"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalet, hilâfet ve siyaset

Ahmet BATTAL
31 Temmuz 2020, Cuma 00:06
Hilâfet tartışmalarına bu son yazı ile bir nokta koymaya çalışalım.

Bize göre temel kavramlar ve prensipler şunlar olmalı: 

- Halife Hazreti Peygamber’in (asm) halifesi olduğuna göre hilâfet özünde dinî bir kavramdır ve bütün Müslümanlar için anlam ifade eder. 

- Hazreti Peygamber (asm) sadece devlet yöneticisi değildi. Hatta “öncelikle devlet yöneticisi” de değildi. Asıl işi iman ve ahiretti. Dünyaya ait bir kavram olan devlet de onun nezdinde ancak bu asıl amaca uyduğu ölçüde önemliydi ve bu sebeple gündeminde idi. Zaten onun inancında devlet, ferdin imanı ve toplumun ahlâkından sonra gelen bir neticedir. Yoksa insanları imana çağırmak ya da imanı ayakta tutmak için bir araç değildir. 

- Onun insanlığa tebliğ ettiği Kur’ân’ın dört esası var: İlk üçü olan “tevhid, haşir ve nübüvvet” imana ve ahirete aittir. Dördüncüsü olan “adalet ve ibadet”in de neticesi ahirete ait olmakla birlikte pratiği dünyaya aittir. Adaletin de sadece bir kısmı devletle ilgilidir. Demek oluyor ki Kur’ân’ın en çok sekizde biri, merkezinde adalet kavramı olmak şartıyla devletle ilgilidir. 

- İlk dört halifeden sonra tarih boyunca halifenin seçimle belirlenen bir statü olmaktan çıkıp bir hanedanın elinde sürüp gitmesi onu şeklen dahi hilâfet olmaktan önemli ölçüde çıkarmış ve tarihî süreç içinde dinî olmaktan dünyevî olmaya doğru evirmiştir. Halifeler sultan, sultanlar halife sayılmıştır. Bugünkü tartışmaların temelinde bu bozulma ve birleşme hali vardır. 

- Tek şahsın hem yönettiği devletin sultanı olduğu ve hem de mü’minlerin halifesi olduğunu iddia ettiği halde dahi sultanın dine ait hilâfeti ve devlete ait saltanatı iki ayrı görev olmuştur. 

- Nitekim 1920’de Ankara’da toplanmış olan BMM ve Ankara Hükümeti 1922’de İstanbul’daki sultanın saltanatını kaldırmış, ama hilâfetini kendisinin üzerinde bırakmıştı. Sonra 1924’te hilâfeti de şahıstan almış ve bir heyete geçirmiş yani Meclis bu statüyü kendi üzerine almıştı. Ama hemen sonra başlayan inkılâplar sürecinde devlet dini reddeden bir devlete dönüşünce hilâfet görevi de halife unvanı da havada kalmıştı. 

- Saltanatı şahıs ve sülâleden alıp millete ve Meclisine vermek âdil bir devlet için olmazsa olmazdır. Bunun adı cumhuriyettir. Ama cumhuriyetin gerçekten cumhuriyet olması için standartları artık evrensel ölçekte belirlenmiş olan insan haklarına saygılı demokratik cumhuriyet olması şarttır. 

- Hilâfeti şahıstan alıp bütün Müslümanlar arasından seçilecek bir heyete vermek de din için olmazsa olmazdır. Papalık örneğinde olduğu gibi temsil için sembol şahısların da bulunması mümkündür. Ama İslâm ülkelerinin devletlerinden herhangi birinin yöneticilerinin bir emrivaki ile halifeliği kendi üzerine yapıştırmaya çalışmasının bu çağda artık hiçbir anlamı ve pratik değeri yoktur. 

- Hilâfetin dinî temsil, toparlayıcılık ve tüm dünya Müslümanlarının ittihadına vesile olma boyutu ise yine ancak yüksek bir heyet tarafından yürütülebilecek önemli bir vazife olarak ortada durmaktadır. Bunun önündeki en önemli engel de yine maalesef kurum ve kavramları ayırdetmeyi dahi beceremeyen devlet ve saltanat meraklısı dindarlardır. 

Okunma Sayısı: 1741
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    31.7.2020 16:55:46

    Kurban bayramı ve Cumamız mübarek olsun.Rabbim şu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine masum,mazlum ve mağdur durumdaki başta din kardeşlerimizle tüm masumların felaha kavuşmasını nasip etsin. ADALET,HLİAFET,SİYASET üçlüsünün değerlendirildiği ve yol gösterici özelliği bulunan bu yazılarınızdan dolayı Allah ebeden razı olsun. Bu makalelerin derlenip bir kitap halinde kalıcı olmasını arzu ederim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı