"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Atatürkçü dosta cevap

Ahmet BATTAL
16 Kasım 2019, Cumartesi
12 Kasım tarihli yazımızda 10 Kasım’daki toplu saygı duruşunu eleştirmiş ve samimî Kemalist ve Atatürkçülere bazı sorular sormuştuk.

Öğrencilik yıllarından bu yana tanışıp görüştüğümüz hukukçu bir dostumuz bize şunları yazdı: 

“Günaydın Ahmetçiğim, Yazdıklarının yanıtı Ahmet Hakan’ın yazısında var. Hiç kimse zorla saygı da durmuyor. Müslüman yobazlığın etkin olduğu bu dönemde bile herkes Atatürk’e saygısını gösteriyor. Said-i Nursi’nin bir talebesi olan Fethullah Gülen’in ve Onun Nur cemaatinin ülkeye açtığı zararlardan sonra senin bazı yanlışlardan ders almanı ümit ederim…”

Biz de kendisine cevap olarak şunları gönderdik: 

Çok Değerli Can Dostum Kadir Kardeşim,

Yazına hemen cevap vermeyi doğru bulmadım. Yazımı biraz önce tekrar okudum ve şimdi yazmayı uygun buldum.

“Kimse zorla saygı durmuyor” “herkes Atatürk’e saygısını gösteriyor” cümlelerindeki toptancı yaklaşım üzerinde durmayacağım. Zira senin de sadece bir genelleme yapmak istediğini, atıf yaptığın A. Hakan yazısına bakarak anlayabiliyorum. 

AKP iktidarında dinin ve dinî duyguların alabildiğine kötüye kullanılmasının da etkisiyle, her kesimden muhaliflerin, biraz da tepkisel bir yaklaşımla demokrasiyi geri plana atarak laiklik ve kavramına ve sanırım aslında laikliğe atıf yapmak üzere M. Kemal’e vurgu yapmalarını da elbette anlayabiliyorum. 

Ben de kısmen aynı kanaatteyim: Yazılarımı geriye doğru tararsan görebilirsin. Din ve vicdan hürriyetini teminat altına alan ve demokrasi ile çelişmeyen, yani “görünür dine düşmanlık” olarak uygulanmayan bir laikliği ben de benimsiyorum, Said Nursî’nin de benimsediğini düşünüyorum. 

Bediüzzaman gibi demokrasinin İslâmîleştirilmesinin mümkün olduğuna inanan cumhuriyetçi dindarlar ise, tek parti döneminde “demokrasisiz laiklik” garabeti sayesinde CHP eliyle yaşatılan “devlet dini” dayatmasına karşı çıktı. 

Bugün de Yeni Asya, “cemaatlere teslim olmuş devlet”e de “cemaatleri teslim almış devlet”e de karşı çıkıyor. Yayınlarımıza bakmanı tavsiye ederim.

“Said-i Nursi’nin bir talebesi olan Fethullah Gülen’in ve Onun Nur cemaatinin ülkeye açtığı zararlardan sonra senin bazı yanlışlardan ders almanı ümit ederim” cümlene gelince:

Öğrencilik yıllarımızdan itibaren sen de biliyorsun ki; demokrasinin erdemine inanan, AB değerlerine ulaşmayı kamusal bir hedef olarak gören ve hürriyetçi parlamenter sistemi benimseyen Nur Talebelerinin temsilcisi olarak elli yıldan bu yana yayınlanan Yeni Asya ve okuyucularının oluşturduğu temiz ve pak cemaat ile başka yapıları ilişkilendirmek ve bu ilişkiyi gerçek delillere dayamak mümkün değildir. 

Bugün “FETÖ iddianameleri”nin bile en başında beyan edildiği üzere 1970’lerde yolunu Yeni Asya’dan ayıran bir Hocanın kendi özel tarzı ile kurup devlet ve istihbarat destekli olarak büyüttüğü yapı ile Yeni Asya ve Nur Talebeleri arasında, İslâma hizmet metoduna temas eden sosyal ve siyasî meselelere bakış yönünden hiçbir yakınlık yoktur. 

Ezcümle; Nurculuk sivil bir harekettir ve devletten uzak kalmayı temel prensip olarak benimser. Senin, benim ve diğer vatan evlâdının imanını ve ahiretini kurtarmaya çalışır. Siyasete ve bürokrasiye “özel bir değer” vermez. Ancak devleti yönetenlere ve yönetmeye talip olanlara Kur’ân’ın adalet ve hürriyet dersini verir. 

Bir zamanlar birilerince “bir tür Nur Hareketi” olarak gösterilmiş olan yapıya gelince, biz, zarardan–kendi şahıslarımız dahil–az çok herkesin sorumlu olduğuna inanıyoruz. Zararı azaltmak için ikaz vazifemizi de yılmadan ve elimizden geldiğince hakkıyla yapıyoruz. 

Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki bu zararı azaltmanın yolu yeniden Kemalist despotizme ve hele dindar görünümlü istibdada dönmek değildir. Çare, yeniden parlamenter demokrasiyi esas alan adalet ve liyakat esaslı hürriyetçi yönetim modeline dönmektir. Bu noktada hepimiz buluşabiliriz. 

Bizim teklifimiz şu: “Devlet cemaatlerin ‘içine’ karışmasın; cemaatler de devletin ‘işine’ karışmasın.” Demokrasi ortak paydası, “dayatılan Kemalizm” meselesinde de İslâm’ın kötüye kullanılmasına yol açan Siyasal İslâmcılık ve onun bir versiyonu olan Bürokratik İslâmcılık meselesinde de iyi bir çözüm anahtarı olabilir. 

Ne dersin? Selâmlar. A. Battal

Gelen cevap şu: 

“Ahmetçiğim, Said Nursî iyi bir insan. Çok ahlâklı, dürüst ve son derece alçakgönüllü olduğunu biliyorum. Hangi din olursa olsun din kaynaklı fikirler benim düşünceme uygun değil, ama tavsiye ettiğin kaynakları mutlaka okuyacağım. Selâmlar.” 

Okunma Sayısı: 2314
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet Şahin

    16.11.2019 17:18:29

    Elinize,kaleminize,dimağınıza sağlık Ahmet Hocam. Şahs-ı manevi adına en güzel cevabı vermişsiniz. Fi emanillah.

  • Abdulkadir Turan

    16.11.2019 16:19:25

    Yeni Asya her hal ve şartta tavizsiz istikrar çizgisinden zerre kadar bir sapmaya yeltenmedi.Böyle birşey söz konusu değil ve olamaz.Kemalizm denen zehir,insanları adeta sarhoş etti.Kimseye laf anlatılmıyor,söz geçirilemiyor.Beyinler yıkanmış.Üstad Hazretlerinin buyurduğu gibi"Büyük kafaları gaflet içinde görüyorum" veciz ifadesi tam da şu andaki durumu anlatıyor ve gözler önüne seriyor.Ahmet hocamızın(ağabeyimizin) dostu olan şahıs ise,son derece basit ve hafif bir cevap vermiş diye düşünüyorum.Said Nursi sadece alçak gönüllü,dürüst ve ahlâklı mı?Bu hasletler olacak tabi ve onda had safhada zaten.Ama bu cevap bir nev-î işi geçiştirme ve üstünü örtme manası taşıyor gibi.Dini kaynaklı fikirler düşüncenize uygun değilse,uygun fikirlerinizi başka yerlerde aramaya devam edin.Ama şunu unutmayın;gün gelecek herkes,Kemalizm ve Atatürkçülük melanetinin ne kadar dehşet ve tehlike arz eden bir oluşum olduğunu anlayacak.

  • İ. Seyda

    16.11.2019 14:47:58

    ÖZETİN ÖZETİ: Yeni Asya, “cemaatlere teslim olmuş devlet”e de “cemaatleri teslim almış devlet”e de karşı çıkıyor (...), “Devlet cemaatlerin ‘içine’ karışmasın; cemaatler de devletin ‘işine’ karışmasın.”

  • erhan

    16.11.2019 11:14:37

    Ayrıca hak hukuk adalet kelimesinin telaffuz edilmesinden bile ürküldüğü bu ortamda HAK, HUKUK, ADALET diyen Yeni Asya camiasını kalbi duygularımla tebrik ediyoruz. hiç bir cemaate mensup olmama ma rağmen, sizleri henüz yeni tanımaya takip etmeye başladık, inşallah sizler gibi hak hukuk adalet haykıran bir birey olmayı Cenab-ı Allah'ımızdan niyaz ediyorum.

  • erhan

    16.11.2019 11:14:30

    Aslında, kemalistler o uğursuz gecede kimler ne yaptı çok iyi biliyor. fakat din ve dindar insanları düşman olarak gördükleri için düşmanımın düşmanı dostumdur modun da hareket ediyorlar. yoksa hiç bir vicdan, hiç bir din, hiç bir kitap, hiç bir ırk, zulümle abad olmayı ilke edinmedikçe masum ve mazlumlara zulm edilmesini kabul etmez. yapılan bu olayların müsebbibi her kimse Allah'a havale ediyor, ve en kısa sürede zelil olmasını temenni ediyoruz. Fakat bu yaşananları bahane ederek masum ve mazlum insanlara yapılan bu haksızlıkları da kabul etmiyor ve yine Allah'a, KAHHAR sıfatına havale ediyoruz. sadece onları değil, makam, mevki menfaat, çıkar için alkışlayanları da, Yüce yargıç olan Mevlama havale ediyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı