"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korona ile kıyamet provası

Şükrü BULUT
01 Mayıs 2020, Cuma
Biliyorum, başlığımızın maksadını aştığını söyleyeceksiniz.

Bir kısmınız komplo teorisi ile bazılarınız da mübalâğa ile ilişkilendirecekler. Okuyucu haklıdır, kaidesiyle ‘eyvallah’ diyoruz.

Bir hastalığın mahiyeti bilinse ve teşhis konulsa; hem telâş biter ve hem de tedavi süreci başlamış olur… Fakat koronanın mahiyeti hâlâ meçhul. Nobel ödüllü tıp âlimleri bu virüsün insan müdahalesi neticesinde böyle dehşetli bir hal aldığını söylüyorlar. ABD hükümeti de bu tezi destekliyor. Nobel ödüllü Fransız Ruck Montenegro adres olarak Wuhan’daki neocon laboratuvarlarını gösterirken başkan Macron patronlarını takip ile inkâr ediyor. Millî devletlerin enstitüleri Çin’i suçlarken WHO ile Cambridge üniversiteleri Komünist Çin hükümetini temize çıkarmaya çalışıyorlar. Bu arada yetiştirdikleri bir Habeşiyi dünya sağlık örgütünün başına getirip kurumun yüzde seksen beşlik giderini karşılayan global ilâç firmaları da koronanın Çin’deki hayvan pazarından dünyaya yayıldığını iddia etmeye devam ediyorlar. Biz de herkes gibi gelişmeleri penceremizden takip etmeye devam edeceğiz. Bu yazıdaki maksadımız koronadan ziyade onun arkasındaki idarenin yürümekte olduğu hedefler olacaktır.

Dünyamızdaki yaratılış sistemlerine müdahale ile birçok denge ve düzenin bozulduğuna dair bir çırpıda bilimsel dergilerde yüzlerce makale bulabiliriz. Yaratıcının koyduğu düzeni bozmaya yönelik hazırlanan projelerden bahsediyoruz. Sizdeki tedaisi elbette gen teknolojisi, çevre, atmosfer, klonlama, yer kürenin merkezine doğru nükleer müdahaleler ve nihayet canlı hayatına biyolojik müdahale ile sınırlı kalmayacaktır. İnsanın robot derekesine düşürülmesi çerçevesinde yapılan deneylerden tutalım, toplumu “sürü psikolojisine” getirme istikametindeki sosyal projelere kadar… Neocon-neoliberallerin dünyamızın fukara halklarından gasp ettikleri paraları hayır fonlarına aktarılan yüz milyarlarca dolarla neler yapılmaz ki?

Bir sınıf insan düşünelim ki; insanın bizzat kendisine düşman olmuş ve bütün değerlerini bozmak istiyor: aile, ahlâk, evlilik, kadın, demokrasi, adalet, inanç, sanat, tarih, estetik, kültür ve yaratılış… Bahsettiğimiz bu temel değerleri tahribe çalışan sınıfların, insanların, büyük sermayedarların, bilimi kötüye kullananların varlığını hangimiz inkâr edebiliriz ki? İnsan neslini tüketmeye, Adem (as) babamızdan bize gelen insanlık zincirini parçalamaya ve hatta dünyamızı yörüngesinden saptırmaya çalışan enstitülerin büyük Think-Thank kuruluşlarını hem Avrupa ve Amerika’da ve hatta Çin’de bolca bulabilirsiniz: Kürtajı, eşcinselliği, çalışmadan sosyal devlet sırtından geçinmeyi ve sefahatin insanın ahlâk, sağlık ve fıtratının boyutlarını aşan şekillerini “temel hak” kabul eden global cereyanların varlığını hepimiz biliyoruz. Şu bahsettiğimiz tahribatçılar kendilerini küresel güç merkezlerinin korumalarına teslim ettiklerinden, çalışmalarının mahiyetlerine bir türlü ulaşılamıyor.

Avrupa ve Amerika hükümetlerindeki demokratik gelişmeler, bu sürüleri Çin’e uçurduğunu 20 sene önce yazmıştık. Komünist diktatör Çin’i; para, teknoloji transferi, rejimin emniyeti ve kapalı devre sistemleriyle takviye ederek; kısa zamanda dünyanın süper gücü konumuna getirdiler. Yalnız bu süper gücün emrindeki bir milyar köleden, iş kazasında ölenlerin senelik toplamı 300 binleri geçtiğini uluslar arası uzman kuruluşlar söylüyorlar. Çin gribinden ölenlerin sayısı henüz 300 binlere ulaşmadı. Avrupa-Amerika menşeli insanlık-yaratılış düşmanlarının deney ve icraatlarını neden Çin’e taşıdıklarını koronadan sonra daha iyi kavramaya başlıyoruz. Koronayı başka salgın dalgalarının takip edeceğini bilim adamlarının makalelerinden okuduk. İnsan eliyle ortaya çıkan bu ölüm dalgasının hangi aralıklarla dünyamızın yedi kıt’asını saracağını daha bilemiyoruz. İnsanoğlunun kendi sonunu hazırlaması anlamına gelen bu çalışmalara rağmen semavi dinlere düşman bu tahribat cereyanlarının, demokratik devletlerin kontrolüne geçmesi istikametinde irade koymayanlara; cellâdına âşık şaşkınlar nazarıyla bakamaz mıyız? Ahir zaman hadiselerini Kur’ân laboratuvarında tahlil eden Bediüzzaman’ın eserlerindeki bazı ifadelerle korona hadisesini karşılaştırdığımızda; endişe ve tedirginlikte çok haklı olduğumuz ortaya çıkıyor. Said Nursî, insanın kendi kıyametini koparacağından bahsediyor. Kirli ve bulaşık eliyle ürettiği veba gibi hastalıklarla sonunu getirebileceğinden de haber veriyor. Allah’ın verdiği nimetlere şükredeceği yerde, onu inkâr ederek ilmi inkişafları ileri teknolojileri ve global sistemleri şerde kullanmaya başladığında, Yaratıcı elbette bu dünya kapısını insanoğlunun yüzüne kapatarak kıyameti koparacaktır. Tarih buna şahittir: İşte Sedom ve Gomore… İşte Pompei veya Aspendos. Ter-ü taze müzeler halinde insanlığın dışına çıkanların dramatik sonlarını sergiliyorlar. O zamanlarda dünya bu denli küçük değildi. Farklı coğrafya ve kavimlere peygamberler gönderiliyordu. Ve yaratıcı dinlemeyerek cezayı hak edenlere de karşılığı sınırlı kalıyordu. Ya şimdi? Dünya bir köye dönüştü demiyor muyuz? Köy odasına ve ihtiyar heyetine veba bulaşıyorsa köyde kim sağlam kalabilir ki?

Biliyorum ‘içimizi kararttınız’ diyeceksiniz… 

Bir ümit ve iyileşme çaresi soracaksınız… 

İnşallah zamanın Kur’ân tefsiri Risale-i Nur’dan birlikte aramaya devam edeceğiz.

Okunma Sayısı: 2560
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Dr. Bahtiyar Aziz

    4.5.2020 21:58:30

    İnsan merkezli fıtri düşüncenin küresel boyutunun, insansız ele alınmasıyla bu virüs bizi buldu.Elmanın çekirdeğini elma ağacından ayrı düşünmediğimiz gibi, globalleşmeyi de çekirdek olan insanın zararına düşünmememiz lazımdı. Corona bu önemli prensibi bize ezberletti.

  • Haydar

    2.5.2020 12:21:52

    Çok güzel ifade etmişsiniz. Bediüzzaman, insanın kendi kıyametini koparacağından bahsediyor. Kirli ve bulaşık eliyle ürettiği veba gibi hastalıklarla sonunu getirebileceğinden de haber veriyor. Allah’ın verdiği nimetlere şükredeceği yerde, onu inkâr ederek ilmi inkişafları ileri teknolojileri ve global sistemleri şerde kullanmaya başladığında, Yaratıcı elbette bu dünya kapısını insanoğlunun yüzüne kapatarak kıyameti koparacaktır. Çok iyi tespit. Allah hayırlara vesile kılar inşallah, kılacağına inanıyorum

  • Dr. Bahtiyar Aziz

    2.5.2020 11:30:09

    Korona geldiği yere dönmek için şifrelerinin çözülmesini bekliyordu. Şifreleri çözülüyor, devam inşallah!

  • Osman

    1.5.2020 21:32:22

    Filmin sonuna yaklaşıyoruz dikkat Bu günler bir proje deney Sonunun iyi olması için dikkat Zoraki ve hürriyet leri kısıtlayan tedbirlere dikkat

  • mehmet ali aslan

    1.5.2020 18:19:35

    Şükrü hocam, Maidetül Kur'an isimli eserde; Kur'an ve hadislerin işratelerinden ebcet ve cifir hesaplamalarıyla miladi 2020 yılında avrupanın müslüman olacağından söz ediliyor, gelinen aşamada Avrupada yaşanan gelişmeler acaba bunu mu gösteriyor veya bu müjdeyi siz orada nasıl görüyorsunuz? bu husustaki gözlem ve fikrinizi de yazar mısınız. Teşekkürler

  • Yusuf taha

    1.5.2020 16:58:46

    Bir grup yahudi sermayesi çini dehşetli ye'cüc-me'cüc fesadıyla dünyayı işgal ve istilaya hazırlıyorlar.bakalım zaman nelere gebe...

  • Hıdır

    1.5.2020 16:06:25

    Tam isabetli bir başlık. "Korona ile kıyamet provası. " İnsanların birbirinden kaçtığı ve herkesin nefsi nefsi dediği günleri yaşıyoruz. Bu virüsü insanların başına musallat eden o kirli ve bulaşık eller hedeflerine İnşallah ulaşamayacaklardir. Bediüzzaman Hazretlerinin "Ümitvar olunuz,şu istikbal İnkılabı içinde en yüksek gür sada, İslam'ın sadası olacaktır" dediği günler İnşallah yakındır.

  • LeylaNur

    1.5.2020 15:44:23

    Yine gündemden farklı ve ihtiyaç duyulan bir perspektif.. Ellerinize sağlık

  • Demokrat Avrupa

    1.5.2020 14:54:27

    Yaptigi hatalardan ders cikarmayan insanoglu bu gidisle kendi sonunu kendisi getirecek; bu baglamda isin ilginc tarafi ise ehl-i dünya hirsindan dolayi dünyanin sonunu getirmeye, ehl-i ahiret ise dünyanin ömrünü uzatmaya calisiyor...

  • Hüseyin

    1.5.2020 14:47:06

    Ademoğlunun hafızası, zihninin kıvrımlı derinlikleri, hayal dünyasının uçsuz bucaksız verenleri, kıyameti tasavvur etme, ihata etme, anlama ve anlatma konusunda yetersizdi. Coranavirüs kısa bir zaman diliminde, kopmamış bir kıyametin küçücük bir nüvesini, mini bir prototipini, ucundan kenarından ademoğluna gösterdi. İnsanın zihni ve hafızası, tahayyül sınırları, kıyameti kavrama konusunda, coranavirüs nev-i beşere eşsiz bir laboratuvar sundu. Coranavirüs günlerinde, ahirete inanmayanlar bile kıyametin olduğuna, olacağına inanmaya başladılar. Müslümanlar, Allahı anlama, anlatma yaşama ve yaşatma hususunda bir virüs kadar etkili olamadılar. Allah dilerse bir mikropla bile çok şey yapar. Ademoğlunun böbürlenmesi kibri ve hırsı bir mikrop karşısında kocaman bir sıfırdır.

  • Ahmet Danışmaz

    1.5.2020 14:26:30

    Evet, üstad insan bütün bütün yoldan çıkıp başına çabuk bir kıyamet koparmazsa şerhini koyuyor. Ancak biz yine de şer gibi görünen her şeyin arkasında bir hayır vardır diyelim. İnsanlık büyük bir yol ayrımında. Selamlar

  • Fatma

    1.5.2020 14:10:24

    Yazınızı oluyunca kuranda gecenhelak olmus kavimler hep yaradana bas kaldırmakla gelmiş felaketler tıpkı ssimdiki gibi insanoğlu kıyametini kendidimiz getiriyoruz ne yazıkkı ümit. Var olalım insalh insanlık hep bi baskaldırmakta neyimize güveniyorsak

  • Zeliha

    1.5.2020 12:36:40

    Onlar kendi kıyametlerini görecekler belki de ve gittikçe Allah'ın adaletinin ahiretle ortaya çıkacaklarını anlayacaklar. Son anda kurtuldular mı yoksa firavun gibi akıbete mi düçar olurlar onu Allah bilir. Ama biliyoruz ki Allah nurunu tamamlayacak. Nur karanlığı boğacak elbet. Nura çalışanlar artsın diye çalışmak en elzem mesele şimdi. Allah razı olsun. Çok istifade edilen bir yazı olmuş.

  • Mücellâ

    1.5.2020 12:34:52

    Bütün Bu olan biten kader programının haricinde olamaz. Rabbin izin verdiği kadar projeyi hayata tatbik edebilirler ve sonrasında hesap verecekleri yere dökülürler. Bizim hayra ve fıtrata desteğimiz de yine kendi hesabımızı kolaylaştırmak içindır. Kazasından atasına sığınmayı yalniz kavli degil fiili dualarımızla da desteklemeliyiz. Yazılarınız bu kabilden..alkışlıyoruz..

  • Nura

    1.5.2020 12:00:24

    Maskeler düşüyor. İnsanlığı hedef alan komiteler daha da görünür hale geldi. Yazı muhteşem. Ellerinize sağlık.

  • Ömer Yavuz

    1.5.2020 02:28:43

    Küre-i arzın aklı hükmünden olan Kur'an'ın kanunları onun başından çıkmış olur. Yani Kur'anın programı bozulursa divane olmuş küremiz başını başka bir seyyareye çarpar. Çünkü kainattaki hassas düzen müdahele kabul etmez. Darmadağın olur. 32. Sözde tefsir edilen ayeti hatırlayın. "Eğer yerde ve gökte Allah’tan başka tanrılar bulunsaydı kesinlikle yerin göğün düzeni bozulurdu." Üstadımız ehl-i şirkin vekilini(o vekilin büyük deccal olması muhtemel) yerden göğe zem ettiği bu risalede bu ayeti tefsir ediyor ve kıyamete kadar gelecek insanlığa ders olarak bırakıyor. Demek bir insan ve onun komitesi yerden göğe ilahlık iddia edecek ki 32. söz onları zem ediyor ve 32. söz büyük deccalin ilahlık iddia edeceği ile beraber okunursa bu manalar önümüzdeki asra ışık tutuyor.

  • Ömer Yavuz

    1.5.2020 02:22:09

    Küre-i arzın aklı hükmünde Kur'anın onun başında çıkması ne demektir? Şu an ileri teknolojinin sahipleri yapay ay ve yapay güneş yapmaktan bahsediyorlar. Dahası güneş ile aramıza atmosfere salınacak maddeler ile perde çekmekten bahsediyorlar. Bunlar şuan için iddia fakat ya gerçek olursa? Gerçek olursa Kur'anın ayetlerinin hükmü ortadan kalkıyor(Allah muhafaza) Yani Kur'an-ı Kerim'de rabbimiz aydan güneşten küremizden ve tüm bunlar üzerindeki kanunlarından bahsediyor. İnsan kendi eliyle bu kanunlara müdahele eder de bunları değiştirirse ne olur?

  • Ömer Yavuz

    1.5.2020 02:17:24

    Önümüzdeki asrı Risale-i Nur ile aydınlatmalı ve olacaklara tedbir almalı, önce cemaatimizi sonra ehl-i imanı bilgilendirmeliyiz, zira bir hadis-i şerifte bilmana deccal hadisesinin Hazreti Adem(a.s)'dan kıyamete kadar ki en büyük hadise olduğundan bahsediliyor. İleri teknoloji ile yaratılış kanunları ile oynamak cürretine gidebilecek firavunvari o komite bu manaya tam masadak kanaatindeyim. Çünkü Üstadımız 5. Şua 20. Meselede şöyle diyor:: küre-i arz kafasının aklı hükmünde olan kur’ân onun başından çıkmasıyla, zemin divane olup, izn-i İlâhî ile başını başka seyyareye çarpmasıyla hareketinden geri dönüp, garptan şarka olan seyahatini irade-i rabbanî ile şarktan garba tebdil etmekle güneş garptan tulûa başlar.

  • Bülent

    1.5.2020 02:17:18

    Corona ve benzeri sarî global hastalıklarının temel sebeplerini güzel izah etmişsiniz. Belki de bu şer kuvvetleri dünyaya rahat yüzü göstermeyecek şekilde kâinatı kıyamete zorlayacaklar.

  • Ömer Yavuz

    1.5.2020 02:16:09

    Risale-i Nurlarda işaret edilen büyük deccal ve komitesinin faaliyetlerini deşifre eden bir yazı. Kıymetli yazarımızın neocon dediği grubun büyük deccal ve komitesi olduğuna inanıyorum. Üstadımızın verdiği kıyamet tarihine daha 1 asır var. Elbette bu asrın sahibide Risale-i Nur'dur ama Hazreti İsa (a.s) riyasetinde. Risale-i Nur'lardan acizane anlayabildiğim şudur ki: Önümüzdeki bu asır Hazreti İsa(a.s) ve büyük deccal savaşına hamiledir ve Üstadımızın verdiği birçok müjde ve fütühat bu asırda gerçekleşecektir, tabi bununla beraber helaketli ve felaketli yıllarda imtihan gereği. Canımız sıkılmasın diye gözümüz önünde cereyan eden hadiselere göz kapamanın bizlere yakışmayacağı kanaatindeyim.

  • Abdullah

    1.5.2020 01:46:28

    Beşer bütün bütün yoldan çıktığı için duhan gibi geziyor üstümüzde korona virüsü. Kıyamete az kala insanlar aklını başına almazsa, Nurcular vazifesini yapmaz -kainatın aklının, nurunun ne olduğunu insanlara anlatmazsa- artık bu dünyanın mutasarrıfı olan Kadir-i külli şey, hikmeti gereği dünya sayfasına nokta koyabilir veya İslamiyet güneşi batıdan tulu edebilir. Çünkü dünyevileşme artık nurcuların evine girmiş. Materyalist felsefenin gölgesinde serinliyor müslümanlar. Ama Allah nurunu tamamlayacak, hakikati olduğu için büsbütün ümitsizliğe girmeye gerek yol. Artık misliyle vazife-i fıtratımuzu ihlas kuvvetine göre yapma, gösterme Ve aleme neşretmek zamanıdır deyip kendimize gelmemiz lazım. Yoksa tokat yeriz. Ahirette de herkesten ziyade bizi mesul tutar hakîm-hâkim!!!!! Karar sizin Nurcular........ isterseniz yaparsınız istemezseniz yapmazsınız. Yapmak isterseniz Nurculuk aha size korona korkusuyla ümitsizliğe düşen bir dünya insan. Onlar irşada hazır! Peki siz?????

  • Hayati

    1.5.2020 01:39:14

    Yazınızı okuyunca, hadisişeriflerdeki kıyamet sürecini merak etmedim, değil. Fakat ümid yazısını bekliyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı