"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çöp kutusunu attık…

Ahmet BATTAL
19 Ekim 2019, Cumartesi
Malûm. İki gündür hem sosyal medyada hem de yal medyada bir mektup hikâyesi dönüp duruyor. (Gıdanın insandan artıp hayvana nasip olan kısmına bizim oralarda “yal” denir!).

Neymiş de Şalgam Efendi Turp yaprağına iki satırlık bir mektup yazmış, ama millî kargo şirketimiz PTT Kargo ile göndermek yerine kendi millî kargo şirketi UPS ile göndermiş ve üstelik halimizi unutup trene vermiş. Bu yüzden mektup gecikmiş. Ancak harekât (hareketin çoğuludur!) başlayınca gelmiş.

Hâlbuki kara tren gecikir. Türküsü bile var. Üstelik okyanus ötesinden gelmesi de zaten uzun sürer. Zira multimodal taşıma akdi yapma mecburiyeti var!

Neyse. Sonuçta gelmiş. Zira “yal medya” da mektubu inkâr etmedi.

İçeriği ve üslûbu hakkında bazı şüpheler vardı. Giderildi. 

Devletimizin Anadolu Ajansı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ndan şu haberi geçti:

“Mektup konusuyla ilgili, biz harekâtı dokuzunda başlattık ve dolayısıyla biz zaten cevabımızı sahada verdik, bu bir. İkincisi bizim herhangi bir teröristle bir müzakereye giremeyeceğimizi bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız Trump’a söylemiştir. Ayrıca Trump’ın bu teröristlerle muhatap olmasını doğru bulmadığını keza Cumhurbaşkanımız dünkü grup konuşmasında da net bir şekilde söyledi. Diğer taraftan böyle bir arabuluculuğun da doğru olmayacağını, kabul edilemeyeceğini de söyledi. Amerika’ya da bunun yakışmadığını söyledi. Mektuptaki üslûbun yakışıp, yakışmadığına bakıyoruz, zaten Amerikalılar cevap veriyor. Amerikan toplumu, ‘böyle bir seviyesizlik görmedik’ diye…”

Biz de sizin gibi mektubun tam metnini ve aslını merak ettik. Araştırmacı gazeteciliğimizi çalıştırdık. 

Ahmet Hakan’ın konuyla ilgili şu paylaşımını gördük: “Mektup meselesiyle ilgili üst düzey bir devlet görevlisiyle görüştüm. Söylediklerini aynen aktarıyorum: Mektup 9 Ekim’de yazıldı. Erdoğan tarafından arabuluculuk teklifi reddedilerek çöpe atıldı. Bu mektuba verilmiş en net cevap 9 Ekim tarihinde saat 16:00’da verilmiş olan cevaptır. Bu cevap barış pınarı harekâtıdır.”

Anladık ki mektubu bulmak başarı ister. Mektubun aslını görmek için sarayın çöp konteynerine ulaştık. Ama mektup orada da yoktu. Zaten konteyner boştu.

Çöp ayıklama şirketinin yetkililerine ulaşmaya çalışıyoruz. 

Çavuşoğlu’nun mektuba ilişkin şu açıklamaları doğrultusunda araştırma yapıyoruz:

“Biz böyle bir seviyesizlik olduğu zaman da işin doğrusu Türkiye Cumhuriyeti ciddî bir devlettir. Devleti yönetiyoruz. Cumhurbaşkanımızın böyle bir seviyeye inmesi de hiçbir zaman olmamıştır, olmaz da. Hiçbir devlet yöneticimizin bugüne kadar, geçmişte de öyle, böyle bir seviyeye indiğini hiçbir zaman görmedik. Dolayısıyla zaten seviyeyle ilgili en iyi cevabı Amerikan halkı vermektedir.”

Ciddî Devlet olarak arşivimizi çöp kutusuna atmayacağımız anlaşılıyor. 

Da… çöp kutumuzu çöpe atmış olma ihtimalimiz var galiba!

Hadi bir omuz atın, göz atın da bulalım şu çöparşivi.

Okunma Sayısı: 1830
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı