"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şeytanın sağdan yaklaşması (2)

Ali Demir
06 Şubat 2022, Pazar
Şeytanın sağdan yaklaşma hakikati, Araf Sûresi 17. âyetinde “İnsanlara sağdan yanaşır.” mealinde Mü’minlerin ikaz edildiği, insi ve cinni şeytanlar suret-i haktan görünerek, iman ehlini kandırma, yıldırma ve caydırma faaliyetine devam ettiklerini belirtmiştik.

Ayrıca zındıka komitelerinin ehl-i hakla olan mücadelelerini cemaatin iç dünyasına taşımaya karar verdikten sonra dost ve talebe suretinde içimize girip şeytanın sağdan yaklaşması gibi Nur Talebelerini hizmetten soğutmaya çalışacaklarını ve içlerine ihtilaf atarak parçalayıp bölmeye gayret edeceklerini daha önce yazımızda ifade etmiştik. 

Tarihçe-i Hayat’ta Üstadın Isparta hayatının anlatıldığı bölümde “İslâmiyet düşmanlarının yaptıkları taarruz ve hilâf-ı hakîkat menfî propagandalarına mukabil üniversite Nur Talebelerinin bir açıklamasıdır” üst başlığı ile neşredilmiş mektupta, insi ve cinni şeytanların mahkemelerde beraat eden Nur Talebelerini mağlûp edebilmek maksadıyla farklı metodlar kullanmaya başladıkları ve Nurcular’a sağdan nasıl yaklaştıkları hususlarında teferruatlı bilgiler verilmiştir. 

Söz konusu uzun Lâhika’nın ilerleyen kısımlarında bulunan Haşiye’de /dipnotta çok dikkat çekici ikazları görmekteyiz. Cin taifesinden olan ve iblis olarak tarif edilip, kıyamete kadar insanoğlunu haktan sapıtmakla vazifeli şeytanlarla beraber, şeytanlaşmış ve cemiyette şeytanın talebeliğini yapan insanların/insan sûretindekilerin bir kısmının; Nur Talebelerinin “safdillik damarlarından” istifade edip, ifsad etmek için suret-i haktan görünerek, Üstadın meşrebini telkin ediyormuş gibi davranarak, Nurcular’ın dâvâlarını ve Bediüzzaman Hazretleri’ni müdafaadan alıkoymayı amaçlamışlar. 

Mezkûr Lâhika’nın haşiyesinde bu konuda; “İns ve cin şeytanları ve dinsizlerin bir desisesi de budur ki: Bazan derler ve dedirtirler: “Üstadınız şahsına kıymet vermiyor; siz ise onun hakkında takdirkâr mektuplar yazıp, Üstadınızın rızasına uygun hareket etmiyorsunuz.” İşte onlar, Risale-i Nur ve Üstadımızı İslâmiyet düşmanlarına karşı müsbet ve nezih bir tarzda müdafaa etmekten menetmek için safdillik damarlarından istifade ile böyle bir fikir ve mugalâta ile Nur Talebelerini aldatmaya, iğfal etmeye çalışırlar.” İkazı yapılmaktadır. Adeta şeytanın desiseleri deşifre ederek kıyamete kadar gelecek Nur Kahramanlarına yol gösterici irşadda bulunulmuş. 

Evet, Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri ihlâsının iktizası olarak şahsına kıymet vermemiş ve şahsına karşı yapılan medih ve senaları geri çevirmesinin, Üstadımızdaki yüksek bir kemalât ve âlî bir seciyenin timsali olduğundan bahisle devamında; “O, şahsına ne kadar kıymet vermiyorsa, bizim onda milyarlar derece fazla kıymet ve ehemmiyeti görmemiz, basiret ve insaniyetin muktezasıdır. Bir lütf-u İlâhîdir.” denilmiş ve insi ve cinni şeytanların desise, oyun ve tuzaklarına düşülmemesi hususunda gerekli uyarı yapılmıştır. Zahiren bakıldığında sanki Üstad Bediüzzaman’ın prensibine dikkat edilerek Nur Talebeleri’nin bu ölçüleri ihlâl etmemeleri isteniyor gibi takdim/telkin edilmiş ve bu mezkûr mektubu yazan Üniversiteli Nur Talebesi ağabeyler de bu tuzakları 1950’li yıllarda deşifre etmişler. 

Bu oyunlara ve tuzaklara düşülmemesi  ifade edildikten sonra, dipnotun devamında, Üstadın müdafaa edilmesinin sadece o günün Nurcular’ına ait olmadığı gibi, yalnız bu asrın ve âlem-i İslâmın derdi olmadığını beyan ettikten sonra, milyarlarca insanın hayat memat dâvâsı olan Risale-i Nur’la gelecek nesillerinde alâkadar olduklarını beyanla ‘Haşiye’ şu cümlelerle tamamlanmıştır: “Risale-i Nur gibi parlak bir tefsir-i Kur’ân olan şaheser, onun varlığından meydana gelmiş ve fışkırmıştır. Öyle bir eserin müellifiyle yalnız bugünkü âlem-i İslâm değil, yalnız asr-ı hazır beşeriyeti değil, nesl-i âtideki milyarlar kimsenin hayat ve memat dâvâsı Risale-i Nur’la alâkadardır.” (Tarihçe-i Hayat-714)  

Suret-i haktan görünüp, şeytanın sağdan yaklaşması tarzında bizleri Üstadın meslek ve meşrebine aykırı hareketlerde bulunduğumuzu ikaz edenlere karşı da, müteyakkız olmalıyız vesselâm…  

Okunma Sayısı: 1163
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı