"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu dizilerdeki mantık ailenin temeline dinamit!

Zeynep ÇAKIR
19 Ocak 2019, Cumartesi
Adam çok zengin karizmatik... Evli ve bir kız çocuk babası...

Eşi ile okulda tanışıp evlenmiş, ama eşi paranoyak, şüpheci, zor biri. Kocasını kıskandığı için devamlı arkasından takip ediyor, dedektiflik yapıyor, eli uzanınca da kendisine rakip gördüğü veya öyle düşündüğü kadının yoluna çomak sokuyor kötülük yapıyor.

Gerekçesini ise ‘Ben yuvamı korumak zorundayım’ diye açıklıyor. 

Adamın ilk gençlik aşkı birdenbire bir dâvâ sebebiyle karşısına çıkıyor, yardım amaçlı başlayan diyalog zaman içinde yakınlaşmaya dönüşüyor... Hanımı ortada bariz bir durum olmasa da şüphelerinde haklı çıkıyor ya da korktuğu başına geliyor.

Neyse boşanıyor karı koca. Ama bu süreç içinde ikinciye ‘yuva yıkan’ damgası vurmamak ve adamı haklı, mağdur göstermek için hanıma; Sindrellanın üvey annesinden daha da beter, neredeyse bir çetenin sinsi ve devamlı oyun kuran liderinden daha da kötü rol biçiliyor. 

Eee napsın adam, evlendiği kadın madem bu kadar kötü ayrılmasın mı?! 

Eee madem gençlik aşkı karşısına çıkmış ve o da tam bir melek, onunla evlenme hayalleri kurmasın mı?!

Bir diğer olayda yine bir kadın ve yine aşırı psikopat problemli ve düzenbaz.

Adam illallah ediyor ve o da yine melek gibi bir genç kıza meylediyor.  Bir diğerinde yine buna benzer başka bir kurgu.

Neden mi bahsediyorum? Dizilerdeki aldatmanın nasıl meşrû kılıflara sokulup aldatılan kadının cazgır, adam yuvayı yıkmayı göze almış olduğu halde mağdur olduğu algısıyla meşrû gösterilmesi...

Kısacası ifsad öyle ajite ile sunuluyor ki, ‘aldatılan kadın aldatılmayı hak ediyor’ yargısına ulaştırıyor. 

Kısacası; ‘anlaşamazsan yolları ayırırsın.’ Tamam da ille de adam aldatsın bu aldatmaya da meşrûiyet yüklemesi yapılsın diye kadını ruh hastası göstermek ve aşağılamak neyin nesidir? 

Karınız huysuz, geçimsiz, şüpheci ise aldatabilirsiniz fetvası mı bu?

Ya da aldatıldığını hisseden kadın, delilenince agresif davranınca, kızıp bağırıp ortalığı velveleye verince mi suçlu oluyor?

Bu nasıl bir mantık? 

Bu dizilerdeki mantık ‘aile kurumunu devam ettiren esasları keyfinize göre yıkabilirsiniz’ mesajını bir vinç maharetiyle kullanıp temeline dinamit koymaktan başka bir şey değil. 

Ama ağzımız açık izliyor, sonunu merak ediyor ve haftayı iple çekiyoruz. Ki bu da ifsad politikalarının bir başka yönü. Hem farkında olup hem de cazibesine karşı durmak pek kolay değil!

Okunma Sayısı: 1249
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı