"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Selâmlaşma âdabı

Ali FERŞADOĞLU
05 Şubat 2020, Çarşamba
Muhteşem bir psiko-sosyal davranış biçimi ve iletişim vasıtası olan selâmlaşmanın adabının olacağı muhakkaktır. Kim, kime, nasıl ve ne zaman selâm verir ve nasıl alınır?

Selâmlaşmanın adabı şöyledir:

Hareket halinde olan durana, selâm verir. Cemaatten birisinin selâm vermesi ve alması, kâfidir.

Selâm verme sözcükleri şöyledir: “Selâmunaleyküm veya Esselâmu aleyküm.”

 Selâm alma ise: “Ve aleykümselâm” şeklindedir. Bu arada, “Ve rahmetullahi ve berekâtühü, ebeden, daimen!” kelimeleri de ilâve edilebilir.

Selâm adabına ve kimlere verilebileceği meselesine gelince, fetva kitaplarında şöyle denmiştir:

Kadınlar cemaat halinde iken selâm verilir. Kadın tek ise, ona kadın, kocası, efendisi, mahremi selâm verir.

Kadın, şehvet duyulmayacak bir yaşta ve vasıfta ise, ona da selâm verilir. Eğer, fitne ve fesat çıkacaksa, kuvve-i şeheviyeyi işmam eden bir durum, bir vasat, bir hal söz konusu ise, selâm verilmez. Bu, her iki cins için de geçerlidir.

Ancak, kıyam etmek ve rukuâ eğilmek gibi, gayr-i fıtrî hareketlerle selâm vermek, “Resulullah’a (asm) ‘Kişi kardeşine rastlayınca ona hürmet ve selâm için eğilmeli midir?’ diye sorulmuştur. ‘Hayır’ diye cevap verdi. Elinden tutup musafaha, tokalaşma da mı yapamaz?’ deyince, ‘Elbette bunu yapar’ diye cevap verdi,” 1 

Kimlere selâm verilmez:

Gayr-i meşrû iş yapana; veya, büyük-küçük abdestini bozana selâm verilmez. Kazara verildiği takdirde, selâmı alınmaz; sonradan, mukabele edilir.

Yahûdi ve Hıristiyanlara selâm verme meselesine gelince, Asr-ı Saadette de, onların selâmı dahi âlet ederek, Müslümanları küçümsemeye, hakaret etmeye çabaladıklarını görürüz. Meselâ, Peygamber Efendimizin (asm) huzuruna Yahudilerden bir grup, “Assamu aleyke” (Ölüm üzerine olsun) der. Peygamberimiz (asm), “Siz de onlara, ‘Ve aleyke’ (sizin de!) deyin, daha fazlasını ilâve etmeyin; buyurdu.” 2

Ehl-i Kitaptan olan Hıristiyanlara da gelince, “Ehl-i Kitap size selâm verince, onlara ‘Ve aleyküm’ diye cevap verin’ buyurdu.” 3

Bir başka hadis-i şerifte ise, “Hıristiyan ve Yahudilerle karşılaşınca önce siz selâm vermeyin (Onlar size selâm versinler, siz mukabele edin)  şeklinde buyurulur.

Ancak, çok azınlıkta kalan bazı İslâm âlimleri, Ehl-i Kitaba, önce Müslümanların önce selâm vermesinin caiz olduğunu söyler.

Artık, o Ehl-i Kitab’ın durumuna, İslâmiyete, İslâmî değerlere ve Müslümanlara yaklaşım tarzına göre muâmele edilir. Ehl-i Kitaba karşı, İslâmın izzetini muhafaza etmek şartıyla; eğer saygı ve hürmette ileri bir derecede ise ve samimî ise, o âlimlere ittiba edilerek selâm verilmesi caiz görülebilir.

Dipnotlar:

1. Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte, 9: 422. 2. Buhârî, İsti’zân 229; Müslim, Selâm 8; Muvatta, Selâm, 3. 3. Age, 22.

 

Okunma Sayısı: 920
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı