"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hepimiz…

Ahmet BATTAL
02 Ekim 2020, Cuma
Bir örnek: “Muhafazakârım, milliyetçi değilim, ama onlarla sadece iktidar ortaklığında beraberim” diyen geniş kitlelere “satış” yapan mizah dergisi görünümlü bir ah dergisi bir karikatür yapıyor.

Bir zamanlar Türkiye’deki Ermeni’ye Ermeni olduğu için yapılan zulme ve haksızlığa karşı dik duruşu ifade etmek üzere kullanılmış olan “hepimiz Ermeniyiz” sloganını kötüye kullanıyor. 

“Hani Ermenilerdi ya, onlar şimdi ancak Ermenistan ordusuna yakışırlar” mealinde bir şeyler karalayıp kara mürekkebi utandırıyor. 

Bir örnek daha: “Milliyetçi ve mukaddesatçıyım” diyenlerin reyiyle iktidarını sürdürmüşken “artık yeterince oy alamıyorsun” denilerek tek adam iradesiyle yerel iktidarından tepe taklak edilen mavi kanlı(!) Melih Gökçek sadece siyasî muhalifi durumunda olan kızıl kanlı(!) Canan Kaftancıoğlu hakkında şunu yazıyor: 

“Ermenistan kan bağışında bulunulmasını istedi... Canan bir organizasyon düşünüyor musun? Biz de insaniyet namına bağış yaparız, ama bizim kanımız bunlara uyum sağlamaz. Sen ve senin gibilerin kanı kesinlikle uyum sağlar. Napcan kan verip, kan verdirecen mi?”

Ve tükürükle boğulması gereken bu çirkin paylaşım twitter’da duruyor. 

Bu iki örnek de gösteriyor ki Azerbaycan Ermenistan kapışması toplum olarak zaaflarımızı bir kere daha göz önüne serdi: Ölçümüz, izanımız yok. İzanımız olmayınca mizanımız da adaletimiz de olmuyor!

Devletler anlaşamıyor. Bir tarafı tamamen haklı ve diğer tarafı tamamen haksız gibi görüyoruz. 

Devletler savaşıyor. O devletlerin milletleri topyekûn savaşta imiş ve hep öyle kalması gerekiyormuş gibi düşünüyoruz. 

Bırakın bunları, Türkiye’nin Ermenistan’la bir savaşa girmesi halinde bile bu savaşta taraf tutmayacak ve tutsa bile Türkiye’nin tarafını tutacak olan ve bunu her fırsatta tekrar eden Türkiye Ermenilerini bu vesileyle korkutup ürkütüyor ve damgalıyoruz. 

Rumlar vesilesiyle Türkiye ve Türkler üzerinde oynanan bir oyun olduğu artık net biçimde bilinen 6-7 Eylül 1955 olaylarından 65 sene sonra bu olayların benzerlerinin bu kere Ermeniler üzerinden yaşanmasından cidden korkuyoruz. 

Hâlbuki Avrupa Birliği’ne girebilmiş olsaydık böyle bir kamplaşma/kutuplaşma derdimiz neredeyse kalmayacaktı. 

“Komşularla sıfır sorun” politikasını geliştirip sürdürebilseydik ve kurumsallaştırabilseydik bu tür dertlerimiz olmayacaktı. 

Ama var, maalesef var. Sorumlusu sadece şu ya da bu kişi ya da kurum değil. Başta iktidar, muhalefet ve hepimiziz.

Bilhassa Karadeniz’de ve Doğu’da biraz milliyetçilik duygusuna sahip olmuş olan her genç, dedesine ve ninesine köklerinin nereden geldiğini sormaya çekiniyor. Zira nefsine ağır gelecek bilgileri duymaktan korkuyor. Zira biliyor ki bir zamanlar buralarda Ermeni ve Rum varmış ve onların önce isimleri ve sonra dinleri ve sonra kültürleri değişmiş. 

Yani “onlar” “biz”e benzemiş. Ama biz biz olmaktan çıkmışız. Yazık. 

Yeniden kardeşliği tesis etmeye ve bunun için de Avrupa’nın hoşgörüsüne, öngörüsüne ve desteğine ihtiyacımız var. 

Okunma Sayısı: 2060
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Seyit Ali

    2.10.2020 09:20:29

    Evet ne yazık ki bu gün komşularla sıfır sorun değil sırf sorunlu hale geldik.” Şu tespitinizde mükemmel. Karadeniz’de ve Doğu’da biraz milliyetçilik duygusuna sahip olmuş olan her genç, dedesine ve ninesine köklerinin nereden geldiğini sormaya çekiniyor. Zira nefsine ağır gelecek bilgileri duymaktan korkuyor. Zira biliyor ki bir zamanlar buralarda Ermeni ve Rum varmış ve onların önce isimleri ve sonra dinleri ve sonra kültürleri değişmiş. Yani “onlar” “biz”e benzemiş. Ama biz biz olmaktan çıkmışız. İnşaallah bizde kendimize döneriz.

  • Sebahaddin

    2.10.2020 07:58:05

    Hay Allah razı olsun aziz hocam ve kardeşim. Öyle anlaşılıyor ki risale-i nurlardan hakikaten çok güzel istifaden olmuş. Hakitları, hadisata yerli yerinde şablon olarak kullanıp irdeleyip güzel neticeler çıkarıyorsunuz. İnşallah, Cenab-ı Hak istikametten ayırmasın, her daim bu şekilde adaletli aklı selim ile yazıları kaleme almanızı ve bu minval üzere yaşamanızı nasip buyursun, hem size hem de bizlere amin.

  • Ata

    2.10.2020 03:14:16

    Baktım ki benim medresemin etrafındaki şehir içi Kaledibi mevkii, bütün baştan aşağıya kadar yandırılmış, tahrip edilmiş. Evvelki gördüğümden şimdiki gördüğüme, güya iki yüz sene sonra dünyaya gelip öyle hazîn nazarla baktım. O hanelerdeki adamların çoğu ile dost ve ahbap idim. Kısm-ı a’zamı Allah rahmet etsin muhaceret ile vefat etmişler, gurbette perişan olmuşlardı. Hem Ermeni mahallesinden başka Van’ın bütün Müslümanlarının haneleri tahrip edilmiş gördüm. Benim kalbim en derinden sızladı. O kadar rikkatime dokundu ki binler gözüm olsaydı beraber ağlayacaktı. "Enes sera minessüreyya.Ben ne söylüyorum tamburam ne çalıyor!"

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı