Mahşer günü hepimiz kendi derdinde hesap vaktinin başlaması için beklerken, böyle bir anda bile bizi düşünen biri olacak: Ümmetinin sıkıntısını hafifletmek için Cenâb-ı Hakk’a niyaz eden Peygamber Efendimiz (asm).
Kur'ân ve hadis kaynaklarından edindiğimiz bilgilere göre kıyametten sonra, Sûr’a ikinci kez üflendiğinde kabirlerimizden kalkarken, ilk Peygamber Efendimiz (asm), üzerinde Cennet elbisesiyle kalkacaktır. Burak üzerinde, elinde İslâm nişanı olan bir bayrağı temsil eden Livaü’l-Hamd ile mahşer yerine gelerek “Makam-ı Mahmud” sıfatı ile ümmetini sıkıntılardan kurtaracak, şefaat yetkisini sonuna kadar kullanacaktır. Şefaat ile ilgili hadislere göre, mahşer günü insanlar sıkıntıdan birbirine girecekler, bir an önce hesabın başlamasını isteyeceklerdir. Hz. Adem’den, Peygamber Efendimiz’e (asm) kadar her bir peygamber, bir mazeret bildirerek Cenab-ı Hakk’a karşı mahcubiyet duyduklarını ve şefaat istemeye huzuruna çıkamayacaklarını bildireceklerdir.
Peygamber Efendimiz’in (asm) şefaati ise iki türlü olacaktır. Biri bütün insanlığa karşı, diğeri de ümmetine olan şefaatidir. İlk önce bütün insanlığa olan şefaati devreye girecektir. Mahşer günündeki herkese derece derece sıkıntı veren o bekleyişten insanları kurtarmak için Peygamber Efendimiz (asm) Allah’ın huzurunda secdeye kapanıp dua edecektir. Buna “şefaat-i uzma” deniliyor. Böylece mahşerdeki sıkıntılı bekleme süreci sona erecek ve mahkeme ve hesap verme evresine geçilecektir.
"Ben duamı ahirete sakladım"
Ümmetine çok düşkün olan Efendimiz (asm), “Her peygamberin müstecap (kabul olan) bir duası vardır. Ben duamı ümmetime şefaat etmek için ahirete sakladım” 1 buyuruyor. Duha Sûresi’nin (Elbette Rabbin sana [şefaat hakkı ve pek çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın) mealindeki beşinci ayet-i kerimesinin tefsirinde Resulullah Efendimiz (asm) (Ümmetimden bir kişi Cehennemde kalsa razı olmam) buyurmuştur. “Ümmetimden, şirk üzere ölmeyen herkese Allah’ın izni ile şefaat edeceğim.” 2
"Günahkârlara şefaat edeceğim"
“Ümmetimden büyük günah işleyenlere şefaat edeceğim.” 3 Peygamber Efendimiz (asm), günahkârlara şefaat edeceğini bildirince, Hazret-i Ebüdderda, (İmanı olan hırsız ve zâniler de şefaate kavuşacak mı?) diye sual etti. “Evet, onlara da şefaat edeceğim” buyurdu.4
"Kıyamette “Ya Rabbi, zerre kadar imanı olanı Cennete koy!” diyeceğim. Hepsi şefaatimle Cennete girecek." 5
Dipnotlar:
1- Buharî; 2- Buharî, Müslim; 3- İmam-ı Ahmed, Nesaî; 4- Hatib; 5- Buharî.