"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Üzülmek yetmez, düşünmek gerekir...

Ahmet BATTAL
19 Ocak 2021, Salı
AKMHP koalisyonunun erime sürecini ve sebeplerini anlattığımız “Bu inişin çıkışı yok” başlıklı Pazar günkü yazımızın altına Ömer Özsunar adlı okuyucumuz şu yorumu yazmış:

“İnişler ve çıkışlarla dolu olan şu fani dünyada, ‘bu inişin çıkışı yok’ diye kestirip atmanız hissiyatınızdan ve bir temenninizden ileri gelmiş olmalıdır. ‘Gönder bana sen de neyse derdin? Yâdında mı bir zaman ne derdin? Müstakbeli almayıp hayâle! Gel biz dalalım bu hasbihâle! Edvâr-ı hayât perde perde… Allah bilir ne var ilerde.’  M. Âkif.”

Okuyucumuza teşekkür ediyoruz. Ama şunu bilmeli: Siyasete şahsî duygularımızla veya grup duygusallığıyla değil ortak akılla bakmak gerektiğini öğreneli çok oldu. 

Herhangi bir partinin iktidar olması ya da iktidardan düşmesi bizim şahsî “arzumuz”la ilgili değil. Biz tesbitlerimizi yazıyoruz. 

Ayrıca “ileride ne var” konusunda ve temennide daima ümitvarız. 

Elbette milletimizin selâmeti namına. 

AKP’ye gelince. Oylarını yeniden arttırması teorik olarak elbette mümkündür. Mesele, bu mümkünün vaki olmaya yakınlık seviyesidir.

Aslında bugünküne benzer bir durum, 2015 sonundan itibaren yeşermeye başlayan muhalefet ikliminde de kendisini gösteriyordu. Ama 15 Temmuz hadisesi vesile/bahane edilerek uygulanan OHAL darbesi rejimi o yeşeren muhalefeti biçti. 

Şimdi o muhalefet daha gür bir biçimde fışkırıyor. Yeni bir ŞUHAL ya da BUHAL darbesi olmadığı takdirde yeşerme kaçınılmaz. 

Biz bunları yazınca AKP’ye gönül vermiş olan ve muhalefet denilince sadece 1930’ların CHP’sini hatırlamakla yetinen dindar ya da muhafazakâr dostlarımız üzülüyor ve serzenişlerini bize de bildiriyorlar. 

Üzülmekte haklılar. Zira AKP için gidişatın iyi olmadığını onlar da biliyorlar. 

Ama kanaatimizce sadece üzülmeleri yetmez. “Destek verdiğimiz parti bu hale neden ve nasıl geldi” diye düşünmeleri ve ders/ibret almaya gayret etmeleri de gerekir. 

Aslında cevap belli: AKP, muhalefete düşerse tutunamayıp dağılacak bir parti haline geldi ya da getirildi. 

Sebebi de belli: Bir sosyal tabana yaslanan ve fikirlere ve ideallere dayanan olağan bir “parti” olmaktan tamamen çıktı ve kişi karizmasına endeksli bir harekete dönüştü.

Biz de zaman zaman yazdık: “AKP=Adamın Kendi Partisi” oldu.

Bir kişinin adıyla anılan bir partinin artık parti olmayacağı ve olmadığı baştan belliydi. 

Türkiye’yi dönüştürme meselesine gelince…

AKP’li muhafazakâr dostlar, başörtüsü ve imam hatip meseleleri dahil, yaşanan dönüşümden tümüyle memnun musunuz? 

Eleştirilecek ya da itiraz edilecek bir şeyler sizce de yok mu? 

AKP’den ümidini kesenlere kızmak yerine biraz da sebeplerine baksanız… 

Okunma Sayısı: 2103
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı