçilmez biri olmak istiyorsak kitabın dünyasında gezmek gerekir. Dünya ile yarışmak isteyen ülkelerin yapacakları ilk iş kitap okuyarak yola çıkmalarıdır. Kitaplar toplumdaki tolerans, saygı, nezaket ve anlayışı geliştirir. Az kitap okuyan toplumların davranışlarında şiddet, anarşi, tahammülsüzlük, saygısızlık ve nemelâzımcılık hep önde olmuştur.

- Hikâyelerinizde Ömer Seyfettin ve Sait Faik tadı olmakla birlikte muhteva olarak Bediüzzaman etkisi çok fazla hissediliyor.  Bediüzzaman, hikâyelerinizin neresinde duruyor? Risale-i Nur üslûbunuza nasıl şekil veriyor?

Gençlik yıllarımdan beri Risale-i Nur okumalarım ve araştırmalarım ruh dünyamı çok etkiledi. Bediüzzaman’ın konuyu anlatmadan önce hikâyelerle giriş yapması konuyu açıklayıcı duruma getirir. Hikâye diliyle anlatmak, okumayı ve anlamayı kolaylaştırır. Nitekim Risale üslûbundan etkilenerek yazdığım hikâyelerle anlattığım konuların çok okunduğunu gördüm. Daha sonra okuduğum kitapları Risale-i Nur süzgecinden geçirerek geniş bir yazma alanım oldu.

- Yeni Asya’da yayımlanmasına rağmen kitaplarınıza girmemiş hikâyeler var. Bunları ne zaman yayımlayacaksınız?

Yukarıda da belirttiğim gibi daha çok lise talebelerinin hikâyelerini ihtiva eden Böyle Buyurdu Babam 2022 yılı başında çıkacak. Ardından Başarı Hikâyeleri çıkacak. Serinin son kitabı Çocuk Psikolojisi üzerine hikâyeler olacak. Uzun yıllardır kurguladığım hikâyelerim var. Bir an önce sırayla yayınlamayı düşünüyorum.

- Yeni Asya okurunun en çok merak ettiği sorumuzu soralım o halde. Bediüzzaman ve talebeleri hakkında yaşanmış hikâyeler yayımlıyorsunuz. Bunları da kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz?

Esasında en çok istediğim buydu, ama yayınlayamadım. Bu hayalimi bir an önce gerçekleştirmek için hazırlıklarımı yaptım. İnşallah kısa süre içinde yayınlanmayı düşünüyorum.

- Okurlar kitaplarınızı nereden temin edebilir?

Kitap internet üzerinden temin edilebilir.

- Başarılarınızın devamını diliyoruz. Bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Ben de teşekkür ederim.

RÖPORTAJ: ERHAN AKKAYA

Okunma Sayısı: 1398
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Basri Özdemir

    28.11.2021 22:16:16

    Allah razı olsun tebrikler eserlerinizin devamını diler s.v.s.

  • Mehmet Emin Bozkuş

    28.11.2021 17:51:41

    Harika....

  • ihsan

    27.11.2021 18:27:22

    Allah razı olsun. kaleminiz kuvvet bulsun, hocam.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı