"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyaset denizinin salyaları

Ahmet BATTAL
10 Haziran 2021, Perşembe
Yeni problemlerle ve kavramlarla tanışıyoruz. Sebebini ve çaresini bilim adamları bulmaya çalışıyor.

Hikmetini ise hep beraber arayacağız. 

Meselâ koronayı ve pandemiyi tanıdık.

Sosyal hayatta, adalette ve siyasette de korona benzeri mikroplardan bulaşan ahlâksızlık pandemisi yaşadık. Yayılmasından korktuk. Sosyal koronaya karşı sosyal bağışıklık aşısını kimden ve nasıl alacağımızı ve nasıl uygulayacağımızı bulamadık.

Zira birileri ahlâk aşısı yapan sivilleri maskeleyip yok etti. İş ve çözüm devletin ahlâk aşısına kaldı. O da kâfi gelmiyor. Zira o da defolu. Derken müsilajla ve salyayla tanışmaya başladık.

Bu kirlilik halinin zaten bildiğimiz siyasî müsilaj yoğunluğu ile aynı zamana denk gelmesinin bir hikmeti olmalı. 

Meselâ şu haber ilginç: 

Recep Tayyip Erdoğan’dan önceki İstanbul Belediye Başkanı Nurettin Sözen’in dün söylediklerine göre, İstanbul’daki “tam biyolojik arıtma” projeleri Erdoğan’ın 1994’te belediye başkanı olmasından sonra rafa kaldırılmış. Biyolojik arıtmanın yerine, maliyeti düşük olan, ama Marmara Denizi’nin kirlenmesine sebep olan bir yöntem olan “atık suları denizin dibine deşarj etme yolu” seçilmiş.

Gerekçe “denizin bunu kendi kendine temizleyebileceği” varsayımı imiş. 

Şimdilerde bu varsayımın doğru olmadığı görülüyormuş.

Söylediklerinin gerçek ve doğru olup olmadığını uzmanları ve ilgilileri tartışacak. 

Siyasetteki kirlerin tümünün, “görünüp konforumuzu ve moralimizi bozmasın” denilerek derin denize sürülmeye ne zaman başlandığını ise biz tartışacağız. 

Bilhassa son on senedir yargı ve yüce divan temizlikleri inkâr edilerek siyasî çöplerin ve atıkların “göz görmesin yeter, zaten kendi kendine temizlenir” düşüncesiyle siyaset denizinin dibine doğru akıtıldığını, ama her seferinde salya sümük olup kıyıya vurduğunu hep birlikte görüyoruz. 

Son bir iki ayda patlak veren siyasî kirler ve atıklar bürokrasi ve siyaset kanallarının kirden tıkandığının ve patladığının işareti. 

Sosyal medya üzerinden kıyıya vuran bu salyalı pislikler siyaset ve adalet denizinin kir kaldıramadığını ve kendi kendini temizleyemediğini gösteriyor. 

Mafya, derin devlet, sığ devlet üçgeninde yürüdüğü anlaşılan “kirlenmece kirletmece” oyununun sonuna gelindiğini herkes görüyor. 

Yeni bir 15 Temmuz hadisesi ve yeni bir 20 Temmuz darbesi ile bu kirler dibe gönderilip patlaklar yamanmaz ve gören gözler vatan millet edebiyatıyla yeniden boyanmazsa, bu toplumun açık gözleri her şeyi görür gösterir. 

Hele medya içindeki çürüme ve kokuşmanın salyalarını gördüğümüzde iğreniyoruz. 

Basının ve basın özgürlüğünün “tam biyolojik arıtma” yapan temizleyici rolü ve önemi her zamankinden daha iyi anlaşılıyor olmalı. 

Okunma Sayısı: 1345
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ozan Kaya

    11.6.2021 01:01:00

    Mükemmel

  • Sezai MUMCU

    10.6.2021 20:30:15

    Bir Müslüman yöneticiden sorumlu ve esaslara bagli yöntemler beklenir. Her yer gibi Denizler de Allah'in INSAN KASTEN VE KÖTÜ NIYET ILE BUNUNU SOKMADIKCA Allah oralari belli ekolojik sistemlerle arindiriyor. Insan rizkinin ve deniz hayvanlarinin rizkinin tehlikeye atildigi bir yöntemi kabul eden yönetici KENDI EVINDE BÜTÜN TOZLARI, KIRLILIKLERI HASIR ALTI YAPMAYI DA KABUL ETMIS BIRIDIR. En azindan böyle bir YÖNETICI EMANETE HIYANET ETMISTIR. Hesabini mutlaka Mahkeme-i Kübra'da verecektir. Dünya'da Cibali Babalarin safderun dualariyla korunananlar Mahkeme-i Kübra'da dakorunacaklarindan hic emin olmasinlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı