Yıllardır aklımızın bir köşesinde yer alan Düzce’deki aile okuma programına bu sene Barla’da katılmak nasip oldu. Yalova’dan dört aile iştirak ettik. Ayrıca Bolu, Karabük ve Afyon gibi illerden de katılım olması bizleri ziyadesiyle sevindirdi. Düzce denildiğinde zihnimde hep planlı ve meşveretle hareket eden bir sistem canlanır. Program boyunca da bu duruma şahit olduk. Gördüğümüz güzelliklerin bir kısmını, şevke medar olması ümidiyle sizlerle paylaşmaya istiyoruz.
Aile ortamında bir program
Program, aile okuma programı olarak planlandığı için oldukça dengeli hazırlanmıştı. Çocukların oyun ihtiyacı, sosyal aktiviteler ve müfritâne irtibat için yeterince serbest zaman ayrılmıştı.
Müzakereli dersler
Her gün iki müzakereli ders yapıldı. Müzakere konularının, program başlamadan önce Watsapp grubundan paylaşılması istendi. Gelen teklifler değerlendirilerek eğitim komisyonu konu başlıkları ve dersleri yapacak kişiler önceden ilan edildi. Soru-cevaplar ve bazı kavramlar üzerinde fikir beyanları idraki kolaylaştırdı. Yılların birikimleri ve o anda ihsan edilen ilhamlar, bambaşka pencerelerin açılmasına vesile oldu.
Sosyal Komisyon
Sabah kahvaltıları sosyal komisyon tarafından organize edildi. Çam dağı, Gölcük gibi muhtelif mekânlarda yapılan kahvaltılar, hem uhuvveti hem de muhabbeti artıran faaliyetlerdi. Serbest zamanlarda gerçekleştirilen gezi ve dua eksenli faaliyetler de dikkatimizi çekti. Barla ve Sav mezarlıklarının ziyaret edilmesi, hizmette bulunmuş ağabeylere dualar okunması ve Risale-i Nur’da adı geçen zatların ilgili pasajlar okunarak yâd edilmesi son derece manidardı. Hizmete emek vermiş ağabeyleri daha yakından tanımak, hepimiz için şevk veren bir vesile oldu. Akşam yapılan voleybol müsabakaları ise ayrı bir keyifti. Tatlı atışmalar, asıl lezzetin ve huzurun helal dairesinde olduğunu bir kez daha gösteriyordu.
Kızlarımın sorusu
Farklı illerden katılım olması yeni dostlukların kapısını açtı. Tanıdıklarımızı daha yakından tanıma, tanımadıklarımızla ise kaynaşma imkânı bulduk. Program sonunda kızlarımın, “Baba her sene Barla’ya gelebilir miyiz?” sorusu aslında her şeyi özetliyordu. Büyük kızım arkadaşlarından gözyaşlarıyla ayrıldı. Kısa sürede kurduğu samimî dostluklar bizleri de ziyadesiyle sevindirdi…
Nelere şahit olduk?
Program boyunca bir kere daha gördük ki işler meşveretle yapıldığında çok daha güzel netice veriyor. Herkesin bir görev tanımı vardı ve herkes vazifesini en güzel şekilde yerine getirmeye gayret ediyordu. Şahs-ı manevîyle hareket edilince de Rabbimiz hayırlı kapılar açıyor. Konular daha iyi anlaşılıyor, birlikte hareket etmenin tadına doyum olmuyor. O sohbetlerin feyzi adeta üzerimize siniyor. Yediğimiz lokmaların tadı ve bereketi bile bambaşka hissediliyor. Çünkü her faaliyetin temelinde ihlâs, uhuvvet ve muhabbet vardı. Bu hissiyatla bir araya gelen bir topluluğun, her iki cihanda da nice ikramlara mazhar olacağını ümit ediyoruz.
Var mısınız?
Kısa bir yazıda ancak bir kısmını paylaşabildiğimiz bu ihsânâtlar, ne kadar doğru bir ortamda bulunduğumuzun ispatıdır. Barla’dan ayrılırken içimize sinen hüzün aslında her şeyi anlatıyor. Ailecek karar aldık: Nasip olursa her sene bir hafta Barla’da kalmaya çalışacağız. Ayrıca her yıl farklı bir ilin okuma programına katılmaya çalışarak yeni dostluklara kapı aralama niyetindeyiz. Sizlere de gönülden tavsiye ederiz. Ne dersiniz, her sene ailecek Barla’ya gelmek ister misiniz?