"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Lâhikalarda Rumuzat-ı Semaniye (1)

Ali Demir
28 Haziran 2026, Pazar
Lâhika okumaları..

Lâhikalar Risale-i Nur Külliyatı’nda, Yirmi Yedinci Mektup olarak isimlendirilmiş ve üç ayrı eser olarak neşredilmiştir: Barla Lâhikası, Kastamonu Lâhikası, Emirdağ Lâhikası... Saff-ı Evvel altı (6) Nur Talebesi tarafından yazılan Lâhikaların Takdim yazısında, “Eskişehir, Denizli ve Afyon cezaevlerinde iken hapisteki talebelerine yazdığı pek kıymettar hapishane mektupları ise, yine Müellif-i Muhterem Hazret-i Üstad’ın neşrini tensibiyle Şualar mecmuasında aynen neşredilmiştir.” denmiştir. Dolayısıyla Rumuzat-ı Semaniye hakkında yapacağımız Lâhika taramalarına Şualar da dahil edilmiştir.

Sekiz remizden teşekkül etmiş Rumuzat-ı Semaniyenin Külliyattaki yeri, Yirmi Dokuzuncu Mektub’un Sekizinci Kısmıdır. Başka bir şekilde Yirmi Dokuzuncu Mektub’un İkinci Makamı olarak isimlendirilmiştir. Lâhikalarda veya külliyatın genelinde, Rumuzat-ı Semaniye'nin Dördüncü Remzi için, “Sırr-ı İnna A’tayna” ismi de kullanılmaktadır.

Lâhikalar konu hakkında taranırken mezkûr isimler nazara alınarak yapılmıştır. Yine de gözden kaçmış mektuplar da olabilir. Bu husustaki eksiklerimize müsamaha ile bakılmasını okuyuculardan istirham ederiz.

Barla Lâhikası’nda:

Barla, Tarihçe-i Hayat eserinde Risale-i Nurların ilk telif edilmeye başlandığı yer olarak ifade edilir. 1927 Mart ayında Barla’ya sürgün olarak gelen Üstad Said Nursî, zamanın idarecilerinin dehşetli manevî tahribatlarına karşı, manevî cihadı başlatarak Kur’ân’ın tefsiri Risale-i Nur’ları telif etmeye başlar. Üstad Hazretleri zor şartlarda telif ettiği, köyden bir iki kişinin kısıtlı yardımlarıyla yazdırdığı her bir Risaleyi talebelerine göndermek suretiyle hem neşrini hem de muhtaç gönüllere ulaşmasını temin eder. Maksadı, o devirde Kur’ân harfleri yasaklanmış, dolayısıyla risalelerin matbaada basılması yasak olduğundan, talebeleri tarafından Kur’ân hattı Osmanlıca ile çoğaltılması, okunması ve okunduktan sonra herkesin dünyasında bıraktığı tesiri anlatan hissiyatlarını ifade etmeleri için gönderir. Her bir talebe kendisine gelen risaleyi bazen tek başına, bazen bir iki arkadaşıyla okuduktan sonra hissiyatlarını Üstada mektupla bildirirler. Üstad Hazretleri gelen bu mektuplardan uygun olanlar ile kendi yazdıkları mektupları toplayarak  Lâhikalar şeklinde neşretmiştir. 

İşte, Üstadın 1932-1934 yılları arasında telif ettiği Yirmi Dokuzuncu Mektubun Sekizinci Kısmının  Sekiz Remizi ve tevafukat gibi konuyla alakalı metinlerin bir araya getirilmesiyle “Rumuzat-ı Semaniye Mecmuası” meydana gelmiş ve bu telif edilen eser hakkında bir kısım talebelerinin mektupları ile, farklı konuların anlatıldığı bazı mektuplarda Üstad Hazretlerinin mezkûr risale ve remizleri hakkında beyanlarını tetkik edeceğiz inşaallah.

Üstad Bediüzzaman Hazretlerin sürgün yaşadığı Barla dönemi talebelerinden birisi de Re’fet Beydir. Re’fet Bey, Yirmi Dokuzuncu Mektub’un Sekizinci Kısmının bir Remzini dikkatle okuduğu “İhtiva ettiği harikanüma rumuzat ve o rumuzatın ifade ettiği yüksek... ”hakikatlerden dolayı azim istifade ettiğini ve kendisini derin tefekküre sevk ettiğini ifade etmiş. Mektubun devamında duygularını “...tevâfukat ve rumuzat-ı Kur’âniye, tebşirat-ı azîmeyi ihtiva etmesi itibarıyla, kemal-i hassasiyetle takip ve tetkik olunmaktadır.” şeklinde hülâsa etmiştir. (97. Mektup, s.127.)

Rumuzat-ı Semaniyenin Kenzü’l-Arş Duası’nın feyzinden gelen İkinci Remizi alan Risale-i Nur’un “Baş Kâtibi” Hüsrev, “Sure-i Kevser’in latif ve yüksek tevâfukatını gösteren Altıncı Remizle...” birlikte okuduğunu belirttiği mektubunda, ayrıca bu Remizin “10 dakika gibi kısa bir sürede telif edildiğine” dair önemli bilgi de vermektedir. (113. Mektup, s.144.)

Okunma Sayısı: 181
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı