"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dindar kılıklı otokrat iktidar ve Ayasofya

Ahmet BATTAL
06 Haziran 2020, Cumartesi
Dün sabahki haber akışında şu iki haber alt alta gelmiş!: “Erdoğan’ı düşündüren anket: Destek kritik seviyeye geriledi.” ve “Ayasofya’ya formül aranıyor: Cumhurbaşkanı talimat verdi.”

Bundan ne anladınız? Sanıyoruz her şeyi!

Bir de şu soruları düşünün ve sonra diğer hususları tartışalım: 

Derin devletle mücadele eden bir iktidarın entelektüel çevresi ve halk desteği bu sebeple azalabilir mi? Daha doğrusu derin devlet “halk desteği” üzerinde kalıcı oyun oynayabilen bir yapı mıdır?

Şimdi sembol (şeair) değeri yüksek olan ve ancak bunun ne anlama geldiğini bilenlerce önemli görülebilecek olan “Ayasofya meselesi”ne gelelim.

Ayasofya Camii’nin yeniden ibadete açılabilmesi hep derin devletin ilgi alanındaki mesele oldu ve öyle de görüldü. Sebeplerini gazeteye yazmak bile zor. 

Bu sebeple Ayasofya Camii’nin sembol değeri hakkında az çok bilgi sahibi olarak iktidara gelenler ve yaklaşanlar bu konunun arka planı hakkındaki fikirlerini daima gerçek ve görüntü arasında bir fark oluşturarak söylediler veya söylemek zorunda kaldıklarını düşündüler. Bu, Türkiye’nin değişmesi gereken kaderi. 

Daha ilginci şu: Bu gibi netameli konularda ortaya çıkan “netlikten uzak tutum” benzerliği siyasetçilerin asıl konulardaki fikir farklılıklarını da örttü. 

Konu 1950’de iktidar olan ve derin devletle derinlerde bilek güreşine tutuşan ilk iktidar olan Menderes’li Demokrat Parti’nin açık ve bilhassa gizli gündeminde idi. Nitekim konu DP’nin açık gündemine yeniden geldiğinde derin devlet “görünür oldu” ve derin operasyonlarla zayıflatamayacağını anladığı DP’nin iktidarını darbe ile bitirdi. 

Sonraki yıllarda, Demirel’li AP bu konuyu hep gündeminde tuttu. “Vakfiye şartını yerine getirmek, bizim Fatih’e karşı borcumuz” diyen Demirel nihayet 1980’de Ayasofya Camii’nde namaz kılınmasını sağlamayı başardı. Hem de azınlık hükümeti iken. Ama darbe ile devrildi. (Sonrasında DYP ve Gültekin Uysal’lı DP de konuyu gündemine hep aldı). 

Birilerinin orta sağ dediği bu iktidarlar bilhassa milletin dinî meselelerini ve dinî özgürlükler hususundaki ihtiyaçlarını gidermeye çalıştı ve dine bu şekilde hizmet etti, ama dini siyasete alet etmeye “çalışmadı”. 

AKP bu konuda ne dedi, ne yaptı? 

Ama hangi AKP?

“Biz artık dini siyasete alet etmeyeceğiz” diyerek milleti kandırıp iktidar olan, ama sonrasında değişen ve dini, siyaseti ve iktidarı için hem de –haşa- “tepe tepe kullanan” AKP mi? 

AK Parti olarak kurulan AKP mi yoksa bugün artık AKP bile olamayan AKP mi?

Cevabı şurada: Bir sene önce Tekirdağ Mitingi’nde Erdoğan konuşurken lâf atıp Ayasofya’nın açılmasını isteyen vatandaşın sorusu üzerine başkasının yazdığı metni promptırdan okumayı kesip spontane biçimde mevzuya giren ve böylece o günkü şahsî fikrini söylemiş olan Erdoğan’ın konuşması aynen şöyle: 

“Sultanahmet’i bi doldurun ondan sonra ona bakarız. Sultanahmet’i bi doldurun ondan sonra ona bakarız. Bak, şimdi, büyük Çamlıca Camii’ni yaptık. Dört tane, beş tane Ayasofya eder, o kadar büyük. Altmış bin kişiyi alabilecek kapasitede. Ve Anadolu yakasında, tüm İstanbul’da ve Türkiye’de en büyük cami oldu. Buyrun. Mesele o değil. Bu işin bir siyasî boyutu var, yanı var. Yan tarafta Sultanahmet’i doldurmayacaksın Ayasofya’yı dolduralım diyeceksin. Bu oyunlara gelmeyelim. Bunların hepsi tezgâh. Biz ne zaman neyin, nasıl yapılacağını çok iyi biliyoruz. Bu namussuzlar böyle dedi diye biz adım atmayız. Adımı nasıl atacağımızı, bunun siyaset … (burada bir kelime var, ama anlaşılamıyor)… çok iyi biliriz.” 

Mesele “Biz ne zaman neyin nasıl yapılacağını çok iyi biliyoruz” diyen Erdoğan’ın ne dediği ise cevabı net:

En başa yazdığımız iki haber her şeyi anlatır…

Fazla lâfa hacet yok. 

Hakaret işitmeye de gerek yok!

Okunma Sayısı: 3211
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer Yavuz

    6.6.2020 16:41:35

    Demokratlar dine hizmet eder 'hadimül haremeyn' olurlar. Siyasal islamcilar dini kullanır 'hakimül haremeyn' olurlar. Bu ülkenin inanan insanları bu dehşetli farkı anlayamadıkça Ayasofya müze olarak kalmaya devam edecektir. Nasılsınız öyle idare edilirsiniz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı