"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Lâhikalarda Rumûzât-ı Semâniye - 2

Ali Demir
29 Haziran 2026, Pazartesi
Lâhika Okumaları...

Rumûzât-ı Semâniyeyi Anlama Usulü:

Üstad, Kur’ân harflerinin yasaklanması ile Kur’ânın etrafındaki “sur”ların yıkıldığı bir dönemde Kur’ân’ın göze hitap eden mu’cizesini göstermek maksadıyla “Tevafuklu/Mu’cizeli Kur’ân” yazdırmış. Bu sahada en marifetli talebesi Hüsrev Abi “Haşiyeli Kur’ân” tarzında tanzim teklifinin de yer aldığı 96. sıra numaralı lâhikasında, “[...] sekiz sahifeden ibaret olan Sekizinci Remzi üç sekiz tevâfukatıyla kendini gösterdi” şeklinde vasıflandırdığı Rumûzât-ı Semâniyeyi aldığını şu şekilde ifade ediyor: “[...] dört aydan beri beklediğimiz tevâfukatın gayesinin mebde’ini gösteren Sekizinci Remiz [...] fakir talebenizde öyle bir hâlet-i azîme tevlid etmiş ki, işte o dakikam, saadet-i ebediyeye nâil olanların geçirdiği anlardan bir dakika idi.” Devamında büyük sevinç içinde  Sekizinci Remzi okuduğunu, okurken her bir cümlenin nihayetinde, “Var ol, mes’ud ol, bahtiyar ol Üstadım!” diye hayret sözlerinin ihtiyarsız olarak ağzından  döküldüğünü yazmış.

Bizlere önemli bir “okuma dersi” vermek maksadıyla, “İlk defa Bekir Ağa ile, bir defa Rüşdü Efendi kardeşimle, bir defa da Re’fet Bey kardeşimle okudum.” demektedir. Gelen yeni bir risaleyi okuma ve anlama yolculuğunun nasıl olması gerektiğinden bahsetmiş ve risalelerin anlaşılmasında ferdi okumanın yanında birlikte okumanın önemine de dikkat çekmiştir. Demek Rumûzât-ı Semâniye’nin okunup anlaşılması için yapılması gerenler sırasıyla, şahsî okuma ve ardından en az üç farklı arkadaş veya grupla müzakereli okumaktır. (s. 124.)

Uzun mektubun son kısımlarında Hüsrev Abi, Üstad’ın “Kur’ân-ı Azîmüşşan’ın dellâlıyım ve bu kudsî vazifemi hiçbir şeye değişmem” sözüne bir kat daha kuvvet veren, bu kerreki neşredilen Yirmi Dokuzuncu Mektub’un Sekizinci Kısmının sekiz sahifelik olan Sekizinci Remiz olduğunu ve bu risalede gösterilen hakikatlere meftun olmamanın  mümkün olamayacağı beyanından sonra, sevinçlerini arttıran bir meselenin daha var olduğunu ve o da Sekiz Remizden İkinci Remiz’in Kur’ân’ın harf ve hecelerinin mu’cizeliğini anlatan ve Kenzü’l-Arş duasının feyzinden gelen Kur’ânî bir nükte olduğunu belirtmiştir. Hatta bu remizin, yeni tanzim edilen Tevafuklu Kur’ân’ın baş tarafına derc edilmesi teklifinin Üstad tarafından uygun bulunmasına duyduğu memnuniyeti de ifade etmiştir. (s. 126.)

Yine Hulusî ağabey Üstada gönderdiği başka bir mektubunda, Kenzü’l-Arş duasının feyzinden gelen Üçüncü Remz ve eklerini içinde barındıran mübarek mektubu aldığını ve cidden bahtiyar olduğunu yazdıktan sonra, “Her mektubunuz, bana yeniden hayat verecek kadar müessir oluyor. Bu mübarek mektup Dördüncü Remzin yazılışını ve bu fakire de ihsan edileceğini mübeşşir oluşu itibarıyla, bilhassa memnuniyet ve sürurumu mûcib olmuştur.” demekle, ahirzaman hadiselerinin anlatıldığı ve Kevser Suresi’nin bir tefsiri, “inna a’tayna”nın sırrı olan Dördüncü Remiz’in yazılacak olmasının kendisine bir ihsan ve müjde olacağından dolayı hissettiği memnuniyeti de izhar etmiş.  Ve Üstad’a Kur’ân’ın gizli kalmış bu gaybî mu’cizelerini açığa çıkarıp izah etmekle yeni bir yol açıldığını ve “[...] İzn-i Bâri ile açtığınız bu yolda ilerledikçe, daha ne kadar harikalar meşhudunuz olacak ve bunlardan muhtaç kardeşlerinize ne âlî müjdeler vereceğiniz; geceden sonra gündüz, kıştan sonra bahar, dünyadan sonra ahiretin vücudları gibi kat’î hissedilmektedir.” (123. Mektup, s.160-161)

Okunma Sayısı: 173
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı