"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Düşünmeye değmez mi?

Ali Rıza AYDIN
09 Nisan 2020, Perşembe 00:02
Her gün tamtam çalıp savaş çığlıkları atanlar, hatta dünya savaşı üzerine hesap yapanlar birden bire silâhları bir kenara bıraktılar; can havliyle, maskeleri taktılar.

Bu defa, başka savaş; yine can, yine binlerce insan…

Henüz sonuca ulaşılmadığı için son raddesi bilinmiyor. Bilinen bir şey varsa, o da, dünyadaki çaresizlik tufanı.

Yollar boş, kapılar kapalı, sokaklar suskun; doktorlarda, bir telâş…

İnsanlar ölüyor, ölüler gömülüyor sessiz, sedasız.

O’ndan başka, herkes, herkese ırak; birbirinden kaçar oldu, korkarak.

Sanki kıyamet!

Bugün bütün dünyada, eller semaya kalktı.

Çünkü başka çare yok!

Risale-i Nur’da ifade edildiği üzere; “Ezel ve Ebed Sultanının emriyle, bir sinek bir Nemrud’u yere serer, bir karınca bir Firavun’un sarayını harab eder yere atar.” (Sözler, 268)

İşte şu an, yaşanan manzara bu.   

Koronanın telâşıyla yer yerinden oynuyor!

Devasa devletler, burnu büyük milletler var gücüyle çabalıyor ve her alanda önce tedbir, ardından da yasaklar koyuyor art arda. Tâ ki salgının önünü almak, bu illetten kurtulmak için.

Güçlülerin güçsüzlüğü ortada…

Atalarımız, “Alma mazlumun âhını, çıkar âheste aheste” demişler. Demişler demesine, ama bu defa bu âh, pek de âheste çıkacak gibi görünmüyor.

Bu arada gözden kaçan bir şey var!

Bilinmelidir ki: Virüs denen bu nesne ya da buna benzer mahlûkat, emre mutî neferdir.

Görevi bitecek, o da çekip gidecek.

Bizim, bütün bu yaşananlar karşısında oturup bir nebze de olsa düşünmemiz gerekmez mi, dünyayı saran ve sarsan bu virüs musîbeti “Hangi hatamızdan, hangi günahımızdan, hangi zulmümüzden, hangi isyanımızdan; hangi mazlumun enîninden ve âhından dolayı ortaya çıktı?” diye düşünmeye değmez mi?

Öyle ise, insan olarak, maddî tedbirlere müracaat ettiğimiz gibi; manevî olarak da, virüslerin Hâlıkına duâ edip, af dilemek gerekir.

Çünkü duâ acizliğimizi, fakirliğimizi, çaresizliğimizi idrak edip; Yaradan’a, arz-ı hâcet etmektir.

Madem öyle; haydi! duâ için, açılsın ellerimiz.

Okunma Sayısı: 1157
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı