"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vicdan sekirde, insaf baygın, akıl firarî

ALAEDDİN ERDOĞAN
23 Ocak 2026, Cuma
Biz ne şanslı bir nesildik!

Zengin değildik, mütevazı bir hayat yaşadık. Lâkin mutluyduk.

Okul servisimiz yoktu. Uzak yakın, kar-kış demeden okula giderdik.

Tatil nedir? Bilmezdik. Okullar kapandığında, köyde yaşıyorsak anne babanın yardımına koşar, şehirde yaşıyorsak bir şeyler satarak veya işçilik yaparak aile bütçesine katkı sağlardık.

Hayallerimiz, ümitlerimiz vardı. Ne gariptir ki çoğu zaman hayallerimize ulaşır, ümitlerimize kavuşurduk.

İlgi ve yeteneklerimiz nedir bilmezdik. Rehberlik ve psikolojik danışmanımız yoktu. Ancak ideallerimiz vardı. İdeallerimiz birden fazla olurdu. Biri olmazsa, biri mutlaka olurdu.

Herkesin bir görüşü vardı. Bu görüş; vatan ve milletin refahı, gelişimi için bir şekil adanmışlıktı. Biz hayat boyu okumaktan usanmazdık. Bir işi sevmesek başka işte mutlaka yer bulurduk. Bizzat kendim birçok mesleği icra ettim.

Bu meslekler öğretmenlik, uzmanlık, denetçilik ve yöneticilikti. Birçok sosyal sorumluluk çalışmalarına aktif olarak katıldım.

Yeter mi? Elbette yetmez. Çünkü vatan borcu, hayat boyu ödenen bir görevdir.

Şair mısralarında:

“Ülkü denen nazlı gelin erde şan ister! 

Büyük devlet olmak için büyük kan ister” derken günümüzdeki açılım ile ekonomide, bilimde ileri gitmede durmaksızın çok çalışmak gerektiği anlamını çıkarmak yanlış olmasa gerek.

Vatan paha biçilmez bir değerdir. Ancak değerler yozlaştığında; vatan araziye, arazi arsaya, arsa parayla satılan bir metaya dönüşür. O zaman Nasreddin Hoca’nın “Parayı veren düdüğü çalar” sözü geçerli olur.

Hürriyet, her şeyin üstünde yer alan bir değerdir. Biz ekmeksiz yaşarız; hürriyetsiz asla!

Abdülhak mollanın “Hazır ol cenge ister isen sulh u salâh” sözü, zillet ve esarete düşmemek için caydırıcı güce sahip olmanın gereğini anlatır.

Bu bağlamda millî şairimiz;

“Sahipsiz olan vatanın batması haktır;

Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.” der.

Herkesin bu paha biçilmez cennet vatanın korunması, geliştirilmesi için şuurlu, cesur ve akıllı hizmet etme görev ve sorumluluğu vardır.

Günümüzde yaşanan en büyük zaafiyet; maddî ve manevî menfaat hırsı, doyumsuz haz alma arzusu ve mutluluğu yanlış adreslerde aramadır.

Yine ne yazıktır ki günümüzde helal-haram, sevap-günah, iyi-kötü, doğru-yanlış ayrımı yapılmayan, üstelik tahkim eden “gemisini yürüten kaptan”, “üzümünü yiyip bağını sormayan”, “devlet malı deniz yemeyen domuz”, “bal tutan parmağını yalayan, köprüden geçene kadar ayıya dayı diyen”, “fırsatı ganimet bilen” anlayış; toplumu hırsızlığa, arsızlığa, riyakârlığa, ilkesizliğe sürüklemekte ve çürümektedir. Bu anlayıştan vazgeçilmesi ve hamiyetin tesisi için herkese görev düşmektedir.

Bediüzzaman burada “Hayatın zevkini ve lezzetini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve feraiz ile zinetlendiriniz, günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz” derken; insanın varoluş gayesinden sapmamasını ifade eder.

Hayat bir kurgu bir oyun ve oyunun bir sınav olduğunun farkına varılmalı.

Her gelen yolcunun gideceğini, onun için sabretmesi, şükretmesi ve dua etmesini bilmeli.

Netice itibariyle herkes kendi hayat filminin senaryosunu yazmakta ve oynamakta olduğunu bilmeli. Bu filmin sonunun, ya Cennet bahçelerinden bir bahçeye ya Cehennem çukurlarından bir çukura çıktığını unutmamalıdır.

Okunma Sayısı: 177
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı