"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sağdan sola, soldan sağa…

Ahmet BATTAL
14 Ağustos 2020, Cuma
Dün Anayasa Hukuku Hocası Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun şu mesajını siyaset mühendisliği yönünden ele aldık ve eleştirdik:

“Başkanlık sisteminin mimarı ve kurucu babası olarak diyorum ki gelin siyaseti çok fazla bölmeyelim. Ülke yararı birlik ve beraberlikten doğar. Sağ ve sol olmak üzere iki merkez parti etrafında bütünleşelim. Esasen yeni model böyle bir parti yapılanmasına uygundur.”

Bugün de bu cümlelerdeki sağ ve sol kavramı ve ayrımı üzerine değerlendirme yapalım. 

Öncelikle siyasette sağ ve sol -ve ortanın sağı ve ortanın solu- gibi tasnifler ve kavramlar demokratik ülkelerdeki ve bilhassa Türkiye’deki siyasî akımları tarif etmekten oldukça uzaktır. 

Basitçe şöyle: Ne demektir sağcılık ve solculuk? Bu kavramlar neden bu terimlerle ifade edilmiş? 

Bu ve benzeri soruların makul ve objektif cevabı yok. Dünya üzerinde dört ana siyasî akımdan -ve bu akımlardan bağımsız olarak gelişip serpilmiş olan dört ayrı ideolojik tutumdan- bahsedilir. 

Türkiye’deki dört ana siyasî akım şunlardır: 

* Ilımlı ve sert türleriyle ve Kürt ve Türk Milliyetçiliği gibi alt ayrımlarıyla bir bütün olarak Milliyetçilik. Bunlar bazen “sağcı” da olabilir, ama M. Kemal Milliyetçiliği, ulusalcılık ya da PKK ve HDP örneğindeki gibi “solcu” olmalarına da engel yoktur. 

* Muhafazakârlığı ve radikalliği de kapsayan bütün alt türleriyle İslâmcılık. Bu da genellikle sağcıdır, ama sağdan ne anlaşıldığına göre değişir.  

* İnkılâpçılık ve devrimcilik gibi alt türleriyle Jakobenizm ya da “halka rağmen halk için”cilik. Bu siyasî akım genellikle solcu olarak adlandırılır, ama sosyal demokratlar bunları solcu olarak kabul etmezler.   

* Liberal demokratlık ve sosyal demokratlık gibi alt türleriyle demokratlık. Bu akım siyasette ne sağdadır ve ne de soldadır. Bu özelliği sebebiyle “merkez”de olduğu da söylenir, ama bu da bir yanılmadır. 

Bu dört akımdan ilk üçü ve bilhassa milliyetçilik, demokratlığa samimiyetle kapı açtığında artık kendisi olmaktan çıkar ve ana yapı olması beklenen demokratlığa destek verir hale gelir.  

Bu sebeple Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın geçen gün yaptığı açıklamadaki “İYİ Parti’nin ayrı bir siyasî hareket olarak ortaya çıkması onun AK Parti ve MHP ile sosyolojik türdeşliğini ortadan kaldırmıyor” şeklindeki iddiasının ayakları havada.  

“Sosyolojik türdeşlik” ne demektir? Belirsiz. 

AKP ile MHP türdeş midir ki İYİ Parti de onlarla türdeş olsun? Anlamsız. 

(Aslında bu cümlelerin gerçek sebebinin AKP-MHP koalisyonuna üçüncü ortak arayışı olduğunu herkes biliyor ve söylüyor. Meral Akşener de cevabını verdi zaten.) 

Devletçi Muhafazakârların çağdaş pragmatist devrimciliği AKP ile birlikte bir iktidara sahip oldu ve maziye mal olan Kemalist devrimciliği çoktan geride bıraktı. 

Şimdi artık siyaset jakoben devletçilik ve demokratlık ekseninde iki cepheli. CHP’nin sancısı da buradan geliyor. 

1918’de Enver Paşa için sipariş üzerine yazılan Kars türküsündeki gibi; sağdan sola, soldan sağa sadece bayrak sallanır. 

Başka da bir şey sallanmaz. 

Okunma Sayısı: 1714
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Turgay Namdar

    14.8.2020 13:09:02

    Allah razı olsun. Sirkelemeye devam. Armut dibine düşer derler. Kim nereye ait ise oraya düşsün.

  • Oğuz yiğiter

    14.8.2020 08:53:05

    Tebrikler, dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı