"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sevmediğimiz şeyde hayır olabilir mi?

Süleyman KÖSMENE
21 Haziran 2022, Salı
Balıkesir’den Yekta Koyunoğlu: “Belki sevmediğiniz şey hakkınızda hayırlıdır.”1 Üstad hazretlerinin ‘kesinlik’ manasında kullandığı “belki”, kelimesi bu ayetteki ‘asâ’ kelimesi mi? Kelimenin aslı nasıldır? Arapça’da manası nedir?”

Hayır ve Şer Algımız

Biz insanoğlu sevmediğimiz şeyde hayır algılamayız, şer algılarız. Sevdiğimiz şeyde ise hayır olduğu algımız çok güçlüdür. Ve bu algımıza güvenerek hep sevdiğimiz şeyleri yaparız, sevmediğimiz şeyleri erteleriz veya yapmayız.  

Kader ise bizim elimizden takdir yetkisini alır, takdiri kendisi kullanır ve sevmediğimiz şeyleri zoraki de olsa başımıza sarar. Çünkü biz takdir etmesek de hayır bundadır. Neticede ise hayrın gerçekten o sevmediğimiz şeyde olduğunu anlarız. 

Bundandır ki, gerçek hayatta sevmediğimiz şeyler de başımıza çok gelir. Öyle ki, kendimizi sevmediğimiz bir seçeneğin içinde buluveririz. Kendimizi teselli etmek için de “hayırlısı olsun!” deriz ve bu şerri hayra yorarız.  

Bu doğru bir yorumdur. Çünkü başka ne yapacaksınız?

Hayra yormayanın iki seçeneği vardır: İstemeyerek katlanmak veya isyan etmek! İsyanla varacağı hiçbir güzel netice yoktur. İstemeyerek katlanmaya gelince… Son çare budur! Ama bu son çare rahmetin feyzini kaçırır.  

İsteyerek katlansa -ki sabır buna deniyor; -bu Allah’tandır dese, hem sevap, hem bereket, hem Allah’ın rızasını kazanacak, hem o sevmediği şeyden hayır bulacak ve sabrının tam karşılığını alacaktır. 

Kelime Yapısı olarak “Asâ”

“Asâ” kelimesi Arapça bir kelimedir ve nakıs bir fiil-i mazidir. “Umulur, olayazdı” gibi manalara gelir. Manayı, “pekiştirilmiş olumlu ihtimale” çevirir. Türkçe’de genellikle “belki” kelimesi ile tercüme edilmiştir. 

“Belki”nin “bel” kısmı Arapça’dır. Bel, “fakat, ancak, bilakis, aksine” demektir. “Bel” kelimesi kendinden önceki manayı güçlendirir ve pekiştirir. “Ki” ekini Farça’dan almıştır. 

“Belki” kelimesi, “olabilir, bir ihtimale göre, muhtemelen, hatta, bile, olsa olsa, ancak” gibi manalara gelir. Risale-i Nur metinlerinde ise “kesinlik” ifade eden, manayı olumlayan, toparlayan ve pekiştiren bir edat olarak kullanılmıştır.

“Hiçbir Müslüman, hakiki Yahudi veya Mecusi veya Nasranî olmaz. Belki dinsiz olur; seciyeleri bozulur, vatana, millete muzır bir hâlete girer.”2

“Ben idam olmuyorum, belki terhis ile saadete gidiyorum.”3

Her Şerde Bin Hayır Var

“Asâ en tekrahû şey’en ve hüve hayrün leküm”4 ayeti Risale-i Nur’da pek çok yerde zikredilir. Tarihçe-i Hayat’ta bir mektupta ümitsizliğin ilacı olarak bu ayeti zikreden Üstad hazretleri5, Emirdağ’da kanunsuz taarruzlara ve sıkıntılara maruz bırakıldığında, bu ayeti sıkıntıların ilacı olarak zikrediyor.6 Keza başına gelen zulüm ve musibetlerin altında kaderin adaletini bu ayet ile açıklıyor ve bu ayetle inayet-i İlahiyenin çok tatlı neticelerini gördüğünü ifade ediyor.7

Şualarda, bu ayetin sırrıyla musibetlere müteessir olmamak gerektiğini8 ve Risale-i Nur’un en mahrem parçalarının en namahremlerin ellerine geçmesini bu ayetle izah ediyor.9 Hapishaneye girmesini bu ayetin sırrıyla inayet-i İlahiyeye mazhariyet olarak yorumluyor.10 Risale-i Nur yerine kendini sıkmalarını bu ayetin sırrıyla hayra yoruyor.11 Keza bu ayetin musibetteki zararımızı büyük menfaatlere ve sıkıntılarımızı sevinçlere çevirdiğini12, ihtiyarlıkta çile ve hapis de olsa bu ayetin sırrıyla çok hayrı netice verdiğini13 zikrediyor.

Dolaysıyla Bediüzzaman hazretleri bu ayette geçen “asâ” fiilini, başımıza gelen her şerde binlerce lütuf ve rahmetin müjdecisi olarak yorumluyor. Bu müjdenin “asâ” gibi ihtimal bildiren bir fiil ile gelmesi, rahmetin ve lütfun Allah’ın takdirinde olduğunu vurgulamak içindir.

Dipnotlar:

1- Bakara Sûresi: 216., 2- Asa-yı Musa, 3. Mesele., 3- Asa-yı Musa, 6. Mesele., 4- Bakara Suresi: 216., 5- Tarihçe-i Hayat, s. 649., 6- Tarihçe-i Hayat, s. 745; Emirdağ Lahikası, s. 137., 7- Tarihçe-i Hayat, s. 764; Emirdağ Lahikası, s. 341., 8- Şualar, s. 468., 9- Şualar, s. 513., 10- Şualar, s. 750., 11- Emirdağ Lahikası, s. 227., 12- Lem’alar, s. 577., 13- Lem’alar, s. 580.

Okunma Sayısı: 1734
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı