"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayatın tadı tuzu kalmadı (mı?)

09 Kasım 2020, Pazartesi

Geçmiş zaman ölü, gelecek muhal,

Ne mazi tad verir, ne de istikbal,

Ruhuma sıkıntı veriyor bu hal,

Düşüncelerime zulmet yağıyor.

 

Bir süre hayata bu gözle baktım,

Aldığım dehşetten çıldıracaktım,

İman gözlüğünü gözüme taktım,

Gördüm ki âleme rahmet yağıyor.

Devir değişiyor, medeniyet gelişiyor, bilimsel ve teknik çalışmalar hayatı kolaylaştırıyor. Dünyanın cazibesi hergün biraz daha artıyor. 

Dünyanın parıltılı yüzü gözleri kamaştırıyor, ama insanlarda huzursuzluk ve mutsuzluk da her geçen gün biraz daha artıyor. Dünyanın cazibesi arttıkça, cefası da artıyor. Parlak ışıklar altında karanlık işler çevriliyor, zulümler işleniyor, haksızlıklar, adaletsizlikler yaşanıyor.

Medeniyet ihtiyaçları arttırıyor, artan ihtiyaçları karşılamak için daha çok kazanmak gerekiyor, çok kazanmak için de helâl haram hassasiyeti kayboluyor. İnsanlık bir fasit daire (kısır döngü) içine düşmüş bulunuyor. 

Günümüzde tam da böyle bir hayat yaşanıyor. İnsanlarda hırs, rekabet duygusu, üstün gelme arzusu, hükmetme isteği hergün biraz daha artıyor. “Hak kuvvettedir” diyenler, kuvvetli oldukları için kendilerini haklı görüyorlar, güçsüzleri ezmeye devam ediyorlar. Hak, hukuk, adalet gibi kavramlar, güçlülerin gözünde bir anlam ifade etmiyor. Bugün yaşanan mülteci dramları, savaş mağdurları, terör kurbanları, kadın ve çocuk cinayetleri, hep bu anlayışın eseridir. Hayata bu gözle bakanlar, “hayatın tadı tuzu kalmadı” diye hayattan yakınıyorlar.

İnsan fıtraten medeni olduğu halde, nasıl böyle duygusuz, merhametsiz ve vicdansızca davranabiliyor? Bir kuş sesi insanı ağlatmaya yeterken, bunca masum çocukların feryatları, neden karşılık bulmuyor? Bu kadar zulümler, haksızlıklar, cinayetler nasıl bu kadar kolayca işlenebiliyor? Bu suallerin cevabı, yine “insan fıtraten medenidir” ifadesi içindedir. Evet, fıtrat medenidir, fakat fıtrat bozulmuşsa, artık insandan medeni bir davranış beklemek beyhude olur. Fıtrat bozuldukça, insan esfel-i safiline doğru yol almaya devam eder. Hayvandan aşağı duruma düşer.

Bu dünyada sadece fıtratı bozulmuş zalimler yaşamıyor. Mağdurlar, masumlar, mazlumlar da aynı dünyada yaşıyor. Zaten mazlumlar olmasa, zalim kime zulmedecek? Mağdurlar olmasa, mağrurlar kime karşı gururlarını gösterecek? Masumlar olmasa, suçlular kime karşı suç işleyecek? Yani iyi ile kötü, hayırla şer, aynı dünyayı paylaşıyor.

Böyle bir dünyada yaşamak kolay değildir. 

Dünyanın bu ağır yükünden kurtulmanın hayatı daha kolay yaşanır hale getirmenin bir yolu yok mudur? Elbette vardır. İman ve İslâmiyet, tam bir teselli kalesidir. Bu kaleye sığınanlar, hayatın bu ağır tazyikatından kurtulurlar. Bu zamanda İslâmiyetin en saf ve sade bir şekilde yaşamanın yolunu gösteren en güvenilir kılavuz ise, Risale-i Nur’dur. Risale-i Nur, insanı bu dehşetli halden kurtarır, ruhunu huzura, kalbini sükûta, aklını rahata kavuşturur. Risale-i Nur, Kur’ân’dan aldığı dersle, bu dünyanın sahipsiz olmadığını, insanların da başıboş bırakılmadığını bildirir. “Her şeyin dizgini elinde, her şeyin anahtarı yanında” olan Kadir-i mutlak, Âdil-i mutlak Birisinin olduğunu hatırlatır. İnsanın kalbine öyle bir iman koyar ki, o kalpte ne endişe, ne korku, ne telâş kalmaz. “Kürre-i arz bomba olup patlasa, ihtimal ki o insanı korkutmaz.”

Risale-i Nur’dan tam ders alan bir insan, bu dünyada huzur ve saadet içinde yaşadığı gibi, inşallah ahirette de ebedî saadete kavuşacaktır. 

Okunma Sayısı: 2053
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah

    9.11.2020 11:30:52

    Elbette İman gözlüğünü göze takıp bakılırsa,aleme rahmet yağdığını gör mek iman nurunun gereğidir. Ve Üs tadımız,şartlar ne kadar ağır olura ol sun Risale-i Nur'un gösüyle bakmak lazım diyor.İman gözlüğü ile aleme bakılmazsa alem zulmetli görülecektir. Çünkü siyah gözlükle aleme bakılıyor. Demek alemimize ve kainata nur yağ dığını görmek için hadiseler ve hayata iman gözlüğü ile,nazarıyla bakmak ge rekiyor. Şairimiz,bunu şiirle mahirane işlemiş.Tebrik ederim.

  • Nihat

    9.11.2020 07:31:39

    Allah razı olsun

  • A. AYDIN

    9.11.2020 01:20:07

    Moral verici bir ders oldu. Allah razı olsun. 🙂👍

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı