"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Marksizmin her rengi kızıla çıkar...

Şükrü BULUT
31 Mayıs 2021, Pazartesi
Kandır, ateştir, magmadır, tehlikedir, felakettir ve nihayet Cehennemdir bir manasıyla, kızıl.

Veya bunları da tedai eder. Yeşil rengi ise, genellikle güzelliği, hayatı, canlılığı, selameti, sekineti, iyi niyeti, barışı ve dostluğu tedai ettirdiğinden Marksistler, Neoliberaller’in küresel iktidara koşuştukları dönemde, “Yeşil’in“ arkasına saklandılar. Ve bildiğiniz üzere “YEŞİLLER HAREKETİNİ” Almanya’da kurdular. Tıpkı, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra “LİBERALLİĞİN VE KONSERVATİZMİN” arkasına gizlendikleri gibi… Kuzey Avrupa, Almanya ve Almanya’da da Frankfurt; Marksizm için önemli yerlerdir. Okuyucularımıza bu yerlerin onlar açısındaki önemine, geçmiş yazılarımızda değinmiştik. Yeşiller hareketi için HESSEN EYALETİ ve Frankfurt şehri farklı bir mana kazanır. Frankfurt Rothshildlerin doğduğu şehirdir. Günümüzde AB’nin merkez bankasının burada olması ve başına da Christine Lagarde’nin getirilmesi elbette tesadüfi değildi. Aşkenazların toplandıkları yer Prusya toprakları olduğu halde, karar kıldıkları yer yine Frankfurt’tur. Marksizm, ”FRANKFURT OKULUNDA“ yetiştirdiği şakirtleriyle, dünyanın sivil yanını “hürriyet ve demokrasi yalanıyla” gizlice işgal edecekti. 

Marksizm veya materyalist dinsiz felsefenin çıkış noktası, bildiğimiz gibi “YARATICIYI İNKÂR” olduğundan, bu felsefeyi benimseyenlerin dünyasında yaratılış kanunlarıyla savaşmanın da bir temel prensip kabul edildiğini biliyoruz. Belki de “YARATICININ KOYDUĞU KANUNLARI DEĞİŞTİREREK“ itirazlarını yeryüzünde her kese göstermek istiyorlar.

Alman Yeşiller hareketinin programına aldığı bütün hedeflerinde bu itiraz veya isyanın yansımaları görülür: Nikâha ve insani aileye dolaylı olarak itiraz ederlerken; LGBT’yi savunuyorlar. Barış ve insanlıktan dem vururlarken; hem ana karnındaki cana kıymayı programlarına koymuşlar ve hem de sosyal hayatta verimsiz ve yük gördükleri yaşlıları ve hastaları ”ÖTENAZİ” ile öldürmek istiyorlar. Hümanist bir yüz, barış sloganı ve hem doğanı ve hem de yaşlanan insanı canice öldüren bir felsefe… Onların barıştan bahsettiği dünyanın tüm noktalarında hemen hemen savaş vardır. Zira barış, yaratılışın ve tüm şeriatların hedefidir. Onlar ise, çatışma ve kaostan besleniyorlar. İktidarları çatışma ya bağlı ihtilâl ve devrimlere dayanır. Marks’ın sadık şakirtleri Troçki ve Lenin’in en büyük korkuları barış veya sükûnet değil miydi? Yeşiller hareketini bir Marksist siyasi hareket olarak global şekilde dizayn edenlerin hedefi, elbette dünyayı değiştirmek… Onun için mütemadiyen “Yeni Dünya Düzenlerinden” dem vururlar. Maksatları yenilik maskesi altında; var olanı yıkarak fıtrat ile savaşmaktır. Coğrafyalara göre “çatışma alanları” belirlenmiştir, bunların programında… Avrupa’nın sanayi ile çevreye verdiği zararın farkındaki dünyada, “Yeşiller Hareketi” çatışma için güzel bir sebepti. Bu hareket Türkiye’mizde “Marksist Kürt Hareketi” olarak ortaya çıkar. Türkiye’nin dini, coğrafi, tarihi ve kültürel şartları “YEŞİL’i” kaldırmaz. Fakat kangrene dönüşmekte olan bir Kürt problemi, onların çatışmada kullanacakları en güzel noktadır. Marksist Kürt Partisinin simgesi de “The Green Party”lerle aynı merkezde dizayn edilmiş ve rengi yeşildir, yeşilleri tedai ettirir. Siyasetteki kullanımlarına inşaallah döneceğiz. Yalnızca, Alman Yeşilleri ile HDP eş başkanları arasındaki diyalog ve dayanışmanın, tamamen “yoldaşlıktan” doğduğunu şimdiden kaydedelim. Devletlerin milli siyasetlerini zayıflatmadaki rollerini anlatırken de inşaallah buna değineceğiz.

Eş başkanlık meselesinin “ÇOK CİNSİYETÇİLİĞE/ CİNSİYET ÇEŞİTLİLİĞİNE” dayandığını, önceleri bilemiyorduk. Bildiğiniz üzere siyasi partilerdeki eş başkanlık geleneği buradan HDP’ye geçmişti. Yani LGBT’yi de bünyesinde taşıyan Marksist düşüncenin ürünüydü. Yeşiller hareketinin “temel insani değerlere ve ahlâka isyanının” altındaki realite de Marksizm’deki fıtrat düşmanlığından başka bir şey değildir. Bazı meşhurlarının isimlerinin ahlâksızlık skandallarına karışmış görünmesi -Cohn Bendit gibi- yapaydır. Onların bir misyonu da “AHLÂKSIZLIĞI SIRADANLAŞTIRIP HERKESE KABUL ETTİRMEK…” Sodomiliğe ismi karışmış her fert için bu bir vazifesidir. Toplumdaki zengin-fakir sınıflarındaki mağduriyetleri kullanarak çatışmayı ihtilaller boyutuna tırmandıran bu hareketin; İslamiyet’in ön gördüğü Zekât mecburiyeti ile Faizin yasaklanması konularına hiç yanaşmamaları, bu güruhun sosyal hayatta da fıtrat ve adaletle ile savaşmakta olduğunu gösteriyor. Alman yeşillerini Avrupa’da tenkit edenler, onların ikiyüzlülüğünü; bir yeşil gibi inanıp bir muhafazakâr gibi yaşamak, tabiriyle seslendirirler. Yani politikaları gereği ürünleri pahalılaştırırken, kendileri en ucuzundan yaşarlar.

Burada; Yeşiller‘in ortağı olduğu eyalet hükümetleri ve Avrupa Parlamentosundaki diğer sol fraksiyonların yardımlarıyla hayatı Avrupa ve Batı’da yaşanmaz hale getirmek için her türlü entrikayı yaptığı da seslendirilmeye başlandı. Komünist Partisi idaresindeki Çin’i dünyanın zirvesine taşıma düşüncesinin de, “YEŞİL POLİTİKALARIN BİR TEMELİ” olduğunu iddia edenleri de dinlemede fayda mülahaza ediyoruz.

Troçki nin başlattığı ve kendisince tekâmül ettirdiği “ENTERNASYONAL SOSYALİZM” kongrelerini biz yapılmıyor, zannediyoruz. Yanlış biliyoruz. Neoliberallerin dev sermayeleri yardımıyla Troçki’nin idealinin her coğrafyanın kültür ve inançlarına göre nasıl meyve verdiğini, Neoliberal-neocon ittifakınca desteklenen enstitülere sormak gerekiyor. Dünyanın her noktasında; sosyal hayatın hemen bütün guruplarında teşekkülünü kısa zamanda tamamlamış olan gurup/yapının Troçkiciler olduğunu, gördüğünüz üzere çok geç fark ettik. 12 Eylül ihtilâliyle bize ezberlettikleri “komünizm öldü!” şarkısının da onlarca yazılıp bestelendiğini şimdi şimdi anlıyoruz. Binlerce parti, sivil-toplum örgütü, Uluslararası örgütlerdeki yapılanmalar ve devletlerin bünyesindeki paralel yapılar; Troçkici çizginin Marksizm’i ne denli canlı ve her tarafı karıştırabilecek güçte tuttuğunu elbette gösteriyor.

Bediüzzaman Hz.leri, istibdadın mütemadiyen GÖMLEK DEĞİŞTİRECEĞİNİ ihsas ediyor ve ancak “mahiyetinin bilinmesiyle” girdiği formalarda tanınabilineceğini dolaylı olarak anlatıyor, bize. Marksizm ve türevlerinin, toplumlardaki “yükselen değerlerin” elbiselerini giydiğini kim inkâr edebilir ki… Otuz-kırk senedir bu yapıların tümünün kendilerini “DEMOKRATİK” olarak lanse etmeleri, barışçı-çevreci hayâli programları, Avrupa’da yabancı sever ve mülteci dostu görünmeleri, Amerika ve kapitalism düşmanı olarak ortaya çıkmaları ve bazen de toplumun belirli şahsiyet ve değerlerini de kullanmaları, Marksizm’in zamanımızda girdiği binlerce kılıktan ancak bir kaçı olabilir.

Okunma Sayısı: 1266
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    3.6.2021 14:09:09

    Selamun aleyküm Şükrü bey, Yazınızın bir yerinde Sodomiden bahsediyorsunuz. Bunu hangi şekilde kast ederek kullandığınızı sormam gerek, zira Avrupa’da elbette LGBT sıkıntısını fazlaca tahrik ederek reklam yapıyorlar, lakin sodomi ile ilgili bir meseleye en azından Avrupa çerçevesinde rast gelmemiştim. Cevabınızı bekleyen meraklı okurunuz

  • Serap

    1.6.2021 12:32:49

    Materyalizm ve Marksizmin tahripkar mahiyeti insanlıkça bilinmediği takdirde, beşer daha çok göz yaşı dökecek. Allah korusun.

  • Haydar

    1.6.2021 00:02:15

    Üstadımız istibdatı çok güzel tanımlamış. “Sürekli kılık, kıyafet değiştirir, önemli olan mahiyetini bilmek. “ Konuyu çok iyi açıklamışsınız. Alman yeşiller ile HDP’nin eşbaşkanlık konusunda aynı düşüncede olduğunu sizden öğrendim. Türkiye aleyhtarı kim varsa HDP ‘nin yanında. Eskiden yazılı, görsel basında rastlanmazken, son 10 yıldır sesli olarak aleni belirtiliyor. Bizlerin uyanık olmamız, daha çok okumak, çalışmak, birlik ve beraberlik için gayret göstermemiz gerekiyor

  • Halim

    31.5.2021 20:28:52

    Çok önemli ve hayati olan bu açıdan, söz konusu hareketlerin Türk siyaseti üzerindeki etkilerini de anlatsanız, bize daha da faydalı ıhale gelir, bu yazılar. Başarı dileklerimle.

  • Osman

    31.5.2021 17:04:02

    Yazı ve bilgiler güzel Yalnız iyi ile kötüyü ayırabilmeliyiz

  • Nura

    31.5.2021 15:19:29

    HDP ile Avrupa yeşiller hareketinin aynı dinsizlik akımına ait olduğunu bilmez idik. Birisini çevreci, diğerini kürt milliyetçisi zannederdik. Cehaletimiz bu noktadan giderildi, Allah razı olsun.

  • Sezai MUMCU

    31.5.2021 15:18:24

    Makaleye yorum yaparken yariya geldigimde bir baktim yorumumun yarisi makalenin tamamini gecmis, vazgectim. Minareyi calan kilifini hazirlar atasözünün tüm safhalarda FITNE ve FESADI Müslümanlara, Insanliga zerkedenler tarafindan alayli sekilde kullanildigi mükerreren isbatlanmistir. Bizde HUKUKUN ayibi TCKyi yerden yere vuran YETERSIZSIN DIYEN 5816 HALA KALDIRILIP CÖPE ATILMAMISKEN Kimlerin hatasini sirasiyla dizelim?

  • Abdurrahman

    31.5.2021 15:12:50

    İnsanlık bu tür tahripkar çatışmalara karşı ehli tahkik olmalı. Ülke ve coğrafya ayrımı yapılmadan farklı şekillerde tahribat yapılmaktadır. Bu tür tahripkar çalışmalardan etkilenmemek için yapılması gereken Kuranı ve Kurani hakikatları en iyi şekilde öğrenip yaşamalı ve kavli leyyin ile başkalarınada öğretmektir.

  • Zeliha

    31.5.2021 12:47:53

    Beli kırılmış bir küfürle savaşmak kolay olsa gerek. Yeter ki ciddi bir şekilde çalışılsın. Bu kadar gizlenmiş bir küfürle mücadele için onun tuzaklarına düşmemiş olmak da gerekiyor değil mi? Tablo çok net Allah razı olsun. Gereği gibi yaşamayı nasip etsin cümlemize. Bu yazıyı da iyilere ulaştırsın Rabbim

  • Halil İbrahin KARAHAN

    31.5.2021 11:48:16

    Allah razı olsun.Tebrikler.

  • Rasim

    31.5.2021 11:30:58

    Ahir zaman dinsizliğinin anatomi ve fizyoloji haritasının tamamını çizmeniz gerekiyor Şükrü Bey, bu çalışmalara devam, kaleminize sağlık..

  • Nahit Topaloğlu

    31.5.2021 11:06:19

    Tebrik ediyorum Şükrü Kardeşim, Allah razı olsun. Aynı muhtevada yazdığınız diğer pek çok yazınıza kıyasla daha -tırnak içinde- anlaşılır, "komplo teorisi" gibi değil de daha ayağı yere basar görünen kaliteli bir yazı olmuş. Muhteva ve doz olarak bu kıvamı muhafaza ederek tahşidata devam ediniz. Türk basınında bu konuyu sizin gibi işleyen değil, üzerinde duran bile -bildiğim kadarıyla- yok gibi. Allah kaleminize kuvvet versin. Dualarımızdasınız. Bâki selamlar Fî emânillah!

  • Salih

    31.5.2021 10:57:50

    Ahirzamanın çocukları olduğumuz halde, Ahirzamanın olaylarını doğru analiz edemediğimizden, bu gidişle zamanın cihadından mahrumca bu dünyadan eli boş olarak çıkıp ayrılacağız.

  • Hüseyin

    31.5.2021 10:29:43

    Güneş herkese hep aynı yerden aynı renkten değmiyor/doğmuyor.Güneşin doğuşu ve batışı izafi olmakla bırlıkte canlılar alemine farklı renkler tatlar ve anlamlar katar. sıcaklık dostluk ve ünsiyet peydah olur çekim kuvvetiyle yaşamdan kopmaları önler mevcudatı hayata bağlar..18 yüzyılda başlayan sanayi devriminden mütevellit işçi sınıfı ve İşçi sınıfını sembolize eden kızıl rengi günün sonunda mutasyona uğradı  bilgi ve bilişim çağında yeşil oldu.Küresel ısınma iklim değişikliği kafa karışıklığı aç gözlülük ve çevre tahribatı yeşile büyük zararlar verdi.Yeşil hem bir ikaz hem bir tuzaktır.yeşilin azalışı yer yer kayboluşu hayatî bir ikazdır.. Yeşilin ardına saklanan ideoloji sinsi bir tuzaktır.. ideolojik yeşili fare kapanındaki fındığa benzetebiliriz Ruhunu kaybedenler ana renklerinden de orijinlerinden  de uzaklaşırlar .

  • Hıdır Yıldırım

    31.5.2021 02:08:40

    Marksizm bukalemun gibi her dönemin rengine bürünüp insanları zehirlemek tedbir. Bu cereyana karşı iman hakikatleriyle ancak mücadele edilebilir. Allah bütün müslümanları bu ahir zaman fitnesinden muhafaza etsin inşaallah.

  • Niyazi Nur

    31.5.2021 01:33:28

    Libas ve ismin aldatıcı olabildiğine güzel bir misal daha..teşekkürler. Almanya’nın Yeşiller Partisi’nin (ve dahi diğerlerinin de) gerçek mahiyetlerini, Almanların da bir şekilde bilmesini sağlamalı.

  • Kerem

    31.5.2021 00:13:05

    Büyük bir tezi ihtiva eden çok boyutlu bir yazı olmuş.Tercüme edilirse Avrupa dillerine etkisi geniş olur.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı