"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kendini aklamak için başkasını kötülemek

Yasemin YAŞAR
07 Mart 2020, Cumartesi
Bir kimsenin bulunduğu yerde ayaklarının kaymaması ve sabit kalması için başkasını kötüleyerek, kendini aklama çabası aslında hem kendiyle hem de bulunduğu yerle alâkalı şüpheleri olduğunu, tahkikleşmediğini, akıllı mantıklı bir iradî seçimi olmadığını gösterir.

İradî tercih düşünülmüş, tefekkür edilmiş bir duruştur ki bu duruş başkalarını kötülemeye ihtiyaç duymaz. Cehalet arttıkça, insanın yargılamaları da artar.

Sürekli başkaları hakkında düşünen ve konuşan birisi kendi ile muhasebeye girişmez. Bu da kişinin egosunu beslemekten öteye gitmez.

Böyle insanlar etrafındakileri de kolayca harcarlar. Zaten onların hayatına menfaatleri kadar girersiniz, menfaat bitti mi sizi de hayatlarından atarlar. Ne vahim ne zalimce ilişkiler.

Kendisiyle sorunu olan suçu başkasında arar. Başkaları ile ilgili negatif algılarımız, kendi iç çatışmalarımız tarafından belirlenir. Meselâ, kendi içinde sürekli haklı olma ihtiyacı taşıyan bir kimse, karşısındakileri hatalı ve her an yanılgıya düşecek insanlar olarak algılamaya başlayabilir. Benzer biçimde, kendi içinde sürekli bir zafer kazanma ihtiyacı ile yaşayan kişinin, çevresindekileri sürekli, yandaşları ve muhalifleri olarak keskin gruplara ayırarak algılar.

Eğer birileri kelimelerle şiddet uyguluyorsa bu içinde bulunduğu durumun, konumun ruh halinin, sahip olduğu görüş ve düşüncelerinin kaybetme korkusu ve tutunma hırçınlığından başka bir şey değildir.

Hele bir de bu kimselerde fikrî bir kabızlık varsa ve bu kişinin elinde de yetki varsa, olaylar karşısında veya yaşadığı süreçlerde negatif, kavgacı, ayrıştırıcı, ötekileştirici ve kendini aklarken başkalarını kötüleyici tepkiler üretir.

Ortak bir misyon geliştirmek, yetersizliğini, noksaniyetini cesaretle ortaya koymak ve çare aramak gerekirken tam tersi noksaniyet ve yetersizlik neticesinde oluşan tepkileri yetki gücüyle bertaraf etmek, korkutmak, sindirmek yoluna gider. İşte bu yapılar vazgeçilmez gördüğü gücü kullanmak ister. Daha da ilginci kendisi gibi olanları “biz” sözcüğü çatısı altında kendine ait kılar. “Biz”in içinde gerçekte yalnız kendisi vardır. Ancak tuzak ve hilelerle dolu tatminsiz egosunun yanında “etraf”la birlikte örgütlenmeye girer. Bu durum kendini vazgeçilmez görmekten kaynaklı otorite üzerine kurduğu şiddet sistemidir.

Şiddet, sosyal, siyasî, psikolojik, dinî olabilir. Ama özünde, “birini veya birilerini düzeltme”yi, hizaya getirmeyi üstlenmiş bir yaklaşım vardır ki bu da ötekini yok saydıracak davranışlar, eylemler ve söylemleri getirir.

Bu zalimce arzuyu bazıları çok profesyonelce yaparlar, zira karşısındaki kitleleri yanıltacak kadar sevecen, dişini göstermeyecek kadar küstah, sinsiliği yansıtmayacak kadar tedbirli de olabilirler. İstek ve arzular, böylesi zamanlarda, fikirlerin ve masumca ifadelerin ve kendince “kutsanmış gerekçeler”in kılıfını giyerler. Bazen kılıf, içindekini gösterecek kadar şeffafken bile esas hamlenin fitne boyutunu gizler.

Hal böyle olunca, karmaşa, güvensizlik, hiddet, suçlama, kendini aklayıp paklama heyecanları, başkasını kötüleme, memnuniyetsizlik ve anlaşmaktan uzak her yöne dümen kırma ile enerji kayıplarına sebebiyet verme had safhaya ulaşır.

Bu safhada herkes yanlışını, ötekini ithamla savuşturur.

Dünya siyasîlerinin verdiği dersler ne vahşi ne zalimce. Her halde beşerin kemâlatını böyle karıştırıyorlar. Balık acaba baştan mı kokuyor?

Okunma Sayısı: 2885
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı