"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir”

Abdulbaki ÇARLIOĞLU
10 Ocak 2026, Cumartesi
Cenab-ı Hak birçok esmasını insanda tezahür ettirmiştir. Bu isimlerden biri de Alîm ismidir. Zaman ve mekan sınırı olmaksızın gizli açık her şeyi en mükemmel şekilde bilen anlamına gelen bu ismin yansıması, insanı diğer mevcudattan ayıran bir özellik olarak görülmüştür. Ancak, insanda tezahür eden bu isim ona aynı zamanda büyük bir sorumluluk da yüklemiştir. Tarih boyunca nice filozoflar, düşünürler insanoğlunun cevaplamakta zorlandığı sorulara sorumluluklarının gereği olarak cevap bulmaya çalışmışlardır. İlim öğrenmeyi bir olgunlaşma süreci olarak görmüşlerdir. Hatta Sokrates’in Delf Mâbedi’ndeki, “Kendini bil” sözü birçok düşünürü ve mutasavvıfı etkilemiştir.

Bediüzzaman Hazretleri de bu durumu Yirmi Üçüncü Söz’de “Demek insan bu aleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir. Mahiyet ve istidat itibarıyla her şey ilme bağlıdır” diyerek veciz bir şekilde belirtmiştir. Yunus Emre de ilim öğrenmenin kendini bilmeye vesile olması gerektiğini söyler. Peki kendini bilme ne demektir? İnsan mahiyeti itibarıyla zayıf ve çaresizdir fakat emanet-i kübrayı yüklenebilecek bir istidatta yaratılmıştır. Onun tekemmül etmesi bu istidatları yerinde kullanmasıyla gerçekleşecektir. Hakikatte ne kadar zayıf ve fakir olduğumuzun anlaşılması ise, mutlak kudretin nazarımızda hissedilerek Allah’a (cc) karşı ubudiyet tavrı alabilmemiz içindir. Eskilerin tabiriyle “Kendini bilen Rabbini bilir.” sırrınca insanın kendini biliyor olması, Rabbini bilmeye vesile olmalıdır. Cenab-ı Hakk’ı tanımak suretiyle ilim-marifet ziyadeleştikçe imani hakikatler kalbe daha iyi yerleşmeye başlar ve “Seven sevdiğine itaatkardır.” anlayışıyla, sevgimiz ölçüsünde itaatimiz ve hürmetimiz artar. 

Aynı zamanda ilmin öğrenilmesi ve talep edilmesi hususunda Peygamber Efendimiz “İlmi öğreniniz. Çünkü onun öğrenilmesi; Allah’a karşı haşyettir, talebesi ibadettir, müzakeresi tesbihtir, ondan bahis ise cihaddır.” (Ramuz-ül Hadis s. 254) buyurmuşlardır. İnsanın ilim hakikatiyle gerçek mahiyetini ve vazifesini öğrenip Cenab-ı Hakka her zaman çok muhtaç olduğunu idrak etmesi lazımdır. İnsanı dünya zindanından kurtaracak olan, gerçek mahiyetini devamlı olarak hatırlamasıdır. İşte insan, bu idrake vasıl olduğunda bütün mahlukatın üstünde şerefli bir yere ulaşmış olur. 

Bediüzzaman Hazretleri Mektubat eserinde “Kat’iyen bil ki, hilkatin en yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi iman-ı billahtır. Ve insaniyetin en âli mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billah içindeki marifetullahtır.” diyerek insanın yüce vazifesinin Cenab-ı Hakkı tanımak olduğunu vurgulamıştır. İnsanın kendini tanıma çabası aynı zamanda ahlaki eğitim ve gelişmenin yani kişinin ruhunu kötü huylardan arındırıp erdemlerle bezemesine de vesile olmaktadır. Bazı mutasavvıflar insanın Allah’ı daha iyi bilmesi için nefsini/kendini daha iyi bilmesi gerektiğini söylemişler ve bu yolda nefsin ne olduğu, nasıl bir şey olduğu, bizde niçin var kılındığı gibi sorularla insanın mahiyetini sorgulamışlardır. İnsanın kendi mahiyeti üzerinde düşünerek kendi varlığı, hayatının anlamı ve gayesi hakkında sorular sorup cevap araması kendisi hakkında bilgi sahibi olmasını sağlar ve bu bilgi onu Allah’a götürür. Hakk’ı en iyi bilmenin ve tanımanın yolu insanın özünü tanıma gayretidir. Hacı Bayram-ı Velî de “Bayram özünü bildi / Bileni anda buldu / Bulan ol kendi oldu / Sen seni bil sen seni” mısralarında bu görüşü dile getirmiştir. 

Okunma Sayısı: 407
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı