"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tarihî Harran şehrine yolculuk - Güneydoğu izlenimleri-2

Mustafa Gönüllü
05 Mayıs 2026, Salı
Urfa’da Harran Üniversitesi’nde okuduğum dönemde hiç ziyaret edemediğim Harran ilçesi ilk durağımız oldu. Oraya vardığımızda tabiî ki ilk uğrayacağımız yer Hayatü’l-Harranî Hazretleri ya da asıl ismiyle Hayat bin Kays el-Harranî’nin türbesi oldu.

Hayatü’l-Harranî’den kısaca bilgi verecek olursak vefatı 1100’lü yıllara dayanıyor. Selâhaddin Eyyubî ve Sultan Nureddin Zengi gibi ünlü hükümdarların ziyaret edip dua istediği, vefatından sonra tasarrufu devam eden büyük velilerdendir. Harran’da yerleşmiş, uzun yıllar irşad vazifesiyle uğraşmış bir tasavvuf ehlidir.1 Risale-i Nur’da da ismi şöyle geçmektedir:

“Gavs-ı A’zam gibi, memattan sonra hayat-ı Hızırîye yakın bir nevi hayata mazhar olan evliyalar vardır. Gavs’ın hususî ism-i a’zamı ‘Ya Hayy’ olduğu sırrıyla, sair ehl-i kuburdan fazla hayata mazhar olduğu gibi; gayet meşhur Maruf-u Kerhî denilen bir kutb-u a’zam ve Şeyh Hayatü’l-Harranî denilen bir kutb-u azîm, Hazret-i Gavs’tan sonra mematları hayatları gibidir. Beyne’l-evliya meşhur olmuştur.”2

Harran’a girdikten sonra ilk önce böyle bir evliyayı ziyaret etmek gerekir diye düşündük. Harran halkı da “tasarrufunun devam ettiğini” bildikleri için sıkça o türbeyi ziyaret ediyor ve kabri başında dualar ediyorlardı. Biz gittiğimizde de gündüzün erken vakti ve hava nisbeten sıcak olmasına rağmen epey insan vardı. Zaten vakit geçtikçe daha da kalabalıklaşmıştı.

Bu gezimizde çoğu zaman, gideceğimiz yeri tanımak ve daha iyi gezebilmek için yolculuk esnasında tarihçi Talha Uğurluel’in o bölge ile ilgili gezi videosu varsa onu dinleriz. Harran’a giderken de öyle yaptık. 

Harran, 1200’lü yıllarda İslâm dünyasının başkentiymiş. Moğollar’ın saldırısı sonrası şehir yakılıp yıkılmış. Şehrin sekiz kapısı varmış ve şu an ayakta kalan kapı Halep Kapı. Biz de eski Harran’a girmek için o kapıdan yürüyerek girdik. Başta bizi Harran höyüğü karşıladı. Höyük, eski yerleşim yerlerinin zamanla toprakla örtülüp tepe biçimine gelmiş haline verilen isim.3 Orayı görünce Üstad Bediüzzaman’ın Eyüp Sultan kabristanı ile ilgili şu cümleleri aklıma geldi: 

“Bu senin etrafındaki kabristanın, yüz İstanbul, içinde vardır. Çünkü yüz defa İstanbul buraya boşalmış. Bütün İstanbul’un halkını buraya boşaltan bir Hâkim-i Kadîr’in hükmünden kurtulup müstesna kalamazsın; sen de gideceksin.”4  Evet, o höyüğün içerisinde de yüzlerce yıllık kabirler vardır diye düşündük ve fikren bana kendi akıbetimi düşündürdü. 

Harran aynı zamanda İslâm tarihinde bir ilim şehriymiş. O eski Harran Üniversitesi’nin kalıntılarını gördük. Orada birçok âlimin yetiştiğini düşünmek oranın önemini daha da artırıyordu bizler için.  Bir minaresi kalmış olan Harran Ulu Camii’nin içerisine girdik. Orada, o tarihî yerde, çimenlerin üzerinde iki rekat namaz kılmak nasip oldu. 

Ve meşhur Harran kubbe evlerini gördük ve içlerine girdik. Günün sıcağında o evlerin içerisinde serinledik.

Turistlerin buraları görmeye gelmesi ise dikkat çekiciydi. Hatta bir turistin Koreli olduğunu öğrenmek epey şaşırttı. Kore’den Harran’ı görmeye gelinebiliyorsa, elbette buraya gelmeye imkanı olanların da gelmesi gerekir diye düşünüyorum.

—Devam edecek—

Dipnotlar:

1- https://www.yeniasya.com.tr/enstitu/hayatu-l-harrani-1185_121545

2- Barla Lâhikası, s. 180

3- Wikipedia

4- 26. Lem’a, İhtiyarlar Risalesi

Okunma Sayısı: 209
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı