"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gerçekten ‘hademe’ miyiz?

Sebahattin YAŞAR
14 Aralık 2020, Pazartesi
Bir toplulukta farklı, renkli, çeşitli güzelliğin temsil edildiği kabiliyetlerle karşılaşmak ne büyük bir zenginlik.

Kimi adaleti, kimi merhameti, şefkati, ihlâsı, itidali temsil eden fertlerin içinde olmak ne büyük bir bahtiyarlık. Şahs-ı manevî olan bir bütünün parçası olmak ne kadar anlamlı. Bu güzel ve anlamlı dağılım, her ferdi anlamlı hale getirir.

Bediüzzaman Hazretleri, İhlâs Risalesi’nde hizmet teşekkülünü bir fabrikaya, bir vücudun azalarına benzetir. Başka hiçbir izah yapılmasa dahi, fabrikanın çarklarının, vücudun azalarının birbiri ile münasebeti tam bir hakikat dersi.

Göz ile elin, ayak ile dilin, akıl ile kalbin birbiri ile münasebeti hayatı daha kolay ve anlamlı yaşayabilmek için olduğu açıktır. Fabrikanın çarkları da öyle değil mi? Bir düğme olmasa fabrika çalışmayacak, bir küçük çark olmasa büyük çark harekete geçmeyecek. Yani biri diğerinin varlığını anlamlı kılıyor. Konunun iman ve Kur’ân hizmetinde fertlerin varlığını anlamlı kılan bir bağlamda ele alınması çok manidar. Risale-i Nur Talebelerinin, ‘sahil-i selâmet olan Darü’s-selâm’a ümmet-i Muhammediyeyi (asm) çıkaran bir sefine-i Rabbaniyede çalışan hademeler’ olarak nitelendirilmesi, hizmet edilen değil, hizmet eden hayat tarzını gündeme getiriyor.

Dinimizde, ‘milletin efendisinin ona hizmet eden olarak’ ifade edilmesi ve Peygamberimizin de (asm) bu tarzı hayatında yaşayarak göstermesi ibretlik değil mi?

Silifke’den kıymetli Danyal Abimiz, telefonda, ‘Biz okuldaki hademe gibiyiz kardeşim.’ diyor ve hademeliğin ne olduğuna dikkatleri çekiyor. ‘Hademe’ diyor; ‘Tayin isteyemez, iş beğenmemezlik yapamaz, okulu erkenden o açar, okulu o kapatır, çevreyi o temizler, koruyup kollar, bir makamı, bir mevkii yoktur, maaşına itiraz etmez, bir beklentisi yoktur. Bütün varlığı okulda işlerin düzenli yürümesidir.’

Bediüzzaman’ın has talebeleri de ‘hademe’lik yapmışlardır. Hademeliği, en büyük ve en önemli vazife görmüşlerdir. İhlâsla, sadâkatle şahs-ı manevî içinde, ücretini sadece Allah’tan bekleyerek hademelik hizmetine talip olmak ne büyük bir bahtiyarlık. O bahtiyarlardan olmak duâlarıyla.

Okunma Sayısı: 2637
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı