"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Medrese değişime ayak uydurmalı…

Şükrü BULUT
12 Aralık 2025, Cuma
Başlığımızın yanlış tedailere kapı açacağını biliyoruz. Bozguncuların değişimine, bizde bidât deniliyor.

Değişimi, tecdid manasında kullananlar, zamanın rüzgârıyla gelen güzel yeniliklere kapılarını kapatmazlar. Asr-ı Saadetteki medreseyi, genel eğitimi ve özelindeki kadın eğitimini bilenler; medeniyetlere annelik, üstadlık ve öncülük yapmış İslâm’ın medrese sistemindeki anne eğitiminden dolayı iftihar ederler.

Gelenekler, ömrünü tamamlamış canlılar gibidirler, ecelleri geldiğinde kaybolurlar. Geleneği sevmemiz ve yaşama tâkati olanları korumamız fıtratımızın gereği değil mi? Medresenin de geleneği olacaktı ve kadın eğitiminin usulleri ihtiyaca göre şekillenecekti. 

Merhum pederim dört-beş yaşındayken beni hafız Halil Hoca’ya göndermişti. Müftülük personelinin, hoca, imam ve talebelerin ortaklaşa kullandıkları bir mekândı, medresemiz. Ablacığım ise, Müftülüğe yakın, tek katlı bir evde kızlarla ders görüyordu. Seviyeler yükseldikçe, müderrisler de değişiyor ve erkek talebelere bir dereceden sonra gurbet düşüyordu. Anlayacağınız, mektepten çok farklıydı. Hafız olmamı isteyen rahmetli babam, beni İmam- Hatip’e gönderirken; ablamın mahallimizdeki eğitimi bitmiş, bulunduğumuz şehirde devamı hazırlanmamıştı. Babam ise, inançlarından dolayı mektebe mesafeliydi. (Giyim-kuşam, karma eğitim ve müfredatların dinsizliğe kapı aralamaları gibi….) 

1960’ların ekseri babaları da mektebe mesafeliydiler. Mektebe gidenlerdeki iman zaafı, ibadetsizlik ve kısmen sefahat bu tepkiyi 1980’lere kadar getirecekti. Dindar babaların bir kısmı, erkek çocuklarını medresede okutturduktan sonra; imam-hatip diploması için, hariçten imtihanlara gönderirlerdi. Erzurum Yüksek İslâm Enstitüsü ve İslâmî İlimler Fakültesinde;  üniversite hocalarının, ilimlerine hürmeten önlerinde düğmelerini ilikledikleri, çok âlim talebeler görmüştüm. Şark Medreseleri, büyük fedakârlık ve gayretlerle 12 Eylül’ün münafıkane müdahalesine kadar çok talebe yetiştirmişlerdi. Allah onlardan razı olsun. Söylediklerimiz yalnızca erkek talebeler içindi… Tevhid-i Tedrisatla kapılarına kilit vurulan medreseler, kız öğrencilerine bir daha kapılarını açamadılar. 12 Eylül öncesindeki kısmî serbestiyetle ortadereceli olarak açılan Kız Sanat Enstitüleri,  Kız Liseleri, İmam-Hatipler ve Kur’ân Kursları kadın eğitimine kapılarını aralamışlarsa da; dindarları vitrinlerine alarak millete ihanet eden 12 Eylül projesi, önceden açılmış kız ortaokul ve liselerini de kapattı. Ülke komünist eğitim sistemine geçince de, medrese ehli kadınlarımızın eğitimleri neredeyse imkânsız hale geldi. 

Hikâyemizin Marksist Kemalistlerce müdahale edilmiş Türkiye’mize dair olduğunu hatırlatalım mı? Bin sene boyunca; bütün fertleriyle ilmi İslâmiyet kaplarından içen milletimizin başına gelmiş Kemalizm musibetinin, Komünistlerin idaresindeki Rusya Müslümanlarının bile başlarına gelmediğini biliyoruz. Komünistlerle Kemalistlerin örnek aldıkları Moğollar yakıp yıkmışlarsa da, asırlar sürecek yasağa muvaffak olamamışlardır. Medresenin Kemalistlerden gördüğü zararın, Çingiz/Hülagu ve Stalin’den daha şiddetli olduğunu hatırlatmak istedik.

Münafık dinsizlerin Tevhid-i Tedrisatla başlattıkları eğitimde tahrip döneminin, 12 Eylülün de yardımıyla devam ettiğinin farkında olanlar, bilhassa medreselerin kadınlara bakan cihetine daha dikkatlice eğilirlerse, inşaallah Rabbimiz mazlum milletimizi bu badirelerden kurtarır.

Medreselerle paralel devam eden dinî eğitimin imam-hatip mekteplerinde, Yüksek İslâm Enstitülerinde ve  Kur’an Kurslarındaki tarihçeleri hakkındaki konuyu araştırmalara bırakalım. Mevzumuz, dinî cemaat veya hayırpenahların sivil veya nim-resmî açtıkları medreselerdeki eğitim olunca, annelerin/kadınların hikâyelerine buradan bakmak bazen kişilerce veya cemaatlerce delindiğini yukarda arz etmiştik. Merhum pederim, Şarktaki çoklar gibi; evinin bir kısmını medrese yapmış, kışların uzun sürdüğü köyümüzde beş-altı ay boyunca hocalarca dini eğitim verilmiş. Ablalarım ve ağabeylerim, akranlarıyla birlikte burada, hafızlık ve ilmihalde belli derecelere yükselmişler.

Hürriyet olmayınca, günümüze kadar annelere medrese-müsaadeli-olmamış. Annelerin medrese eğitimleri de demokrasiden dolayı zamanımızı yakalayamamış. 

Devam edelim, inşaallah.

Okunma Sayısı: 1632
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Nadide Güneş

    13.12.2025 22:47:56

    İbrahim bey çok haklı. Karma eğitimi ortadan kaldırmadan düzelmez eğitim işleri

  • İbrahim

    13.12.2025 00:44:06

    Hocam karma eğitim manyaklığı sürdüğü müddetçe, genel anlamda annelerin sıkıntısı devam edecek. Önce karma eğitimim insana ve özelde anneye verdiği zararı lütfen yazar mısın.

  • Osman

    13.12.2025 00:31:55

    Marksist kemalizmi anlatmaya devam etmeniz lazım. Çünkü inkarda, sefihlikte ve diktatörlükte bunlar daima beraberdirler. Kemalistler günümüzde medrese düşmanlığını global marksistlere yaptırıyorlar. Dikkat..

  • celal can

    12.12.2025 21:32:55

    ''Annelerin medrese eğitimleri de demokrasiden dolayı zamanımızı yakalayamamış''.demişsiniz şükrü hocam demokrasiden dolayı derken, demokrasiye tam geçemediğimizden mi yoksa demokrasiyi tam anlayamayışımızdan mı yada demokrasi kötü bir sistem mi samimi söylüyorum anlayamadım izah edermisiniz .Allaha cc emanet olun.

  • Erkan

    12.12.2025 17:37:52

    Medresenin dini cemaatlerce ve annelerin desteğiyle ileriye çıkarılması şart oldu. Allah kuvvet versin.

  • Bedreddin

    12.12.2025 17:31:34

    Maşallah her vesile ile kemalizme ve onun devamı olan 12 Eylül ihtilalcilerine ve siyasetlerine iyi vuruyorsunuz.Allah razı olsun.

  • İhsan

    12.12.2025 11:52:59

    Medresenin zamanımızdaki beşeri ihtiyaçlara göre düzenlenmesi şart. Milli Eğitimin okullara harcadığının yüzde birisiyle, istenilen ihtiyaçlar karşılanır kanısındayım.

  • Hüseyin T

    12.12.2025 08:35:34

    Kıymetli hocamızın bu yazısı, 'Rabbim! Beni, anne-babamı ve tüm müminleri bağışla' (İbrahim, 41) duasının ehemmiyetini bir kez daha idrak etmemizi hatırlattı. Zira annelerin dini ilimlerden mahrum bırakılması, onların manevi terbiyelerini ve dolayısıyla neslin dua ve istiğfar halkasını zaafa uğratmıştır. Rasûlullah (s.a.v.) 'Kadınlar size Allah’ın emanetidir' (Buhârî, Müslim) buyurur. Bu emanetin hakkı, onları cehalet ateşinden korumak ve 'beşikten mezara kadar ilim' talep etmelerine vesile olmaktır. 'Tevhid-i Tedrisat' adı altında gerçekleşen tahribat, İslam’ın emrettiği 'hikmet ve güzel öğütle' (Nahl, 125) davet etme ilkesini gözardı etmiştir. Müslümanlar olarak, Hz. Âişe validemizin ilim meclislerini, Hz. Fatıma’nın (r.a.) irfanını numune-i misal alarak, kadınlarımız için ilim ve hikmet kapılarını yeniden ardına kadar açmakla mükellefiz. Bu, yalnızca bir eğitim meselesi değil, aynı zamanda ümmetin manevi bekası için bir farziyettir.

  • Bülent Bektaş

    12.12.2025 08:29:51

    Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık Şükrü bey Sağlıklı ve bereketli cumalar dilerim

  • İhsan

    12.12.2025 00:09:38

    Evet, evet… Medrese yaratılışımızla başlıyor. Hatta yaratılışımızın bir parçası da diyebiliriz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı