"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Marifetullah

Ahmet Cemil Çökren
28 Ocak 2020, Salı
Bir genç, mimarlıktan yeni mezun, geçmiş bir büyük binanın karşısına, başlamış biraz seslice üzerindeki sanatları anlatmaya: “Şu kadar katlı, her katında tüm odaları ışık gelecek şekilde ayarlanmış. Çatısına güneş paneli, hatta duvarlarına da güneş panelleri döşenmiş. Mozaik işçiliği, kapı oymacalığı, hava akımını iyi ayarlamış ve onca yükü kolonlar belli olmayacak şekilde zarifçe yaymış....v.s.”

Tam bu sırada, genç farkında değil, ama bu anlatılanları o binanın mahir sahibi dinliyor. Binanın herbir özelliğini söylediğinde bina sahibinin adeta yağları eriyor. Hem de “Tam da sanatımı anlayan birini buldum” diyor. 

Bir süre sonra gencin omuzuna dokunmuş ve “Bakar mısınız?” demiş.

Genç: “Buyurun”. 

Bina sahibi: “Bu binanın çatı katındaki lüks dairelerden (penthouse) birini almak ister misin?”

Genç: “İstemez miyim? Fakat ben daha yeni mezun oldum. İşsizim. Kim bilir kaç paradır? Hem ömrüm boyunca çalışsam alamam”. 

Bina sahibi: “Buyurun, dairelerden birinin anahtarı”. 

Genç: “Nasıl yani?”

Bina sahibi: “Bu daireyi en çok sen hak ediyorsun, sanatımı hakkıyla anladın, bu sebeple sana hediye ediyorum. Benim bunun gibi yüzlerce binam var. Bir dairesini sana vermekle servetim eksilmez”.

Örnek aklınıza yattı ise; Cenab-ı Hak bizi kendisinin isim ve sıfatlarını (esmasını) anlamamız için yarattığını ve kâinatı anlamamız için bize peygamber ve kitap gönderdiğini, zişuur varlıklar olduğumuzu da anlamış oluruz. 

Özellikle bizi diğer varlıklardan ayıran en önemli özelliğimiz şu: Esma’yı babamız Hz. Âdem’e ve nebilere ve onlardan da bize Cenab-ı Hak öğretti ve bizden kâinatı okuyup Yaratıcısını anlamamızı istiyor. Bunu da Bakara Sûresinin 30-33. âyet meallerinden anlıyoruz şöyle ki; “30- Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek birini mi yaratacaksın? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemiyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi. 31- Allah Âdem’e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arzedip: Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin, dedi. 32-Melekler: Yâ Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alîm ve hakîm olan ancak sensin, dediler. 33- (Bunun üzerine:) Ey Âdem! Eşyanın isimlerini meleklere anlat, dedi. Âdem onların isimlerini onlara anlatınca: Ben size, muhakkak semâvat ve arzda görülmeyenleri (oralardaki sırları) bilirim. Bundan da öte, gizli ve açık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim? dedi.

Bir örnek daha verecek olursak; Picasso tablosuna baktınız ve geometrik şekillerdeki sanatları güzelce çözdünüz, yani sanatkârın ruh halini, yansıttığı hüznü, sevincini v.s. kısaca, tüm sanatını tablolardan okudunuz. Sanatkâr çok memnun olmaz mı? 

İşte gerçek Sanatkâr olan Cenab-ı Hak, Rahman, Rahim, Alim, Hâkim, Hakîm, Hakem, Adl, Kuddüs, Rab, Cemil, Habib.... isimlerini bilmemiz için bizi ve kâinatı en güzel şekilde yarattı. Ve Cennet’te bizimle (sanatını anlayanlarla) konuşmak istiyor. “Hilkatin (yaratılışın) yüksek gayesi ve fıtratın en yüce neticesi iman-ı billahtır (Allah’a iman). Ve insaniyetin en âlî mertebesi ve beşeriyetin en büyük makamı, iman-ı billah içindeki marifetullahtır. Cin ve insin en parlak saadeti ve en tatlı nimeti, o marifetullah içindeki muhabbetullahtır. (Asa-yı Musa)

“Dünyanın üç yüzü var: Birinci yüzü; Cenab-ı Hakk’ın esmasına bakar. Onların nukuşunu gösterir. Mana-yı harfiyle (Allah’ın sanatı olmakla), onlara âyinedarlık eder. Dünyanın şu yüzü, hadsiz mektubat-ı Samedaniyedir (Cenab-ı Hakkın mektupları). Bu yüzü gayet güzeldir. Nefrete değil, aşka lâyıktır. (Sözler) 

Son olarak, ilk örneğe atıfla şunu soralım: Cenab-ı Hak bize cenneti verse, sonsuz hazinelerinden ne eksilir?  Ne mutlu kâinatı hakkıyla okuyabilenlere… 

Okunma Sayısı: 813
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı