"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Baston tutturanlar

Ahmet BATTAL
29 Nisan 2021, Perşembe
Sene 1980. Bahar ayları. İstanbul Hukuk Fakültesinin -en azından fotoğraflarından bildiğiniz- o meşhur “bir numaralı amfi”sinde, İktisat Dersinin başında, Hoca Prof. Dr. Erdoğan Alkin, yanındaki misafir konuşmacıyı takdim ediyor:

“Bugün size bir misafirimiz ders anlatacak.” 

Baston yutmuş gibi dimdik duran, dik yürüyen, gür sesli, yüksek özgüvenli zeki misafir sözü alıyor ve birkaç ay önceki 24 Ocak 1980 kararlarıyla başlayan yeni serbest piyasa ekonomisi modelinin pratiklerini öğrencilere müthiş bir üslûpla anlatıyor. 

O “misafir öğretim üyesi” kim mi? 

Cevher Özden. Yani Banker Kastelli.

Sonraki yıllarda Kastelli’yi taklit eden çok sayıda banker türedi. Sonra çoğu battı. Hikâyenin sonunda, piyasaya ilk giren, devletten torpilli ve bir tür piyasa yapıcı durumunda olan Banker Kastelli de battı. Ölünceye kadar “ben batmadım” dese de battı. Çünkü sistemi battı. 

“Banker Bilo” filmi ve benzerleri bu dönemin hikâyesini anlatır. 

Bunları neden anlattık?

Devletin piyasada aktör ve bilhassa “piyasa yapıcı aktör” olarak bulunması serbest piyasa ekonomisi anlayışına yabancı ve hatta zıt. Özel sektörü ve teşebbüs hürriyetini güçlendirmek lzım. 

Ama “laissez-faire, laissez-passer” de bir yere kadar. 

Güvenin merkezileştirilmesini ve bu yolla zayıfın sömürülmesini önlemek amacıyla “düzenleme ve denetleme” yapmak, modern sosyal devletin en esaslı görevlerinden biri.

Bir sektör ve bir piyasa oluşmaya başlamışsa devletin düzenleyici ve denetleyici rolünü yerine getirmesi için “hele bir bakalım, seyredelim görelim” diyerek oyalanması gerekmez. Hele piyasa aktörlerinden bazılarıyla “aşna fişne” olması en hafifinden ayıptır. 

Kitleleri ilgilendiren ve güvenin merkezileşmesine sebep olan her yeni piyasa için devlet doğru zamanda ve doğru şekilde devreye girmeli. 

Meselâ, faize girmeden, bankaya bulaşmadan taksitlerle ev ve araba sahibi olmaya çalışan kişilerin parasını ve güvenini toplayan “evim”ci kurumlar için devletin denetim mekanizması nihayet geçen ay devreye girdi. O da çok tartışmalı biçimde. 

Kripto para ya da şifre para piyasası denilen piyasadaki “güven sömürüsü” için ise devlet halen de “sadece seyirci”. 

Birileri “borsa kurdum” diyor ve serbestçe açtığı internet sayfasından yetkili bankalar aracılığıyla ve bankacılık işlemleri yoluyla para topluyor. İnce harflerle yazdığı ve bir klickle/tıkla imzalattığı sözleşmede ise “paranız uzaya bile gitmiş olabilir, hiçbir sorumluluğum yoktur” diyor. 

Devlet ise seyrediyor. Yetmiyor, baston yutturmaya niyetli gibi yürüyen bazılarına sponsor bile oluyor. 

Devletin kanunuyla yürüyen “resmî” spor organizasyonunda sponsor olmak bir şirket için gerçekten de var olmak ve belli ölçüde güvenilir olmak demektir.

Hakikaten güvenilir mi? Güvenin sebebi nedir? Kaçarsa ne olacak? 

Güvenenler kabahatli, tamam, ama hırsızın ve yardakçısı kamu görevlisinin hiç mi suçu yok?

Parayı alıp kaçanı kovalayan savcılar elbette bunu yapacak ve yapmalı. Bizim derdimiz düzenleme eksikliği ve güven sömürüsüne kamusal katkı problemi. 

Bazı şifre para borsalarının “gizli devlet destekli” başka bazılarınca bilinçli biçimde çökertildiğinden söz ediliyor. 

Taksicileri korumak için “Uber”i açıkça muhatap kabul eden ve “bir numara”sı eliyle yasaklayan bir devletin bu konularda resmen bir açıklama yapmaması “aman dikkat olun!” diyememesi neyle izah edilebilir?

Yok mu erkenden yeni bir “Banker Bilo” filmi yapacak babayiğit bir Ertem Eğilmez’imiz?

Eskiden TRT’de “beş dakika” programları olurdu. Bu yeniden yapılsa o bile işe yarar. 

Okunma Sayısı: 1787
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı