"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İklim değişikliği hakkında Türkiye'yi de ilgilendiren endişelendiren açıklamalar

14 Ekim 2019, Pazartesi 16:15
Türk bilim insanları, Akdeniz Havzası'nda bulunan Türkiye'nin dünyada küresel iklim değişikliğinden en kötü etkilenecek ülkeler arasında olduğunu bildirdi.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi (IPM) İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü ve Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Ümit Şahin ile Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi İklim Bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz, iklim değişikliğinin Türkiye'ye etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

***

'Sel felâketleri olağan hale gelecek'

Dünya kırmızı alarm veriyor

Guterres: Süslü konuşmalar yerine somut taahhütlerde bulunun

'Türkiye için çok umut verici haberler vermiyor'

BM: İklim değişikliği küresel bir tehdit haline geldi

Dikkat: Akdeniz'de zehirli balıklar çoğalıyor!

Küresel Ayak İzi Ağı'ndan herkesi ilgilendiren önemli uyarı!

520 büyük şehire ilişkin dikkat çeken 'iklim' araştırması

‘Ayak izi’nize dikkat ediniz

İklim değişikliği ekmeği de vuracak

'Karbon ayak izi' nedir ve Bediüzzaman Said Nursî’nin 'ayak izi' ne kadardır?

İklim değişikliğiyle mücadele için neler yapmalı?

Plastik kirliliğine dikkat!

Bilim insanları uyarıyor!

Dünya geneline ilişkin endişelendiren veriler...

***

Şahin, Türkiye'nin iklim değişikliğinden başlıca kuraklık, akarsu debilerinin azalması, deniz seviyelerinin yükselmesi, sıcak dalgalarının artması, seller ve fırtınalar gibi aşırı hava olaylarının artması şeklinde etkileneceğini söyledi.

"Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) 2014'te yayımladığı 5'inci Değerlendirme Raporu'na göre Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en çok zarar görecek bölgeler arasında bulunuyor." diyen Şahin, şöyle devam etti:

"Deniz seviyelerinin yükselmesine bağlı tuzlanma ve kar yağışının azalması zaten tarımsal amaçlı tüketim nedeniyle seviyesi azalan yeraltı sularının kullanımını etkileyecek. Bu durum yağışların ve toprak neminin azalması anlamına gelen kuraklığın ve çoraklaşmanın yayılmasıyla tarımsal gıda üretimine olumsuz etki edecek. Ayrıca deniz seviyesindeki yükselmesinin kıyı bölgelerinde yaşayan en az 3 milyon kişiyi doğrudan etkileyebileceği, su stresinin artması nedeniyle yüzyıl sonuna kadar nüfusun yüzde 45'inin su kıtlığıyla karşılaşabileceği biliniyor."

Şahin, sıcak dalgalarının sıklığının ve şiddetinin artmasının özellikle yaşlı nüfus ve kalp hastaları gibi kırılgan nüfusta oluşan sağlık sorunlarını artıracağını ifade etti. 

"İklim zirvelerinin ülkeler için bir getirisi yok"

Prof. Dr. Levent Kurnaz da dünya ülkelerinin iklim anlaşmaları çerçevesinde gruplaştığına, Türkiye'nin bunların içerisinde çok yalnız bir pozisyonda olduğuna değindi.

Türkiye'nin iklim görüşmeleri zirvelerine katılan ülkeler arasında gelişmiş ülkelerden biri olduğunu belirten Kurnaz, "Bunun kötülüğü Türkiye'nin en önemli derdi iklim değişikliği politikasını geliştirmek için Yeşil İklim Fonu'ndan destek alabilmek. Yalnız bu fondan destek alan diğer ülkeler Türkiye'nin de buradan pay almasını istemiyor. Türkiye de 'Biz oradan pay almazsak Paris Antlaşmasını imzalamayız' diyor. Onlar da 'imzalamazsanız, imzalamayın' diyor. Şu anda devam eden olay bu." ifadelerini kullandı.

Kurnaz, iklim zirvelerinin ülkeler için bir getirisinin bulunmadığı, tamamen vakit kaybı olduğu görüşünü aktardı.

İklim konusunda 1992 yılından beri uluslararası düzlemde konuşulduğunu dile getiren Kurnaz, o günden bu yana dünyanın her geçen gün daha da kötüye gittiğini kaydetti. Ancak çok büyük bir felaket olursa insanların bir şeyler yapmaya başlayacağını aktaran Kurnaz, o zaman da çok geç kalınacağına işaret etti.

Kurnaz, dünyada küresel iklim değişikliğinin etkilerinin hissedildiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Türkiye dünyada iklim değişikliğinden en kötü etkilenecek ülkeler arasında. Bizim çok ciddi şekilde bu etkilenebilirliğimizi azaltmamız gerekiyor. Yani ülkemiz açısından esasında bir Paris Antlaşması'nı imzalamak ya da karbon salınımlarımızı azaltmak değil önemli olan bu konudaki etkilenebilirliğimizi azaltmak. Türkiye'de çok ciddi kuraklıkla savaştığımız zamanlar oluyor, tarımsal üretimimizin gittikçe yetersiz kalacağı zamanlar oluyor, tarımsal üretim ihracatımızın azalacağı durumlar oluyor."

AA

Etiketler: iklim
Okunma Sayısı: 1169
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı